etrafında ile cümle

etrafında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Ça a été pris par notre satellite en orbite autour de Saturne, le Cassini.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Das ist alles von unserer Raumsonde, Cassini, die wir im Orbit des Saturn haben, aufgenommen.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Đây là hình ảnh thực sự lấy từ vệ tinh có quỹ đạo quanh sao Thổ, tàu vũ trụ Cassini.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Dit is daadwerkelijk genomen door een satelliet in een baan om Saturnus, de Cassini.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Esto fue tomado por un satélite que está en órbita alrededor de Saturno, "Cassini".
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Ezek a képek a Szaturnusz körül keringő szondával, a Cassinivel készültek.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Imaginile sunt captate din satelitul pe care îl avem pe orbita lui Saturn, Cassini.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Jsou to snímky pořízené družicí, kterou máme na oběžné dráze kolem Saturnu, sondou Cassini.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Questo è ripreso davvero dal satellite che abbiamo in orbita attorno a Saturno, Cassini.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Zrobił je orbiter Cassini, który jest na orbicie Saturna.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.Това е заснето от сателита, който имаме в орбитата около Сатурн, Касини.
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan Cassini adlı uydumuzdan alınmıştır.זה באמת צולם מלווין שחג סביב שבתאי, ה"קאסיני".
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan이건 실제로 토성 주위를 공전하고 있는
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunanЭто на самом деле сфотографировано со спутника
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunanهذه الصور مأخوذة من قمر اصطناعي
Bu aslen Saturn etrafında yörüngede bulunan周回する衛星から撮影しました
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Asta, de fapt, era în jurul cărţilor de joc pe care le-am luat ieri, dar avea o anumită familiaritate.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Celui-ci était autour du jeu de cartes que j'ai reçu hier, mais je lui trouve un air familier.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Den här satt faktiskt runt spelkorten jag fick igår, men den hade en viss likhet.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Deze zat eigenlijk om de speelkaarten die ik gisteren kreeg, maar het kwam een beetje bekend voor.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Ésta sujetaba los naipes que obtuve ayer, pero tenía una cierta familiaridad con ella.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Ez itt egy csomag kártyán volt, amit tegnap kaptam, de valahogy ismerős volt.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.사실 이건 카드 묶는데 쓰던걸 어제 가져 온 겁니다. 그래도 서로 좀 비슷하게 생겼어요.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Tę mam z talii kart, którą wczoraj dostałem, ale jest podobna.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Thực ra đây là dây quấn quanh bộ bài tôi mua hôm qua nhưng nhìn rất giống với dây để triệt sản.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Αυτό κρατούσε τα τραπουλόχαρτα που πήρα χτες, αλλά είχε κάποιες ομοιότητες με εκείνο.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.С тази всъщност бяха прикрепени картите за игра, които купих вчера, но ми беше някак позната.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Это резинка от колоды игральных карт, которую я приобрёл вчера, но ничего, достаточно похоже.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.זו הייתה למעשה סביב חבילת הקלפים שקיבלתי אתמול, אבל היא משום מה מוכרת לי.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.هذا في الواقع واحد حول أوراق اللعب حصلت عليه أمس، وكان هناك نوع من الألفة.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.これにそっくりなんだ 「じゃあ どういった手順を踏むんだ?」と聞くと
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Asta se vede şi în felul în care religiile îşi organizează ritualurile în jurul sentimentelor importante.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Das wird daran deutlich, wie Religionen Rituale um wichtige Gefühle erschaffen.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Det här framträder också i sättet som religioner formar ritualer runt viktiga känslor.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Det kommer også til udtryk i den måde hvorpå religioner sætter ritualer op omkring vigtige følelser.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Điều này tương tự cái cách mà tôn giáo sắp đặt những nghi lễ xung quanh những cảm nhận quan trọng.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Dit komt ook naar voren in de manier waarop religies rituelen organiseren rond belangrijke gevoelens.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Esto aparece del mismo modo que los rituales en las religiones en torno a sentimientos importantes.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Ez abban is megmutatkozik, ahogy a vallások szertartásokat rendeznek a fontos érzelmeknek.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Isto aparece igualmente na forma como as religiões estabelecem rituais em torno de sentimentos importantes.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.우리가 중요한 감정을 기억할 수 있도록 종교가 의식을 진행하는 것을 보면 그런 것을 이해하기 쉽죠.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Ma to się również do sposobu organizowania rytuałów religijnych wokół ważnych uczuć.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.On retrouve la même chose quand les religions établissent des rituels autour des sentiments importants.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Podobně jsou náboženské rituály zkonstruovány okolo důležitých pocitů.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Questo succede anche nel modo in cui le religioni fissano i riti intorno ai sentimenti importanti.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.To se pozna tudi v načinu, kako religije pripravijo obrede okoli pomembnih občutij.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Toto sa spája aj so spôsobom, akým náboženstvo vytvára rituály okolo dôležitých pocitov.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Αυτό το συναντάμε επίσης στον τρόπο που οι θρησκείες δημιουργούν τελετουργικά γύρω από σημαντικά αισθήματα.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Те ж саме стосується релігійних ритуалів, зосереджених довкола важливих почуттів.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Това го виждаме и в начина, по който религиите създават ритуали около важни чувства.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Это также относится к тому, что религии устанавливают свои ритуалы на основе важных переживаний.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.הדבר מובא גם כן בדרך שבא דתות מארגנות טקסים סביב רגשות מהותיים.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.هذا يقودنا ايضا الى الطريقة التي تنظم في الاديان الطقوس حول المشاعر الهامة
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.宗教が大切な感覚のまわりに 儀式を作り上げるやり方にも見られます 月を例に取りましょう 月を見ることはとても大事です
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.C'est une goutte d'eau et ce sont des particules de saleté.
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.Das ist eine Wasserkugel und darauf befinden sich Schmutzteilchen.
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.Este o picătură de apă şi acelea sunt particule de murdărie.
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.Es una esfera de agua, esas son partículas de polvo.
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.É uma bolha de água, aquelas são partículas de sujidade.
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.E' una sfera d'acqua, e quelle sono particelle di sporcizia.

İlgili Sayfalar