etrafında ile cümle
etrafında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.M-am urcat pe bicicleta, si am mers in jurul insulei Male.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Nasadol som na svoj bicykel, a bicykloval som sa po ostrove Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Nousin polkupyörälleni, ja poljin Malén saaren ympäri.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Tôi lên xe, và đạp quanh đảo Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Με το ποδήλατό μου ταξίδεψα το νησί του Μαλέ.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Я сел на велосипед и объехал остров Мале.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.עליתי על אופני, ורכבתי סביב האי מאלה.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.امتطيت دراجتي، وقدتها حول جزيرة مالييه.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.マレ島を駆け回りました 1周は5km程度です
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.A jak se sjednocujeme okolo nich děje se něco opravdu zajímavého.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.Ao nos reunirmos à volta desses valores, começa a surgir uma coisa interessante.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.De notre réunion autour de ces valeurs émerge quelque chose de vraiment intéressant.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.E dal momento in cui ci riuniamo intorno a questi valori qualcosa di molto interessante comincia a emergere.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.Jednoczymy się wokół nich i wyłania się coś interesującego.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.우리가 이 가치들로 뭉치는 것처럼 정말 흥미로운 것들이 결합되기 시작합니다.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.Și pe măsură ce ne unim în jurul acelor valori, ceva foarte interesant începe să apară.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.Und während wir uns um diese Werte versammeln, beginnt etwas wirklich interessantes zu entstehen.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.Y así nos unimos al rededor de estos valores, algo realmente interesante comienza a emerger
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.Και όπως ενωνόμαστε γύρω από τις αξίες αυτές, αναδύεται κάτι πραγματικά ενδιαφέρον.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.И когато ние сме обединени около тези ценности, нещо много интересно започва да възниква.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.И по мере нашего объединения на основе этих ценностей, начинает формироваться что-то действительно интересное.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.ותוך כדי שאנו מתאחדים מסביב לערכים אלו, משהו ממש מעניין מתחיל להתרחש.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.ولأننا متوحدون حول هذه القيّم، شئ ما مثير للغاية يبدأ في النشوء.
Biz bu değerlerin etrafında birleştikçe, gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmakta.本当に面白いことが始まっています この経験をいつまでも残る
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.Bohr 모델은 전자를 별 아니면 태양 주변을 도는 행성 으로 비유한거죠.
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.I Bohr modellen betragtes elektronerne faktisk lidt ligesom planeterne, som kredser om Solen. . .
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.Maar het Bohr-model is het model waar hij elektronen zag als planeten die om een ster of rond de zon draaien.
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.Nel modello di Bohrgli elettroni sono considerati come pianeti che girano attorno al Sole.
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.Αλλά το μοντέλο Bohr, είναι το είδος του μοντέλου που παρομοιάζει τα ηλεκτρόνια με πλανήτες γύρω από τον ήλιο.
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.В модела на Бор, електроните са описани като планети около Слънцето
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.אך במודל בוהר, זה המודל שהוא דימה אלקטרונים כמודל פלנטרי, כפלנטות החגים סביב כוכב או השמש.
Bohr'un modelinde elektronlar yildizlarin etrafinda yorungede donen gezengenlere benzer.ولكن في (نموذج بور) , هذا النموذج الذي يمثل الالكترونات كالكواكب التي تدور حول نجم , او حول الشمس
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.섹션34에서 우리에게 동기부여를 시켰던 것을 계속 해나가야 합니다. 잊어버려선 안됩니다.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Das, was uns rund um Absatz 34 motivierte, müssen wir fortsetzen. Wir dürfen es nicht vergessen.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Det har gett oss motivation till att fortsätta att jobba på detta. Vi kan inte ge upp.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Mali by sme pokračovať v tom, čo nás motivovalo na kauze Odsek 34. Nemôžeme na to zabudnúť.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Moramo nadaljevati na tem, kar nas je motiviralo pri Poglavju 34. Ne smemo pozabiti.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Musíme pokračovat na rozvíjení myšlenek, které nás motivovaly k paragrafu 34. Nesmíme na to zapomenout.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.A fost la fel de motivant ca la Secțiunea 34, trebuie să ne continuăm demersul.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.Điều khiến chúng ta quan tâm đến nghị định 34, chúng ta cần tiếp tục giải quyết nó.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.El tipo de cosas que nos motivó en torno al Artículo 34, tenemos que seguir trabajando en eso.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.Il genere di cosa che ci motiva sulla Sezione 34, dobbiamo continuare a lavorarci.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.To, co skierowało nas ku Sekcji 34, powinniśmy kontynuować.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Wat ons motiveerde rond Sectie 34, daar moeten we aan blijven werken.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Το ίδιο έναυσμα για το Άρθρο 34, που χρειαζόμαστε για να συνεχίσουμε να γράφουμε. Δεν γίνεται να το ξεχάσουμε.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Заради това, което ни мотивира около Сектор 34, трябва да продължим да работим по този проблем.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.מסוג הדברים שהחדירו בנו מוטיבציה סביב סעיף 34 אנחנו חייבים להמשיך לעבוד על זה. אסור לנו לשכוח זאת.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.هذا النوع من الأشياء التي دفعتنا الى قسم 34، نحن بحاجة إلى مواصلة العمل على ذلك. لا يمكننا أن ننسى ذلك.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.私達は行動を起こし続け 関心を持ち続けるべきです これは国家の歴史上で 最大の無駄遣いです
Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.Ils vous ont donc une membrane autour de l'ADN qui sépare
Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.Jadi mereka memiliki membran sekitar DNA yang memisahkan
Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.Wokół DNA jest błona, która oddziela
Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.そして DNA 内部のあらゆるものと
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Am început să schimbăm idei pentru a crea un proiect muzical colaborativ.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Aztán elkezdtünk ötletelni egy kollaboratív zenei videó projektről.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Dan kami mulai menciptakan ide-ide untuk membuat proyek video musik kolaboratif
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.E abbiamo cominciato a buttar giù qualche idea per creare un progetto per un video musicale collaborativo.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.E começámos a saltar entre ideias para fazer um projecto vídeo-musical colaborativo.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.En we begonnen te brainstormen voer het maken van een collaboratief muziekvideoproject.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Et nous avons commencé à lancer des idées pour faire un projet de vidéo musicale collaborative.