etrafına ile cümle

etrafına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tamamlanan binanın etrafına Mısır’dan getirilen palmiyeler ve hurma ağaçları dikilir.Охотится на добычу в стволах деревьев и в зданиях, подбираясь к ней как можно ближе.
Bu zengin tip eğlenceye düşkündür ve etrafına para saçar.Их бесит, что игра тупая и отнимает деньги у людей.
Buna göre şehrin etrafına mevziler kazılır.موضوع هذه المقالة يدور حول المدينة.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.يمرر بقية الثوب فوق الطرف الأيسر، ومن ثم تحت اليد اليسرى.
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.A doença de Zelig retorna, e ele tenta novamente se adaptar.
8 bitlik mikroişlemci etrafına kurulmuş basit bir sistem düşünelim.Consideremos um sistema simples construído sobre um microprocessador de 8-bit.
Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.As casas na Grécia Antiga eram normalmente as de tipo átrio: os quartos eram arranjados ao redor de um pátio.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante as filmagens, ocorreu uma forte tempestade, derrubando árvores em torno deles.
Etrafına bak, burada kimse yok.Nós olhamos em tudo e não há nada lá.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Ele amarrou um lençol em torno de uma viga e se enforcou.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Quero dizer, basta olhar para ele.
Bu zengin tip eğlenceye düşkündür ve etrafına para saçar.Acha engraçado quando o comerciante fica irritado quando perde dinheiro.
Yazı: "Etrafına bir bak!Então ele foi "Olhe para ele!"
El etrafına üç kez sar.Hierna wast men de handen drie keer.
Zaman içerisinde etrafına binalar inşa edildiği için de bugün sadece bir cephesi gözükür durumdadır.In de omgeving van de plaats waar zij ontstond is thans nog slechts een enkele sloperij gevestigd.
Ankara' nın Yassıviran köyünden olup, 1592 yılında etrafına topladığı kişilerle haydutluk yapıyordu.Iedere provincie had zijn eigen wensen wat betreft de steden die zij in 1592 graag veroverd zagen.
Etrafına bir bak.Kijk om je heen.
Burada yerleşimin etrafına duvarla çevirerek güvenlikli bir alan oluşturmaya çalıştı.W celu zachowania kontroli nad tym terenem założył w pobliżu warownię.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Popełnił samobójstwo wieszając się na ramie okna.
Geminin fırlayan parçaları Deutschland'ın etrafına düştü.Niestety łódź wylądowała na odcinku opanowanym przez Niemców.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Nie mogę się doczekać, aż wszyscy spróbują je odnaleźć.
Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.Przebyte choroby zakaźne.
İlerleyen yıllarda çiftliğin etrafına göç edenlerle birlikte köy haline gelmiştir...Redan efter ett år fick bönderna i byn ta över verksamheten.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.Ögonen ligger på kroppens vänstra sida och fisken ligger vanligtvis på höger sida.
Orta Çağ boyunca kalelerin etrafına açılan hendekler tahkimatı artırmak amacıyla kullanılmaya başlanılmıştır.I sådana vridkvarnar räfflades från medeltiden stenarna för öka effekten.
Oradan Akdeniz'in etrafına ve Hindistan'a yayılmıştır.Den övervintrar runt medelhavet och i Indien.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Я просто хочу, щоб люди прийшли подивитися на мене.
Etrafına bak, burada kimse yok.Він підійшов, там нікого не було.
Ormanda ateş yakmamalıyız, yakmak zorundaysak çimensiz bir alanda ateşin etrafına taş koyarak yakmalıyız.І тут нема чого соромитися… Страх, як вогонь, горить всередині тебе.
İsmi etrafına göre biraz yeşil olmasından gelir.Kolem nich potom vyroste trochu zeleně.
Etrafına bak, burada kimse yok.Rozhlížela se, ale nikde nikdo.
El etrafına üç kez sar.Plochou ruky přejet dvakrát po dlani.
Şehzadeliğinden beri ünlü bilginleri etrafına topladı ve kendini yetiştirmeye çalıştı.Od počátku si byli vědomi své reputace a pokoušeli se odlišit od davu.
Yazı: "Etrafına bir bak!Dar încearcă să te uiți în altă parte!”
Sarayburnu'ndan etrafına bakınca buranın güzelliğine şaştı.Oricine ajunge în Marin este impresionat de frumusețea acestor locuri.
Birinci Dünya Savaşı sırasında şehrin etrafına birçok hastane ve kışlalar kurulmuştur.Az első világháború alatt több laktanya és önkéntes kórház települt a város köré.
El etrafına üç kez sar.A hátán három tüskesor fut végig.
Geminin fırlayan parçaları Deutschland'ın etrafına düştü.A hajó maradványaiból sok a Deutschland közelében hullott a vízbe.
Etrafına bak, burada kimse yok.Néma csend, sehol senki.
Dört ana kapısı olan şehir surları 14. yüzyılda şehrin etrafına inşa edildi.A 14. században a város köré három kapuval ellátott falat építettek.
1991 yılında Kalkandelen İslam Cemiyeti, caminin etrafına Osmanlı tarzında duvar yaptırmıştır.1991-ben a tetovói iszlám közösség falat emelt a mecset körül, jellegzetes ottomán stílusban.
Diğer maymunlardan farklı olarak, grupları birbiri ile yakın akraba olmayan dişilerin etrafına kurulurdur.Kaikista muista matelijoista poiketen ne ovat kiinni oikeissa hammaskuopissa.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Ο Πάρσιφαλ κοιτάζει γύρω του και σχολιάζει την ομορφιά του λιβαδιού.
Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.Τα σπίτια στην αρχαία Ελλάδα ήταν συνήθως του τύπου αίθριο: τα δωμάτια ήταν γύρω από ένα κεντρικό προαύλιο.
Etrafına bak, burada kimse yok.Ουδείς άλλος παρευρίσκετο εκεί.
Yazı: "Etrafına bir bak!Γι’ αυτό, αν σας πουν: "Δείτε!
El etrafına üç kez sar.Skyl næsen 3 gange.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Parsifal ser sig om og kommenterer engens skønhed.
Bazı Asyalı toplumlarda çocukların gözlerinin etrafına siyah boya sürülür.Desuden mener nogen at de har fået besøg af asiatisk udseende mænd i sort.
1999 yılında da mekanın etrafına bir duvar inşa edilmiştir.Dette var grunden til at der blev rejst en mur omkring parken.
8 bitlik mikroişlemci etrafına kurulmuş basit bir sistem düşünelim.Sensornoderne benytter gerne en 8-bits laveffekts mikrocontroller med et egnet operativsystem.
Rabin, saldırıların önüne geçebilmek için Gazze etrafına bariyerler diktirdi.Rabin sørget for at en barriere ble konstruert rundt Gaza for å beskytte mot angrep.
Evler, sosyal yapılar ve tapınaklar Agora'nın etrafına inşâ edilirdi.Større hus, offentlige bygninger og templer var oppstilt rundt agoraen.
8 bitlik mikroişlemci etrafına kurulmuş basit bir sistem düşünelim.Sensornodene benytter gjerne en 8-bits laveffekts mikrokontroller med et egnet operativsystem.
Atom modelleri çekirdek etrafına bir veya daha fazla elektron içerir.Generelt vil atomene som bindes sammen, dele på et eller flere elektroner i ytterste skall.
Etrafına bak, burada kimse yok.Disini saja, tak kemana-mana!
Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.Tahu beberapa macam penyakit menular.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Dia naik dengan sebuah platform dengan menggantungkan sebuah keytar di sekitar pundaknya.
Daha sonra diğer kısımları vokallerin etrafına kurdum.Hingga kemudian di temukan candi-candi yang lain di sekitarnya.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Bạn chỉ cần nhìn quanh sẽ thấy.
İlgili Sayfalar