etrafına ile cümle

etrafına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şehrin etrafına da bakmaya başladım ve onların fotoğrafını çekmeye çalışmaya başladım.Я стала высматривать их в городе и пытаться фотографировать.
Şehrin etrafına da bakmaya başladım ve onların fotoğrafını çekmeye çalışmaya başladım.התחלתי להביט גם מסביבי בתוך העיר בניסיון לצלם אותם.
Şehrin etrafına da bakmaya başladım ve onların fotoğrafını çekmeye çalışmaya başladım.بدأت أيضا النظر داخل المدينة ومحاولة إلتقاط صورهم.
Şehrin etrafına da bakmaya başladım ve onların fotoğrafını çekmeye çalışmaya başladım.写真を撮ろうとしました ある日 地下鉄の線路を撮影していました
Şimdi de 360 derecelik reklamlar var. Her açıdan ve her yoldan çocuğun etrafına yerleşmeye çalışıyorlar.Виждаме подема на 360-градусовия всепоглъщащ маркетинг, в който обграждат детето отвсякъде и навсякъде.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor.Ahora se extiende por todo el mundo.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor.Det är nu spritt över hela jorden.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor.Es hat sich jetzt über den ganzen Planeten ausgebreitet.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor.Il s'est à présent répandu autour de la planète.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor.Je nyní rozšířeno po celém světě.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor. Son iki yılda, 189 milletten 15,000 gösterici yer aldı.و الأن الحملة منتشرة حول العالم. خلال السنتين الماضيين، حدثت حوالى ١٥،٠٠٠ تظاهرة فى ١٨٩ دوله.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Apa lagi sekarang?" Tanya Gregor dirinya sendiri dan melihat sekelilingnya dalam kegelapan.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Bây giờ phải làm gì?" Gregor tự hỏi và nhìn xung quanh mình trong bóng tối.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Ceea ce acum?" Gregor se întreba şi privi în jurul lui în întuneric.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Co teď?" Gregor se ptal sám sebe a rozhlédl se kolem něj ve tmě.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Co teraz?" Gregor pytał się i rozejrzał się w ciemności.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Čo teraz?" Gregor sa pýtal sám seba a rozhliadol sa okolo neho v tme.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."E adesso?" Gregor si chiedeva e si guardò intorno nel buio.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."E agora?" Gregor perguntou a si mesmo e olhou em volta na escuridão.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Endlich!" Zu ihren Eltern, als sie den Schlüssel im Schloß umdrehte.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Hvad nu?" Gregor spurgte sig selv og så sig omkring ham i mørket.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Kaj pa zdaj?" Gregor se je vprašal in pogledal okoli sebe v temi.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."지금 뭐라고?"그레거 자신을 물어 그를 주위를 둘러 보았다 어둠 인치
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Mitä nyt?" Gregor kysyi itseltään ja katseli ympärilleen pimeydessä.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Most mi lesz?" Gregor feltette magának a kérdést, és körülnézett a sötétben.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Que faire maintenant?" Se demanda Gregor et regarda autour de lui dans l'obscurité.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Vad nu?" Gregor frågade sig och såg sig omkring i mörkret.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Was nun?" Fragte sich Gregor und sah sich um in der Dunkelheit.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Wat nu?" Gregor vroeg zich af en keek om zich heen in de duisternis.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."¿Y ahora qué?", ​​Se preguntó Gregor, y miró a su alrededor en la oscuridad.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Τι κάνουμε τώρα;" Γκρέγκορ αναρωτήθηκε και κοίταξε γύρω του στο σκοτάδι.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Какво сега?" Грегор се питаше и го огледа в тъмнината.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Что теперь?" Грегор спрашивал себя и огляделся в темноте.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."Що тепер?" Грегор запитував себе і озирнувся в темряві.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."מה עכשיו?" שאל גרגור עצמו והסתכל סביבו בחושך.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta."ماذا الآن؟" سأل غريغور نفسه ونظر من حوله في الظلام.
"Şimdi ne olacak?" Gregor kendine sordu ve ona etrafına baktı karanlıkta.暗闇インチ 彼はすぐに彼がもはや全く動くことができなかったという発見をしました。
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.A bal lábam fenn akadt a kerékaknában és megpördült.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.A minha perna esquerda ficou presa no eixo das rodas e ficou toda torcida.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Chân trái của tôi bị kẹt trong bánh xe -- và khiến nó quay vòng vòng.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Kaki kiri saya terkena roda mobil itu -- dan terpelintir.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.제 왼쪽 다리는 바퀴 사이에 꽉 끼어서 바퀴하고 같이 돌아버렸어요.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.La izquierda quedó atrapada en un neumático que la hizo dar vueltas.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.La sinistra rimase intrappolata nel vano della ruota -- contorcendosi.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Ma jambe gauche s'est prise dans la roue... Et... Elle a tourné...
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Mein linkes Bein wurde vom Rad erfasst - es wurde verdreht.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Mijn linkerbeen raakte klem in de wielkast... en draaide mee rond.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Mit venstre ben blev fanget i hjulbrønden -- drejede den rundt.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Moja ľavá noha sa dostala do kolesa - ktoré ju točilo dookola.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Moja lewa noga ugrzęzła w obręczy koła - obracając się w kółko.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Piciorul stâng mi s-a prins în roată şi s-a încolăcit în jurul ei.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Το αριστερό μου πόδι πιάστηκε στη ρόδα και στριφογύρισε.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Левая нога застряла в колесе -- прокрутилась в нём.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Левият ми крак е бил притиснат от гумата здраво - засукан около нея.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.Моя ліва нога потрапила в колесо і мене потягло за машиною.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.רגלי השמאלית נתפסה בכנף הגלגל והסתחררה סביבו.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.حيث اشتبكت قدمي اليسرى بعجلة السيارة والتفت حولها.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.ぐるぐる回りました。
Tamamen yüklenmeyen resimlerin etrafına çerçeve çiz& Desenează cadrul în jurul imaginilor încărcate incomplet
Tamamen yüklenmeyen resimlerin etrafına çerçeve çizDesenhar uma moldura em torno das imagens ainda por carregar
İlgili Sayfalar