Ana içeriğe geç
Sözlük

etnik ile cümle

etnik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.El vroia ca etniile să se amestece astfel ca el să aplice tactica: 'divide și domină'.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Ils voulaient que les ethnicités se mêlent d'une manière qui lui permette de diviser et de régner.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.민족을 자의적으로 뒤섞어서 원하는대로 분할하고 지배할 수 있게 되었죠.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Ông ấy muốn các chủng tộc trộn lẫn với nhau theo cách mà sẽ cho phép ông ấy chia cắt và cai trị.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Össze akarta keverni a nemzetiségeket, hogy megoszthasson és uralkodhasson.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Quería que se mezclaran las etnias de forma que le permitiera dividir y gobernar.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Voleva che le etnie si mescolassero, permettendogli così di dividere e comandare.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.'Ηθελε οι εθνότητες να αναμιχθούν με τρόπο ώστε να του επιτρέπει τη λογική του "διαίρει και βασίλευε".
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Он хотел смесить этнические группы для того, чтобы их разделить и ими властвовать.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.Той искал етносите да се смесват по начини, които ще му позволят да разделя и владее.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.הוא רצה שהקבוצות האתניות תתערבבנה באופן כזה שיתאפשר לו להפריד ולמשול.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.أراد أن تختلط الأعراق معاَ بطريقة تسمح له أن يقسمهم ويحكمهم .
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.スターリンが彼らを分断し支配できるようにしたのです 幸運なことに この国々の石油とガス資源の多くは
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Ăn thức ăn dân tộc khác chưa hề được nhắc tới trừ khi bạn là người dân tộc đó.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Az etnikus étkezés nem létezett, csak akkor ha magad is egy etnikum része voltál.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Egzotyczne jedzenie było nieznane, chyba że samemu było się egzotycznym.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Essen aus anderen Ländern war völlig unbekannt, außer bei Leuten, die aus anderen Ländern stammten.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Etnické stravovanie bolo neslýchané, ak ste neboli príslušníkov etnika.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Etnisch eten was ongehoord, tenzij je etnisch was.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Etnisestä ruoasta ei oltu kuultukaan.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.I ristoranti etnici, se tu stesso non eri etnico, erano impensabili.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.이국적 음식을 먹는 다는건 생소한 일이였죠. 당신이 이국 사람이 아니였다면요.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.La comida étnica era desconocida a menos que fueses de algún grupo étnico.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.La cuisine ethnique était inconnue, sauf si on était ethnique soi-même.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Mancai mancaruri straine doar daca erai strain.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.O etnické kuchyni se nemluvilo pokud jsme nebyli členem nějakého etnika.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Το να τρως ξένο φαγητό ήταν ανήκουστο, εκτός αν ήσουν και ο ίδιος ξένος.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Да се яде етническа храна беше нечувано, освен ако не бяхте от етнически произход.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.Заморская еда была неслыханной, если конечно, вы сами не были чужеземцем.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.אף אחד לא שמע על אוכל אתני אלא אם כן היית אתני.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.الوجبات العرقية لم يُسمع بها إلا إذا كنت عرقياً.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.おしゃれな食べ物はフランス料理だけだった
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.傳統飲食係聞所未聞,除非你本身係小數民族啦
Hangi etnik grup ya da demografik gruplara bakarsak bakalım onlar doğrudur ve o kadar hiddetleniyorlar ki어떤 인종 집단이나 인구층을 보든 상관없이 그들이 불가항력적 위험에
Hangi etnik grup ya da demografik gruplara bakarsak bakalım onlar doğrudur ve o kadar hiddetleniyorlar kiTambém são verdadeiras, seja qual for o grupo étnico ou grupo demográfico que analisemos.
Hangi etnik grup ya da demografik gruplara bakarsak bakalım onlar doğrudur ve o kadar hiddetleniyorlar kiוהם גם נכונים לא משנה על איזה קבוצה אתנית או דמוגרפית נסתכל עליה, והן הופכות להיות כל כך חמורות
Hangi etnik grup ya da demografik gruplara bakarsak bakalım onlar doğrudur ve o kadar hiddetleniyorlar kiالأمر صحيح مهما تكن المجموعة العرقية أو المجموعة السكانية التي نقوم بمراقبتها، و الأمر يزداد سوءا
Hangi etnik grup ya da demografik gruplara bakarsak bakalım onlar doğrudur ve o kadar hiddetleniyorlar ki当てはまる流れです この格差は とても深刻なものとなって 公民権運動がもたらした-
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.힘바족은 나미비아의 29개 전통부족 중 하나랍니다.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Die Himba sind eine von 29 ethnischen Gruppen Namibias.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.El himba es uno de los 29 grupos étnicos en Namibia.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Himba je jedna z 29 etnických skupín v Namíbii.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Himba là một trong 29 bộ tộc ở Namibia.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Himba's behoren tot de 29 etnische groepen in Namibië.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Himba to jedna z 29 grup etnicznych w Namibii.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Les Himbas sont l'un des 29 groupes ethniques qui composent la Namibie.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.L'Himba è uno dei 29 gruppi etnici presenti in Namibia.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Tribul Himba este unul dintre cele 29 de grupuri etnice din Namibia.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Um himba é um dos 29 grupos étnicos na Namíbia.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Οι Χίμπα είναι μια από τις 29 εθνότητες της Ναμίμπια.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Химба е една от 29-те етнически групи в Намибия.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.Химба — один из 29-ти народов, живущих в Намибии.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.אני הימבה ומנמיביה.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.وقبيلة الهيمبا هي أحد 29 مجموعة عرقية في ناميبيا.
Himba, Namibya'daki 29 etnik gruptan bir tanesi.非常に伝統的な暮らしをしています 私は放牧をしながら育ちました
İran'ın Ahvaz ve diğer etnik azınlıklara yaptığı son kısıtlamalarLa recente repressione degli Ahwazi e di altre minoranze etniche in Iran
İran'ın Ahvaz ve diğer etnik azınlıklara yaptığı son kısıtlamalarReciente represión en Irán contra los ahwazi y otros grupos minoritarios
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Race, religion, culture ethnique ou nationale, emplois, salaires, éducation statut social, sexualité
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Ras, agama, latar belakang etnis dan nasional, pekerjaan, pendapatan, pendidikan, status sosial, seksualitas.
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Raza, religión, trasfondo étnico y nacional, trabajos, ingresos, educación, estatus social, sexualidad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etnik ile cümle - Sayfa 23 - etnik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App