Etnik kökeni Boşnaktı.Jaon syy oli etninen.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.0,17 % ihmisistä kuului kahteen tai useampaan etniseen ryhmään.
Etnik köken olarak Karadağ'lıdır.Etniseltä taustaltaan hän on komi.
Tibet-Burma etnik kökenine sahiptirler.Οι Θιβετιανοί είναι η ιθαγενής κυρίαρχη εθνότητα του Θιβέτ.
Tibet-Burma etnik kökenine sahiptirler.Etnis Birma, berasal dari Tibet, merupakan etnis mayoritas di Myanmar.
Etiyopya, etnik kökene dayalı 9 yönetim bölgesine ayrılmıştır.Secara administratif, Afrika Selatan dibagi menjadi 9 provinsi.
Bu durum bir etnik köken belirtmemektedir.Nó không giống là tường thuật những gì đang xảy ra tại một quốc gia.
Kenya'nın Kikuyu etnik kökenine ait olması, siyasi hayatında önemli bir rol oynamıştır.キクユ人の出自が、彼の政治生命に重要な役割を果たした。
Köyün etnik kökeni çoğunlukla Lazlardan oluşmaktadır.האוכלוסייה הלא-עירונית מורכבת בעיקר מרועים.
Annesi ve babası Ulah etnik kökenli olup, Yunanistan'ın en eski şarap üreticilerindendir.Županije je poznata po svojim vinima, također je i najveći proizvođač vina u Rumunjskoj.
Köy halkı etnik köken bakımından Kürttür.Selo je etnički mješovito.
Tibet-Burma etnik kökenine sahiptirler.Väčšina obyvateľstva má tibetsko-barmský pôvod.
Grupta İngiliz, İskoç, İrlandalı, Yemenli ve Jamaikalı olmak üzere farklı etnik kökenden müzisyenler bulunur.Pôsobili tu anglický, škótsky, írsky, nigérijský a jamajský hudobníci.
Prince'in etnik kökeni hakkında birçok mit bulunmaktadır.O pôvode mena rozpráva veľa povestí.
Ancak tarihçi ve arkeologlar Lusitanilerin etnik kökeni hakkında bir uzlaşmaya varamamışlardır.Jezikoslovna dejstva in ugotovitve arheologije ne pritrjujejo Alienijevim tezam o Slovanih.
Kenya'nın Kikuyu etnik kökenine ait olması, siyasi hayatında önemli bir rol oynamıştır.Nende riikide rahvusköögis mängib tomat siiani väga olulist rolli.
cinsiyet etnik kökenэтническое происхождение
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar. Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.Ik dacht: alweer een gezin dat zichzelf gewoon acht, met een schijnbaar buitengewoon kind.
etnik kökenantecedentes;
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Ci sono le identità verticali, che vengono passate da genitori a figli.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Es gibt vertikale Identitäten, die generationsbedingt von Eltern an ihre Kinder weitergegeben werden.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Estas são coisas como etnicidade, frequentemente nacionalidade, língua, muitas vezes religião.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Hay identidades verticales, que se transmiten por generaciones, de padres a hijos.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Identity, ktoré sú vertikálne, ktoré sú predávané z generácie na generáciu.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Mamy tożsamości pionowe, przechodzące z pokolenia na pokolenie, z rodziców na dzieci.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Υπάρχουν κάθετες ταυτότητες που έχουν περάσει από την μία γενιά στην άλλη
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Є вертикальна індивідуальність, яка передається у спадок від батьків до дитини.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.Ce sont les choses comme l'ethnicité, souvent la nationalité, la langue, souvent la religion.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.부모로부터 자식에게 대물림 되는건
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.Van a függőleges identitás, ami generációkon keresztül terjed, szülőről gyerekre.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.יש זהויות אנכיות,
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.هناك هويات عمودية،
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.これは親から子へ 受け継がれていくもので
etnik kökenetninen tausta
etnik kökenetnisk bakgrund
-Etnik köken ile tanımlanan sadakat.- La lealtad definida por la etnicidad.
-Etnik köken ile tanımlanan sadakat.- La loyauté se définit par l'ethnicité.
etnik kökenl’origine ethnique
etnik kökenالخلفية الإثنية
etnik köken健康状况
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Je mag iemand niet duiden naar etniciteit, hetgeen natuurlijk de slachtpartij in beginsel veroorzaakt heeft.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.인종을 구분짓는 것도 금지되어 있구요. 애초에 이 인종차별이 대참사를 일으켰기 때문이죠.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.là những thứ, tất nhiên, là cái đã bắt đầu cuộc tàn sát
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.lo cual es, por supuesto, lo que inició la masacre en primer lugar.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nesmíte nikoho rozlišovat podle národní příslušnosti, což byla první věc, která odstartovala tento masakr.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nie wolno identyfikować ludzi według pochodzenia. W końcu właśnie to rozpoczęło rzeź.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nikogar se ne sme identificirati glede na etnično pripadnost, saj je to začelo pomor.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Non si può identificare nessuno per appartenenza etnica, che è ciò che all'inizio ha dato il via ai massacri.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nu ai voie să identifici pe nimeni după etnie, elementul care a declanșat acel măcel.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Δεν επιτρέπεται ο προσδιορισμός βάσει εθνότητας, ο οποίος φυσικά ήταν η αιτία που ξεκίνησε τη σφαγή.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Не можете да определяте етнически никого, което, разбира се, беше причината за кръвопролитията.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Не можна дискримінувати когось за етнічною приналежністю, що стало головною причиною кровопролиття.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.אסור לכם לזהות אדם על פי גזע, שהוא, כמובן, מה שהביא לטבח מלכתחילה.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.لا يُسمح لك بأن تميز شخصاً بعرقه ، والذي .. بالطبع .. كان السبب الأساسي في المجزرة.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.そもそも それが虐殺の 始まりでしたから 活動家の友人が 感動的な 話をしてくれました
Özellikle çeşitli ve uzun süreli, farklı etnik kökenden insanları barındırabilecek şehirlerimiz varsa.특히 다양하고 오랫동안 지속가능하며 서로 다른 민족성과 소득수준을 가지고 있을 수록 좋아합니다.
Özellikle çeşitli ve uzun süreli, farklı etnik kökenden insanları barındırabilecek şehirlerimiz varsa.Mai ales dacă avem orașe cu o mare diversitate, în care sunt oameni de diferite etnii și cu diferite venituri.
Özellikle çeşitli ve uzun süreli, farklı etnik kökenden insanları barındırabilecek şehirlerimiz varsa.Takich, które są różnorodne i trwałe, wspierających ludzi o różnym pochodzeniu, biednych i bogatych.
Özellikle çeşitli ve uzun süreli, farklı etnik kökenden insanları barındırabilecek şehirlerimiz varsa.בעיקר אם יש לנו ערים מגוונות וברות קיימא, ויכולות לתמוך באנשים מתרבויות שונות וקבוצות הכנסה שונות.
Özellikle çeşitli ve uzun süreli, farklı etnik kökenden insanları barındırabilecek şehirlerimiz varsa.لأسيما ونحن نملك شواهد علي انها متنوعة و مستقرة، ويمكن ان تدعم اشخاص من أعراق مختلفه و فئات دخل متفاوتة.