Ana içeriğe geç
Sözlük

etmiyorlar ile cümle

etmiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.パートンは動かないので どう動くか心配する必要もなく 間の力を心配する必要もありません
Hareket etmiyorlar.Não está se movendo ao redor.
Hareket etmiyorlar.Není to pohybuje.
Hareket etmiyorlar.Nie porusza się.
Hareket etmiyorlar.No esté en movimiento alrededor.
Hareket etmiyorlar.Vôbec sa to nehýbe.
Hareket etmiyorlar.Він не рухається.
Hareket etmiyorlar.これは、代謝を持っていません。
Hayır, kesinlikle etmiyorlar.사실 완벽히 그러지는 않죠.
Hayır, kesinlikle etmiyorlar.또 완벽히 그러지는 않는 겁니다.
Hayır, kesinlikle etmiyorlar.No, non esattamente
Hayır, kesinlikle etmiyorlar.لا، ليس تماما
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Así no tiene ningún sentido, la única manera de entenderlo es visualizándolo y relativizándolo.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Ca n'a aucun sens, donc le seul moyen de comprendre ça c'est visuellement et relativement.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Chúng chả có ý nghĩa gì, vì thế cách duy nhất để hiểu chúng
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Det blir inte begripligt, så det enda sättet att förstå det är visuellt och relativt.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Ennek így semmi értelme, ahhoz hogy megértsük vizuálisan és relatívan kell ábrázolnunk.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Es hat überhaupt keinen Sinn.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Het heeft geen betekenis, dus de enige manier om het te begrijpen is visueel en relatief.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.이렇겐 잘 이해가 되질 않죠. 이를 이해하는 유일한 길은 시각화하고, 비교할 수 있게 만드는 것입니다.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Não faz sentido nenhum, portanto a única maneira de perceber é visualmente e relativamente.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Nedáva to žiadny zmysel, a teda jediný spôsob, ako to pochopiť je vizuálne a v kontexte.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Nie ma to sensu, jedynym sposobem na zrozumienie tego jest wizualizacja i relatywizacja
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Non ha senso, quindi l'unico modo per capire è visivo e relativo.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Nu are niciun sens, și singurul fel de a înțelege este vizual și relativ.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.To nedává smysl, takže jediný způsob, jak tomu porozumět, je názorně a relativně.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Δε βγαίνει νόημα, οπότε ο μόνος τρόπος να το καταλάβει κανείς είναι οπτικά και συσχετιστικά.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Це не має ніякого змісту, тому ми зможемо зрозуміти це тільки візуально та шляхом порівнянь.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.אין לזה שום משמעות, אז הדרך היחידה להבין את זה זה להמחיש את זה בצורה יחסית
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.انها لا تقدم أي معنى، ولذلك فإن السبيل الوحيد لفهمها هو بصري ونسبي.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.唯一の方法は 可視化と相対化です それで私はたくさんのデータを
İnsanlar mevcut durumun yarattığı acılar altında yaşamayı hak etmiyorlar.Les êtres humains ne méritent pas d'être sous les souffrances continues de la situation actuelle.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Bezwartościowych, bo nie biorą poprawki na dziedziczność.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Elles sont inutiles parce qu'elles ne prennent pas en compte
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Használhatatlanok, mert nem kontrollálják az örökölhetőséget.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Họ đang vô ích bởi vì họ không kiểm soát tính di truyền.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.São inúteis porque não controlam a hereditariedade.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Sie sind nutzlos, weil sie Vererbung nicht einkalkulieren.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Sunt inutile pentru că nu iau în considerare moştenirea genetică.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Zbytočné, lebo neberú do úvahy dedičnosť.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Ze zijn waardeloos omdat ze geen rekening houden met erfelijkheid.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Είναι άχρηστες γιατί δεν ελέγχουν την κληρονομικότητα.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Безполезни са, защото не контролират наследствеността.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Они бесполезны, потому что они не учитывают наследственности.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.これらの研究は 親がしたことと
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.A nők nem állnak ki magukért a munkahelyükön.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.As mulheres não negoceiam sozinhas no mercado de trabalho.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Femeile nu negociază pentru ele însele la locul de muncă.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Im Berufsleben verhandeln Frauen nicht für ihre Position.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.여성은 직장에서 좀처럼 협상의 태도를 취하지 않습니다.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Kobiety nie negocjują warunków zatrudnienia.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Kvinder forhandler ikke for sig selv i arbejdsstyrken.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Kvinnor förhandlar inte för sig själva i arbetslivet.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Las mujeres no negocian por sí mismas en el trabajo.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Le donne non negoziano per se stesse sul lavoro.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Les femmes ne négocient pas pour elles-mêmes dans le monde du travail.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Phụ nữ không đàm phán thương lượng cho bản thân ở công sở.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Vrouwen onderhandelen niet voor zichzelf op de arbeidsmarkt.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Wanita tidak bernegosiasi untuk mereka sendiri.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.Ženy za seba nevyjednávajú v zamestnaní.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod