Girdin bokun içine, onlardan baţka bir laf etmiyorsun.Είναι εδώ για το μεσημεριανό τους διάλειμμα.
GSYİH'i ölçtüğümüze ülke bazındaki en büyük varlığımızı bu ölçüme dahil etmiyoruz.경제 실적을 재는 척도로 GDP를 계산할 때, 나라의 가장 큰 자산을 빼놓습니다.
GSYİH'i ölçtüğümüze ülke bazındaki en büyük varlığımızı bu ölçüme dahil etmiyoruz.כמידה לביצועים כלכליים ברמה הלאומית, אנחנו לא כוללים את הנכס הגדול ביותר שלנו ברמת הארץ.
GSYİH'i ölçtüğümüze ülke bazındaki en büyük varlığımızı bu ölçüme dahil etmiyoruz.وكمقياس للاداء الاقتصادي على المستوى الوطني, لم نضمّن الاصول الاكبر على مستوى الدولة
GSYİH'i ölçtüğümüze ülke bazındaki en büyük varlığımızı bu ölçüme dahil etmiyoruz.作為國家層面經濟表現嘅標準 我哋並無包括自然界嘅資源
GSYİH'i ölçtüğümüze ülke bazındaki en büyük varlığımızı bu ölçüme dahil etmiyoruz.国レベルでの最大の資産が入っていません 企業のパフォーマンスを測る際
Gucci'den alışveriş etmiyor.구찌에서 쇼핑을 하는 사람들이 아니라는 거예요.
Gucci'den alışveriş etmiyor.הם לא הלקוחות שקונים בגוצ'י."
Gucci'den alışveriş etmiyor.ليست هم الذين يتسوقون في غوتشي.
Gucci'den alışveriş etmiyor.(笑)
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,De märker inte skönheten.
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,아름다움을 놓치기도 하지만, 해를 가리기 전까지는
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,Те не забелязват красотата, но те не забелязват и облаците
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,בגלל שהם פשוט נמצאים בכל מקום בו זמנית, כל כך, אני לא יודע, שגרתיים,
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,إنهم لا ينتبهون إلى جمالها ، ولا يمكنهم حتى ملاحظة السُحب
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,気にも留めません
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Chi di voi può convincermi di peccato? Se dico la verità, perché non mi credete
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Cine din voi Mă poate dovedi că am păcat? Dacă spun adevărul, pentru ce nu Mă credeţi?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Hvem af eder kan overbevise mig om nogen Synd? Siger jeg Sandhed, hvorfor tro I mig da ikke?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Hvem av eder kan overbevise mig om synd? Men sier jeg sannhet, hvorfor tror I mig da ikke?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Kdo izmed vas me more dolžiti greha? Če pa resnico govorim, zakaj mi vi ne verujete?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Kdo z vás bude mne obviňovati z hříchu? A poněvadž pravdu pravím, proč vy mi nevěříte?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Ki vádol engem közületek bûnnel? Ha pedig igazságot szólok: miért nem hisztek ti nékem?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?너희 중에 누가 나를 죄로 책잡겠느냐 내가 진리를 말하매 어찌하여 나를 믿지 아니하느냐
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Któż mię z was obwini z grzechu? Jeźliż prawdę mówię, przeczże wy mi nie wierzycie?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Kto z vás ma usvedčí o nejakom hriechu? Ale ak hovorím pravdu, prečo mi neveríte?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Kuka teistä voi näyttää minut syypääksi syntiin? Jos minä totuutta puhun, miksi ette minua usko?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Quem dentre vós me convence de pecado? Se digo a verdade, por que não me credes?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Qui de vous me convaincra de péché? Si je dis la vérité, pourquoi ne me croyez-vous pas?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?¿Quién de vosotros me halla culpable de pecado? Y si digo la verdad, ¿por qué vosotros no me creéis
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Trong các ngươi có ai bắt ta thú tội được chăng? Nếu ta nói lẽ thật, sao các ngươi không tin ta?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Trong các ngươi có ai bắt ta thú_tội được chăng ? Nếu ta nói lẽ thật , sao các ngươi không tin ta ?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Vilken av eder kan överbevisa mig om någon synd? Om jag alltså talar sanning, varför tron I mig då icke?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Welcher unter euch kann mich einer Sünde zeihen? So ich aber die Wahrheit sage, warum glaubet ihr mir nicht?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Τις απο σας με ελεγχει περι αμαρτιας; εαν δε αληθειαν λεγω, δια τι σεις δεν με πιστευετε;
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Кто из вас обличит Меня в неправде? Если же Я говорю истину, почему вы не верите Мне?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Това ви говорих, за да бъде Моята радост във вас, и вашата радост да стане пълна.
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Хто з вас докорить менї за гріх? Коли ас правду глаголю, чому ви не віруєте менї?
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?מי בכם על עון יוכיחני ואם אמת דברתי מדוע לא תאמינו לי׃
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?من منكم يبكّتني على خطية. فان كنت اقول الحق فلماذا لستم تؤمنون بي.
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?你 們 中 間 誰 能 指 證 我 有 罪 呢 。 我 既 然 將 真 理 告 訴 你 們 、 為 甚 麼 不 信 我 呢
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?你 們中間誰 能 指證 我 有罪 呢 。 我 既然 將 真理 告訴 你 們 、 為甚 麼 不 信 我 呢
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy 네일 서비스는 그리 많은 사람들에게 알려져 있지 않습니다. 하지만 열성팬들은 Hard Candy라고 하면 껌뻑 죽죠.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard-Candy-Nagellack gefällt nicht jedem, aber die Leute, die ihn lieben, sprechen davon wie verrückt.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy nagellack, tilltalar inte alla, men de som älskar det, pratar om det som galningar.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy nagellak, zal niet iedereen aantrekken, maar de mensen die ervan houden, praten er als gekken over.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy лак за нокри, не привлича всеки, но хората, които го обичат, говорят за него като луди.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Kosmetyki Hard Candy nie są dla wszystkich są dla ludzi, którzy je uwielbiają, w kółko o nich gadają
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Lak Hard Candy ni všeč vsem, ampak ljudje, ki jim je, o njem govorijo kot nori.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Lak na nehty Hard Candy nevyhovuje všem, ale lidé, kteří ho používají, o něm báječně mluví.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.O verniz de unhas Hard Candy não apela a toda a gente mas as pessoas que o adoram, falam dele como loucas.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Sơn móng tay Hard Candy không được nhiều người ưa chuộng, nhưng ai mà đã yêu nó, họ lúc nào cũng nói về nó.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Βερνίκι νυχιών Χαρντ Κάντι, δεν αρέσει σε όλους, αλλά αυτοί που τους αρέσει, μιλάνε γι' αυτό σαν τρελοί.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Лак для ногтей Hard Candy обращаются не ко всем, а к тем, кто его любит, они говорят о нём, как сумасшедшие.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.לא כולם אוהבים את הלק לציפורניים "הארד קנדי". אבל האנשים שאוהבים אותו, מדברים עליו כמו משוגעים.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.طلاء الأظافر هارد كاندي، لا يناسب كل شخص، لكن الناس الذين يحبونه، يتحدثون عنه بجنون.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.でも好きな人は、ものすごく語るんです。 ここにあるこの塗料はダッチボーイという 塗料会社を救ったんです。
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.그것들은 움직이지 않습니다. 실험이 진행되는 동안 움직이지 않기 때문에, 그것들이 어떻게 움직일지를 고민할 필요가 없죠.
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.Nem mozognak, s mivel nem mozognak a kísérlet idején nem kell aggódni miattuk, hogy hogyan mozognak.
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.Те не се движат, и точно затова, по време на експеримента, няма защо да се притеснявате как се движат.