Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.只是 沒 有 人 明明 的 講論 他 、 因為 怕 猶太人
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Das ergiebt doch keinen Sinn.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Dat slaat nergens op.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Điều này không có lý chút nào.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Eso no tiene ningún sentido.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Isso não faz qualquer sentido.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.말도 안 되는 이야기죠.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Nu are nici un sens.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.To nie ma sensu.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Tutto cio' non ha senso.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Δεν έχει κάποια λογική η όλη κατάσταση.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.В това няма никаква логика.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Это бессмысленно.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.Якесь безглуздя.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.זה לא ממש הגיוני.
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.و ذلك ليس له معنى
Bu pek bir anlama ifade etmiyor.だから私たちは図書館に入る価値のある全ての音楽に
Buradaki varlıklar artık 10 milyon TL etmiyorlar.Zmenším ukazovátko.
Buradaki varlıklar artık 10 milyon TL etmiyorlar.指数を小さくしましょう。 これらの価値は500万ドルです。
Bu sayede yemek de israf etmiyorsunuz, zaman da.Aquí tienes Chris.
Bu sayede yemek de israf etmiyorsunuz, zaman da.Daher verschwendet man kein Essen oder kauft zu viel oder zu wenig.
Bu sayede yemek de israf etmiyorsunuz, zaman da.Dura 6000 litros y quando vence utiliva tecnologia a prova de falhas se fechara protegendo o usuario
Bu sayede yemek de israf etmiyorsunuz, zaman da. Gerçekten müthiş.Donc vous ne gâcherez aucune nourriture, vous n'achèterez ni trop ni trop peu, c'est super.
Bu sayede yemek de israf etmiyorsunuz, zaman da.Така няма да изхвърляте храна, няма да купите нито по-малко, нито повече.
Bu şey, hareket etmiyor.Alat ini tidak bekerja.
Bu şey, hareket etmiyor. Hayır, hayır, hayır. Kapat şunu.Dit ding beweegt niet.
Bu şey, hareket etmiyor. Hayır, hayır, hayır. Kapat şunu.Изключи мотора.
Bu şey, hareket etmiyor. Hayır, hayır, hayır.Ne premika se.
Bu şey, hareket etmiyor. Hayır, hayır, hayır..מדבר קימסי .כן, אדוני הנשיא
Bu şey, hareket etmiyor.Hier hat sich was verklemmt!
Bu şey, hareket etmiyor.Não!
Bu şey, hareket etmiyor.Ne!
Bu şey, hareket etmiyor.Nu, nu, nu!
Bu sizi endişelendirmiyor mu? Duymamazlıktan geldiğim kulak çınlamamdan daha çok rahatsız etmiyorlar.Chúng khiến tôi khó chịu như là chứng ù tai của tôi, một thứ mà tôi không để tâm.
Bu sıvı statik,hareket etmiyor.שהזורם הוא סטטי לחלוטין - שום דבר לא נע -
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Cette rumeur qui n'a pas de sens.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Das Gerücht, das keinen Sinn macht.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Gosip itu tidak berarti apa-apa.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Het gerucht stelt niks voor.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Klebety, ktoré nedávajú zmysel.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Pogłoska, która nie ma sensu.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Quel pettegolezzo non ha senso.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Rycktena som inte kar nån känsla.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Tin đồn đó không đúng sự thật đâu
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Zvonul care nu are niciun sens.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Αυτή η φήμη δε βγάζει νόημα.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Този слух е абсурден.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.Эта сплетня - полный бред.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.השמועה הזאת לא נשעמת הגיונית.
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.أشاعة التي لا معنى لها
Bu söylenti hiçbirşey ifade etmiyor.先に行くよ
Bu terimler şu anda bir anlam ifade etmiyorsa da korkmayın, bunların hepsine değineceğiz.とにかく、ここでは資産を$1000000とし、 負債がないとします。
Bütün petrol rezervlerini veya bütün petrol üretimini kontrol etmiyorlar.Nie panują nad wszystkimi złożami ani całym przetwórstwem ropy,
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.3 systemy umysłowe - chuć, romantyczna miłość i przywiązanie nie zawsze idą w parze.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Aqueles três sistemas cerebrais: o desejo, o amor romântico e o apego, nem sempre andam juntos.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Diese drei Gehirnstrukturen: Lust, romantische Liebe und Bindung arbeiten nicht immer zusammen.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Ebben a három agyrendszerben: vágy, szerelem és kötődés -- ezek nem mindig járnak együtt.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.I de här tre hjärnsystemen: existerar inta alltid lust, romantisk kärlek och tillgivenhet -- tillsammans.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.In deze drie breinsystemen gaan lust, romantische liefde en gehechtheid -- niet altijd samen.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.이 세 뇌 시스템들은 - 정욕, 로맨틱 사랑과 애착 - 언제나 같이 작동하지 않습니다.