Bir mağdur bile olsam bunu inkar etmiyorum.لا أنكر هذا لأنني ضحية
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Een prothese vervangt geen verlies.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Egy művégtag már nem a veszteség pótlásának szükségességét jelképezi.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Eine Prothese steht nicht mehr für das Bedürfnis, einen Mangel auszugleichen.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.En protes representerar inte längre ett behov av att ersätta något man förlorat.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Et kunstigt lem behøver ikke længere handle om at erstatte et tab mere.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Kaki atau tangan prostetik tidak lagi dilihat untuk menggantikan yang hilang.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.의수족은 이제 부족한 부분만을 채워주는 것이 아닙니다.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.La fonction de la prothèse n'est plus uniquement de remplacer un membre perdu.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Một cái chân hay tay giả không hề có nghĩa là bạn cần thay thế những gì đã mất nữa.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Protetická končetina už neznačí potřebu nahradit ztrátu.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Proteza nie symbolizuje już potrzeby "uzupełnienia strat".
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Protéza už nereprezentuje potrebu nahradiť stratu.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Tekoraaja ei enää kuvaa tarvetta korvata menetys.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Uma prótese já não representa a necessidade de substituir uma perda.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Umetni ud ne predstavlja več samo potrebe, da se nadoknadi izguba.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Una protesi ad un arto non rappresenta più il bisogno di rimpiazzare una perdita.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Un membru prostetic nu mai înseamnă nevoia de a înlocui o pierdere.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Un miembro prostético ya no representa la necesidad de reemplazar una pérdida.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Ένα πρόσθετο μέλος δεν αντιπροσωπεύει πια την ανάγκη αναπλήρωσης μιας απώλειας.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Кінцівка-протез більше не представляє потребу у заміні втраченого.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Протезен крайник вече не представлява нуждата да се замени липса.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.תותב אינו משקף עוד את הצורך להחליף אובדן
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.الأطراف الإصطناعية لم تعد تمثل الحاجة في أن تحل محل خسارة بعد الان
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.新たに生まれた空間に
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.A megértés számomra nem teszi tönkre a varázslatot és az örömöt.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Begrip doet voor mij de verwondering en de vreugde niet verloren gaan.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Capire, secondo me, non toglie la meraviglia e la gioia.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Für mich nimmt Verstehen das Staunen und die Freude nicht weg.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.저에게 이해란 궁금증과 즐거움을 없애는 것이 아닙니다.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.La compréhension, à mes yeux, n'enlève pas l'émerveillement et la joie.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Menurut saya, pemahaman tidak menghilangkan keajaiban dan kesenangan.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Para mí, comprender esto, no le quita lo maravilloso ni la alegría.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Para mim, a compreensão não afasta o encanto nem a alegria.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Pentru mine, faptul că înţelegem nu îndepărtează uimirea și bucuria.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Porozumění, podle mého, neničí údiv ani potěšení.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Poznawanie wcale nie umniejsza zachwytu i radości.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Sự hiểu biết, đối với tôi, không hề lấy đi sự huyền diệu và niềm vui.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Η κατανόηση, για μένα, δεν αφαιρεί το θαυμασμό και τη χαρά.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Понимание, по моему мнению, не устраняет удивления и радости.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Разбирането, за мен, не премахва чудото и радостта.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Розуміння, як на мене, не знищує чудо і радість.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.הבנה, לדעתי, איננה שוללת את הפלא וההנאה.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.الفهم، بالنسبة لي، لا يزيل الذهول والبهجة.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.驚きや喜びを失わせるものではありません 例えば 妻が私を見てこう言ったとします
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.El poder de una persona no sirve de mucho.
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.En persons kraft räcker inte långt.
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.En persons styrke rækker ikke langt.
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.Il potere di una singola persona è molto limitato.
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.O poder de uma pessoa não é assim tanto.
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.Η δύναμη του ενός δεν λέει και τίποτα.
Bir tek insanın gücü pek bir şey ifade etmiyor.Сила одного человека немногого стоит.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.Kami tidak memperkirakannya.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.우리는 그것을 예측할 수도 없었습니다.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.Még csak meg sem sejtettük előre.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.Nepredvídali sme ho.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.Nici nu o presupuneam.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.Nie spodziewaliśmy się go.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.No lo habíamos predicho.
Biz bunu tahmin etmiyorduk.Non ce lo aspettavamo.