Ana içeriğe geç
Sözlük

etmez ile cümle

etmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Porque si Josué les hubiera dado el reposo, no se hablaría después de otro día
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Se Giosuè infatti li avesse introdotti in quel riposo, Dio non avrebbe parlato, in seguito, di un altro giorno
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Sillä jos Joosua olisi saattanut heidät lepoon, niin hän ei puhuisi toisesta, senjälkeisestä päivästä.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Thi dersom Josva havde skaffet dem Hvile, da vilde han ikke tale om en anden Dag siden efter.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Ty om Josua hade fört dem in i vilan, så skulle Gud icke hava talat om en annan, senare dag.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Vả , nếu Giô-suê đã cho họ yên_nghỉ , thì chắc sau không còn nói về một ngày khác nữa .
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Vả, nếu Giô-suê đã cho họ yên nghỉ, thì chắc sau không còn nói về một ngày khác nữa.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Διοτι εαν ο Ιησους σου Ναυη ειχε δωσει εις αυτους καταπαυσιν, δεν ηθελε μετα ταυτα λαλει περι αλλης ημερας.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Бо коли б Ісус тих упокоїв, не говорив би про инший день після того.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Ибо если бы Иисус Навин доставил им покой, то не было бы сказано после того о другом дне.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.כי אלו יהושע הניח להם לא היה מדבר אחרי זאת על יום אחר׃
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.لانه لو كان يشوع قد اراحهم لما تكلم بعد ذلك عن يوم آخر.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.若 是 約 書 亞 已 叫 他 們 享 了 安 息 、 後 來 神 就 不 再 題 別 的 日 子 了
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.若是 約書亞 已 叫 他 們享 了 安息 、 後來神 就 不再 題別 的 日子 了
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.Alles wat we bezitten is nog geen 5000 waard.
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.- Nie. Ja się tym zajmę.
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.Tutto quel che abbiamo vale meno di cinquemila.
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.Všechno co máme nemá hodnotu Víc jak pět tisíc.
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.Všetko čo máme nemá hodnotu viac ako päť litrov.
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.Всичко, което имаме, не струва и 5000.
Eminim, kimse böyle bir şeyden intihar etmez.Claro que con este empalme no hay quien se suicide.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Alespoň umím přiznat, že jsem na výšce podváděl; většina z vás ne.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Al menos yo puedo admitir que hice trampa en la Universidad; la mayoría de Uds no.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Au moins, je peux admettre que j'ai triché à l'université; la plupart d'entre vous ne le feront pas.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Azt is bevallom, hogy csaltam az egyetemen is, a többség viszont nem.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Cel puțin eu pot să recunosc că am trișat la universitate; cei mai mulți dintre voi n-ar face asta.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ich gebe wenigstens zu, dass ich die Universität betrogen habe, die meisten tun das nicht.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ik kan tenminste toegeven dat ik gesjoemeld heb op de universiteit; de meeste van jullie niet.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ít nhất tôi có thể thú nhận đã gian lận ở trường Đại học, điều mà hầu hết phủ nhận.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ja przynajmniej mogę się przyznać; większość z was tego nie zrobi.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.적어도 저는 대학에서 부정행위를 했다고 인정합니다. 대부분의 사람들은 그렇게 못하죠.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Mas confesso que copiei na universidade. a maioria não o fará.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Per lo meno posso ammettere di aver imbrogliato all'università,
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Τουλάχιστον παραδέχομαι ότι αντέγραφα στο πανεπιστήμιο. Oι πιο πολλοί από σας δεν το παραδέχονται.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Поне мога да си призная, че съм преписвал в университета; повечето от вас не биха си признали.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Принаймні я можу визнати, що я плутував в університеті, більшість з вас не може.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Сейчас я должен признаться, что списывал в университете, чего не делали большинство из вас.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.לפחות אני מסוגל להודות שרימיתי באוניברסיטה, רובכם לא
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.على الأقل يمكنني الان ان أعترف أنني غششت في الجامعة ، معظمكم لا يستطيع ذلك
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.それからまた 私が教科書の著者に話した内容が
Etmezsem, kovulacağım.Ha nem teszem, akkor kirúg.
Etmezsem, kovulacağım.Sinon, je serai renvoyée.
Etmezsem, kovulacağım.Εάν δεν το κάνω θα με απολύσουν.
Etmezsem, kovulacağım.اذا لم افعل سأطرد
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez. -40 en soğuk, -7 de en sıcak derece olurdu.(не важно, по шкале Цельсия или Фаренгейта) минус 40 -самая холодная температура, а минус 7 - самая тёплая.
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.-40 が最も寒い温度です.
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.A je jedno, zda mluvíme o stupních Celsia nebo Fahrenheita.
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.¿Cual de estas es la temperatura más fría?
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(egal ob du von Celsius oder Fahrenheit sprichst)
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(fie că sunt grade Celsius sau Fahrenheit)
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.( kể cả độ C hay độ F mà bạn nói đến )
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.화씨나 섭씨나 마찬가지입니다
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(não importa se são graus celsius ou fahrenheit)
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(nie ma znaczenia czy mówimy o skali Celcjusza czy Farenheit'a)
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.Qu'on parle en degrés Celsius ou Fahrenheit.
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.Welke van deze is de koudste temperatuur?
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(коли розглядати шкалу Цельсія чи Фаренгейта)
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(независимо дали измервате по Целзий или Фаренхайт)
Fahrenheit ya da santigrat olması fark etmez.(سواء نتحدث عن المئوي أو الفهرنهايت )
Fakat sürtünme cisme bu yönde etki etmez. -Ale tarcie nie działa wzdłuż tego samego kierunku, co przesunięcie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod