Sigara için her yarım saatte bir büroyu terk etmeyiz.We don't leave the office every half an hour for a cigarette.
Biz asla kabul etmeyiz.We never agree.
Biz bahşiş kabul etmeyiz.We do not accept gratuities.
Bazen onları hiç fark etmeyiz bile.Sometimes we hardly notice them.
Ve biz böyle hareket etmeyiz.That\'92s not what we do.
Szi hiç rahatsız etmeyiz.We won't bother you at all.
2'yi eksi 2'ye böldüğümüz zaman buradaki 2'yi elde etmeyiz. -When we're dividing a 2 divided by negative 2, we don't have this 2 over here.
Biz kışkırtılmadığımız sürece kavga etmeyiz.MARCEL: We won't fight until we're provoked.
Biz, kişiye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz.God does not burden a soul beyond capacity.
Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız."We make no distinction among them, and we submit to Him."
Biz, iyiliğe çalışanların ecrini elbette zayi etmeyiz.Can they not comprehend?
Biz; ülkeleri/medeniyetleri, halkları zulme sapmadıkları sürece helâk etmeyiz.We would never have destroyed cities if their inhabitants were not given to wickedness.
Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz. Ve biz sana inanmayız."We shall not abandon our gods because you say so, nor believe in you.
Biz hiç bir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.Not one habitation have We destroyed but at the time determined for it.
Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.To warn. For We are never unjust.
Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz.We would never have destroyed cities if their inhabitants were not given to wickedness.
Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız, güzel davrananların ecrini zayi etmeyiz.We visit with Our mercy whomsoever We will, and We leave not to waste the wage of the good-doers.
"O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik.They say, 'We hear, and obey.
Rahmetimizi, kime dilersek ona nasib ederiz ve iyilikte bulunanların ecrini zayi etmeyiz.We visit with Our mercy whomsoever We will, and We leave not to waste the wage of the good-doers.
Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz.We visit with Our mercy whomsoever We will, and We leave not to waste the wage of the good-doers.
Biz kimseye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz.We charge not any soul save to its capacity.
Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.We visit with Our mercy whomsoever We will, and We leave not to waste the wage of the good-doers.
İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz.Verily!
Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz.No evidence have you brought us, and we shall not leave our gods for your (mere) saying!
Biz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz.We never burden any soul beyond its capacity.
"O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.They all believe in Allah, His Angels, His Books and Messengers.
Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz.We lose not the reward of the good.
Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.We lose not the reward of the good.
Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın. Biz kimseye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz.Give just weight and full measure, We never charge a soul with more than it can bear.
Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz.We will not forsake our gods because of what you say.
“Fazlagica Kula’da herşeye sıfırdan başladık ve asla pes etmeyiz”, diyorlar."We have started from zero in Fazlagica Kula, and shall not give up," they say.
Etkinlikten üç gün önce şehir yönetimi "tolere ederiz, ama kabul etmeyiz" şeklinde bir karar aldı.Drei Tage vor dem Fest beschloss der Stadtrat den Anlass «zwar zu tolerieren, nicht aber zu akzeptieren».
2'yi eksi 2'ye böldüğümüz zaman buradaki 2'yi elde etmeyiz. -2를 -2로 나누면 여기에는 2가 오지 않죠
2'yi eksi 2'ye böldüğümüz zaman buradaki 2'yi elde etmeyiz. -Když dělíme 2 vydělenou -2, nemáme tady tuhle dvojku.
2'yi eksi 2'ye böldüğümüz zaman buradaki 2'yi elde etmeyiz. -عندما قسمنا 2 ÷ -2 لم تكن لدينا تلك الـ 2 هنا
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››그리 아니하실지라도 왕이여 우리가 왕의 신들을 섬기지도 아니하고 왕의 세우신 금 신상에게 절하지도 아니할 줄을 아옵소서
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››והן לא ידיע להוא לך מלכא די לאלהיך לא איתנא פלחין ולצלם דהבא די הקימת לא נסגד׃
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››والا فليكن معلوما لك ايها الملك اننا لا نعبد آلهتك ولا نسجد لتمثال الذهب الذي نصبته
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››即 或 不 然 、 王 阿 、 你 當 知 道 我 們 決 不 事 奉 你 的 神 、 也 不 敬 拜 你 所 立 的 金 像
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››即或 不然 、 王阿 、 你 當 知道 我 們決 不 事 奉 你 的 神 、 也 不 敬拜 你 所立 的 金像
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Aber wenn wir ernsthafte Menschen sind, geben wir das nicht zu.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Ale my sme vážni ľudia, nepriznáme si to.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz. Ama bu kafa karmaşıklığı duygusu modern sanatın içinde var.Jako vážní lidé to nepřiznáme, ale cítit se zmaten je strukturální součástí soudobého umění.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Ampak, če smo resni ljudje, si tega ne priznamo.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Dar nu recunoaștem.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.De ha komoly emberek vagyunk, ezt nem valljuk be.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.그런데 좀 안다고 하는 사람들은 그런 내색을 안하죠.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Maar als we serieuze mensen zijn, geven we dat niet toe.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Mais si nous sommes sérieux, nous ne l'admettons pas.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Ma siamo gente seria, non lo ammettiamo.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Mas se nós formos pessoas sérias, não admitimos isso.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Men hvis vi er seriøse mennesker, så indrømmer vi det ikke.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Men om vi är en seriösa personer erkänner vi inte det.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Nhưng nếu chúng ta là những người nghiêm túc, chúng ta không thú nhận như thế.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Nie przyznamy się, bo jesteśmy poważnymi ludźmi.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Pero si somos gente seria, no lo admitimos.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Tapi jika kita adalah orang-orang serius, kita tak mengakui perasaan itu.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Αν είμαστε όμως σοβαροί, δεν το παραδεχόμαστε.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Але ми всі серйозні люди, тому ніколи в цьому не зізнаємося.
Ama ciddi insanlarsak, bunu itiraf etmeyiz.Но ако сме сериозни хора, не си го признаваме.