Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeyin ile cümle

etmeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Size zarar vermeyeceğim. Merak etmeyin.אני לא הולך לפגוע בכם. אל תדאגו.
Size zarar vermeyeceğim. Merak etmeyin.لن اقوم بايذائكم. لا تقلقوا.
Size zarar vermeyeceğim. Merak etmeyin.♫これはループ、フィードバックループ♫
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.abençoai aos que vos perseguem; abençoai, e não amaldiçoeis;
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Áldjátok azokat, a kik titeket kergetnek; áldjátok és ne átkozzátok.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Bendecid a los que os persiguen; bendecid y no maldigáis
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Benedite coloro che vi perseguitano, benedite e non maledite
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Bénissez ceux qui vous persécutent, bénissez et ne maudissez pas.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Binecuvîntaţi pe cei ce vă prigonesc: binecuvîntaţi şi nu blestemaţi.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Blagoslavljajte tiste, ki vas preganjajo, blagoslavljate, a ne preklinjajte.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Dobrořečte protivníkům vašim, dobrořečte, pravím, a nezlořečte.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Dobrorečte tým, ktorí vás prenasledujú; dobrorečte a nezlorečte.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Dobrorzeczcie tym, którzy was prześladują; dobrorzeczcie, a nie przeklinajcie.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Hãy chúc phước cho kẻ bắt bớ anh em; hãy chúc phước, chớ nguyền rủa.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Hãy chúc phước cho kẻ bắt_bớ anh_em ; hãy chúc phước , chớ nguyền_rủa .
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.너희를 핍박하는 자를 축복하라 축복하고 저주하지 말라
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Segnet, die euch verfolgen; segnet und fluchet nicht.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Siunatkaa vainoojianne, siunatkaa, älkääkä kirotko.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Välsignen dem som förfölja eder; välsignen, och förbannen icke.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Velsign dem som forfølger eder; velsign, og forbann ikke!
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Velsigner dem, som forfølge eder, velsigner og forbander ikke!
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Wens de mensen die u vervolgen alle goeds toe. U moet hun niets kwaads toewensen.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Ευλογειτε τους καταδιωκοντας υμας, ευλογειτε και μη καταρασθε.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.ако е възможно, доколкото зависи от вас, живейте в мир с всичките човеци.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Благословляйте гонителей ваших; благословляйте, а не проклинайте.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Благословляйте тих, хто гонить вас; благословляйте, а не кленїть.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.ברכו את רדפיכם ברכו ואל תקללו׃
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.باركوا على الذين يضطهدونكم. باركوا ولا تلعنوا.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.逼 迫 你 們 的 、 要 給 他 們 祝 福 . 只 要 祝 福 、 不 可 咒 詛
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.逼迫 你 們 的 、 要給 他 們 祝福 . 只要 祝福 、 不 可 咒詛
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Em breve, sairão daqui. Não se preocupem.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.I kommer snart ud.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Niedługo was wypuszczę, nie ma strachu.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Ni kommer snart att få komma ut.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Os dejaré salir pronto, no os preocupéis.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Päästän teidät pian pois.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Vi farò rilasciare presto, non preoccupatevi.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Θα σας αφήσω να φύγετε σύντομα, μην ανησυχείτε.
Sizi yakında buradan çıkaracağım, merak etmeyin.Скоро я вас отсюда выпущу, не беспокойтесь.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Aleście wy napawali Nazarejczyków winem, a prorokom zakazywaliście, mówiąc: Nie prorokujcie.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Ale vy jste napájeli Nazarejské vínem, a prorokům jste zapovídali, řkouce: Neprorokujte.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Ale vy ste napájali nazarejov vínom a prorokom ste zakazovali a vraveli: Neprorokujte!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.De a nazirokat borral itattátok, és a prófétákra ráparancsoltatok, mondván: Ne prófétáljatok!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Et vous avez fait boire du vin aux nazaréens! Et aux prophètes vous avez donné cet ordre: Ne prophétisez pas!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Iar voi aţi dat Nazireilor să bea vin, şi proorocilor le-aţi poruncit: ,Nu proorociţi!`
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.그러나 너희가 나시르 사람으로 포도주를 마시게 하며 또 선지자에게 명하여 예언하지 말라 하였느니라
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Mas vós aos nazireus destes vinho a beber, e aos profetas ordenastes, dizendo: Não profetizeis.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.«Ma voi avete fatto bere vino ai nazirei e ai profeti avete ordinato: Non profetate
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Men I fikk nasireerne til å drikke vin, og I forbød profetene å profetere.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Men I gåven nasirerna vin att dricka, och profeterna bjöden I: »Profeteren icke.»
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Men I gav Nasiræerne Vin, og Profeterne bød I ej at profetere.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Mutta te juotitte nasiireille viiniä, ja profeettoja te kielsitte sanoen: "Älkää ennustako".
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Nhưng các ngươi đã cho các người Na-xi-rê uống rượu , và cấm các kẻ tiên_tri rằng : Chớ nói tiên_tri !
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Nhưng các ngươi đã cho các người Na-xi-rê uống rượu, và cấm các kẻ tiên tri rằng: Chớ nói tiên tri!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Pero vosotros disteis de beber vino a los nazareos y a los profetas mandasteis diciendo: '¡No profeticéis!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.So gebt ihr den Geweihten Wein zu trinken und gebietet den Propheten und sprecht: Ihr sollt nicht weissagen!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Vi pa ste dajali vina piti nazircem in prorokom ste ukazovali: Ne prorokujte!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Σεις δε εποτιζετε τους Ναζηραιους οινον και προσεταξατε τους προφητας λεγοντες, Μη προφητευσητε.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.А вие напоявахте Назиреите с вино, И заповядвахте на пророците Като им казвахте - Да не пророкувате.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.А вы назореев поили вином и пророкам приказывали, говоря: „не пророчествуйте".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod