etmeyeceğim ile cümle
etmeyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a telefon etmeyeceğim.I won't call Tom.
Seninle alay etmeyeceğim.I won't make fun of you.
Bir karikatür çizdim, bir virüs gibi yayıldı ve bununla devam etmeyeceğim.I made a cartoon that went viral and I am not going with it.
Bunları tanımlamaya teşebbüs etmeyeceğim.I do not claim to understand these questions.
Ve aslında bu sadeleştirmeye devam etmeyeceğim.I'm running out of time.
Zamanını boşa harcama. Sana yardım etmeyeceğimDon't waste your time, I won't help you.
RB:Bunun aksini iddia etmeyeceğim.RB: Well, I won't contradict that.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.But I won't accept a conviction.
"Bunu tedavi etmeyeceğim."This I will not treat.
Okulda çok başarısızdım, liseye devam edip etmeyeceğim bile belli değildi.I was a total failure in school, not really headed to graduate high school.
Harika bir ebeveyn olmak istiyorum ve ve bunları harika bir başarı için kurban etmeyeceğim."I want to be a great parent, and I will not sacrifice them on the altar of great accomplishment."
Bir, iki, üç, saymaya devam etmeyeceğim yoksa cevabı vermiş olurum.So I have one, two, three-- well, I'm not going to count them because that'll give our answer away.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.I think you know what a row is. I don't want to talk down to you.
Bununla devam etmeyeceğim, ama basit bir çözüm önermesi ilginçtir.I don't go along with all that, but it's interesting that he had a simple solution.
Sonra,Pişman olsan bile kabul etmeyeceğim.Later,even if you regret it, I'm not going to give in.
Artık vicdanınızı rahatlatma arayışınıza... ...yardım etmeyeceğim.I will no longer play your sidekick in your quest to clear your conscience.
Bunu tercüme etmeyeceğim!I'm not translating that!
Dedim ki, bir daha asla dürüst bir toplumsal görüşü ifade etmeyeceğim.I said, I'm never going to make any honest public commentary again.
Halkım İsrailin arasında yaşayıp onları hiç terk etmeyeceğim.››I will dwell among the children of Israel, and will not forsake my people Israel."
RAB diyor ki, ‹‹Bütün ülke viran olacak, Ama onu büsbütün yok etmeyeceğim.For thus says Yahweh, "The whole land shall be a desolation; yet will I not make a full end.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB."But even in those days," says Yahweh, "I will not make a full end with you.
Musa, Allah dilerse dedi, görürsün, sabredeceğim ve hiçbir hususta sana isyan etmeyeceğim."You will find me patient if God wills," said Moses; "and I will not disobey you in any thing."
Oysa siz, size (yaptıklarınızdan hesap sorulacak) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanmıştınız!"Nay, but you thought that We had appointed no meeting for you (with Us)."
Rableri onlara karşılık verdi: "Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim.And their Lord hath heard them (and He saith): Lo!
Halka hoş görünmek için ülkenin geleceğini ipotek etmeyeceğim."Our strategy is leading the country out of the crisis inherited from the past.
"Kosova'da güvenlik ve istikrarı tehdit eden hiçbir eylemi tolere etmeyeceğim.“I will not tolerate any act which threatens the security and stability of Kosovo.
"Acele etmeyeceğim."I will take it slowly.
Asla pes etmeyeceğim.Ich werde niemals aufgeben.
Sana yardım etmeyeceğim.Ich werde dir nicht helfen.
Ona yardım etmeyeceğimi söyledim.Ich sagte, dass ich ihm helfen werde.
Boston'u tekrar asla terk etmeyeceğim.Ich werde nie mehr von Boston weggehen.
Tom'a tekrar söz etmeyeceğim.Ich werde Tom nie mehr erwähnen.
Fakirlere yardım etmeyeceğim.Je n'aiderai pas les pauvres.
Hiç eleştiriye tahammül etmeyeceğim.Je ne tolérerai aucune critique.
Seni rahatsız etmeyeceğim.No te molestaré.
Tom'a ihanet etmeyeceğim.No traicionaré a Tom.
Doğum gününü yalnız geçirmene müsaade etmeyeceğim.No permitiré que pases solo el día de tu cumpleaños.
Seni tekrar rahatsız etmeyeceğim.No volveré a molestarte.
Bir karikatür çizdim, bir virüs gibi yayıldı ve bununla devam etmeyeceğim.Versión española Estoy trastornado como el infierno, y no voy a soportarlo más.
Bir karikatür çizdim, bir virüs gibi yayıldı ve bununla devam etmeyeceğim.Con il vento vado continuamente come un pellegrino, e non so nient'altro.
Ben satın almak istemeyince kral satın almak istedi ama hediye olarak da kabul etmeyeceğimi belirttim.Lei dice di sì, ma aggiunge che avrebbe preferito avere lui anziché un regalo.
Tom'a ihanet etmeyeceğim.Я не предам Тома.
Tom'un beni ezmesine müsaade etmeyeceğim.Я не позволю Тому притеснять меня.
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.Я клянусь, что честь и доверие, оказанные мне, не посрамлю.
Hareket etmeyeceğim.لن اتحرك.
Asla pes etmeyeceğim!Ik zal nooit opgeven!
Tom'a ihanet etmeyeceğim.Jag ska inte förråda Tom.
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.Не схильний до компромісів чи довіри будь-кому.
Planına itiraz etmeyeceğim.Nu mă voi opune planului tău.
Fakat o "silah icat etmeyeceğim, TV ve araba alın." gibi şeyler söyler.A hely rendőre jön át a hátsó teremből, „nem tudom megtenni” mondja, majd elteszi pisztolyát.
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.この信仰は、信者たちを一にし、信者たちを分裂させません。
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.신뢰심을 지닌 사람들에게는 한없는 은총이 내릴 것이다.”
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.Ali blago onima koji me nisu vidjeli, a vjeruju.”
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.Ale rozsudek nepřijmu.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.De az ítéletet nem fogom elfogadni.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.Mais je n'accepterai pas une condamnation.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.Men jeg vil ikke acceptere en dom.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.Mutta en aio hyväksyä tuomiota.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.Nhưng tôi sẽ không chấp nhận lời buộc tội.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.Pero no aceptaría una condena.
İlgili Sayfalar