Tom, Mary'yi ona yardım etmesini için nasıl ikna etti?How did Tom persuade Mary to help him?
Tom'un yanıldığını itiraf etmesini istiyorum.I want Tom to admit he was wrong.
Başkalarının size yardım etmesini beklemeyin.Don't expect others to help you.
Gerçekten Tom'un sana yardım etmesini bekler misin?Do you really expect Tom to help you?
Tom'un bana yardım etmesini istesem sorun olur mu?Is it OK if I ask Tom to help me?
Tom'dan bana yardım etmesini isteyebilir miyim?May I ask Tom to help me?
Tom'un bana yardım etmesini istersem bir sakıncası var mı?Is it all right if I ask Tom to help me?
Tom'un yardım etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to help.
Sami, Leyla'nın bacaklarını traş etmesini istedi.Sami wanted Layla to shave her legs.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to help him.
Çalışırken insanların rahatsız etmesinden hoşlanmıyorum.I don't like people bothering me when I'm working.
Tom'dan garajı temizlememe yardım etmesini istedim.I wanted Tom to help me clean the garage.
Tom'un garajı temizlememe yardım etmesini istiyorum.I want Tom to help me clean the garage.
Tom'a birinin yardım etmesini istiyorum.I want someone to help Tom.
Onunla yarın telefonda görüşüp bize yardım etmesini isteyeceğim.I'll get in touch with him by telephone tomorrow and ask him to give us a hand.
Evini dekore etmesine yardım ettiği için ona teşekkür etti.He thanked her for helping him decorate his house.
Evini dekore etmesine yardım etti.He helped her decorate her house.
Tom'dan bize yardım etmesini istedin mi?Have you asked Tom to help us?
Bunun devam etmesine müsaade edilmeyecek.This won't be allowed to continue.
Eğer ben senin yerinde olsaydım Tom'dan kesinlikle yardım etmesini isterdim.I'd definitely ask Tom to help if I were you.
Tom benzin pompası görevlisinden yağ seviyesini kontrol etmesini istedi.Tom asked the petrol-pump attendant to check his oil level.
Robert agresif davranıp dedektife terk etmesini söyledi.Robert acted aggressively and told the detective to leave.
Tom, ev sahibinden klimayı tamir etmesini istedi.Tom has asked his landlord to fix the air conditioner.
Tom'dan arabamı tamir etmesini istedim.I asked Tom to fix my car.
Karl, Amelia'ya acele etmesini söyledi.Karl told Amelia to hurry.
Lukas, Rima'nın yeni kimliğini kabul etmesini istedi.Lukas wanted Rima to accept her new identity.
İsabella parktan çıkarken Stefan'dan ona eşlik etmesini istedi.Isabella asked Stefan to escort her out of the park.
Ancak eski surlardan başka Gabriel'in şehri iyi tahkim etmesinden dolayı kuşatma uzamıştır.Ayu (アユ) Manga only A DearS visiting from another town.
Demiryolu, Rus ordusunun Kafkasya'yı daha iyi kontrol etmesine sağlayacaktı.The railway would allow the Russian army to have better control of Caucasia.
Bu rapora rağmen halkın hükümete olan kızgınlığı Golda Meir'in istifa etmesine sebep oldu.Despite the report, public anger at the Government led to Golda Meir's resignation.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.In the meantime, the British government demanded that Beneš request a mediator.
Şimdi ise 1997 yılında Efendi, tarihin kendisini farklı bir sonuçla tekrar etmesini ister.Now in 1997, the Master is trying to have history repeat itself with a different ending.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.This caused him to leave the Peace Conference.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda and her husband, Joseph Goebbels, insisted that Kunz help them.
Otto Strasser'a karşı belli belirsiz bir bağlantının olduğunu itiraf etmesini istediler.They wanted him to confess to some kind of connection, however vague, to Otto Strasser.
Eğer bir kuvvetin, bir yol boyu hareket etmesine izin verilirse, mekanik iş yapmış olur.If a force is allowed to act through a distance, it is doing mechanical work.
Aslında bu zorluklar, alanı terk etmesinin temel nedenlerinden biridir.In fact these challenges are one of the primary reasons why he left the field.
Konferansın sonunda, Türkiye'nin tarafsızlığının devam etmesine karar verildi.At the end of the conference, it was decided that Turkey's neutrality should be maintained.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Western countries allowed these people to immigrate without complications.
Karısının ona eşlik etmesinde ısrar etmiştir, yalnız gidemeyeceğini söylemiştir.He insisted on having his wife accompany him, even saying that he would not go alone.
Jacqueline, Marc Mero'nun müdahale etmesinin ardından unvan talebinde bulundu.Jacqueline claimed the title after Marc Mero interfered.
Bu, kullanıcıya cihazını kullanmaya devam etmesini sağlar ve belirli bir süre sonra kaybolur.This allows the user to continue using their device, and disappears after a set period of time.
Her zaman Yahudilerin Rusya'da legal bir statü elde etmesini istemişlerdir.They hoped to see the Jews achieve a legal minority status in Russia.
Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'e sivillerin terk etmesine izin verilmesini önerdi.They recommended to Joseph Goebbels, the Minister of Propaganda, that civilians be allowed to leave.
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.He begged forgiveness of anyone he may have offended and begged for God's forgiveness.
Guatemala'nın Belize üzerinde hak iddia etmesinden kaynaklanan sorunu ise çözümsüz bırakıldı.A dispute with Guatemala over claims to Belize was left unresolved.
Ülkenin 2008 yılında bağımsızlığını ilan etmesinden beri ekonomisi her yıl büyümeye başlamıştır.Since the independence in 2008, the economy has grown every year.
Babası Enzo gerçeği öğrendiğinde öfkelenir ve Mengele'nin oteli terk etmesini ister.Her father Enzo finds out the truth; he is furious and demands that Mengele leave the hotel.
Film, genç bir hemşirenin, kuzeninin intiharı sonrasında, bununla mücadele etmesini anlatmaktadır.A young nurse struggles after her cousin's suicide.
NBC ligi sadece bir sezon yürütmek istedi, fakat McMahon ligin devam etmesini istedi.NBC walked out on the venture after only one season, but McMahon intended to continue alone.
İnternette bir kişinin bu modu aktif etmesine izin veren ücretsiz bir yazılım var.Free software exists on the internet that allows one to activate this mode.
W201, Avrupa'da güçlü satışlar elde etmesine karşı ABD'de satış rakamları düşük kaldı.The W201 enjoyed strong sales in Europe but fared poorly in the United States.
Diệm Kamboçya'dan Cử'yu teslim etmesini istedi; ancak bu istek reddedildi.Diệm asked Cambodia to extradite Cử, but this request was refused.
ABD’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmesinden dolayı Hamas’la görüşmedi .She did not meet with Hamas, due to the United States designating Hamas as a terrorist organization.
Sue sonradan Quinn'i toplayarak glee kulübünü içerden yıkması için kendisine yardım etmesini sağlar.Sue then enlists the three of them to help her destroy the glee club from the inside.
Mayavati Pradyumna'yı büyü ve savaş alanında eğiterek Sambara'yı yenerek yok etmesini öğütler.Mayavati trains Pradyumna in magic and war and advises him to kill Sambara.
Angelus ise Achatla'nın dünyayı yok etmesini istemektedir.Angelus wants to use Acathla to destroy the world.
Servisin geniş yetkileri etkin siyasete müdahale etmesine izin verdi.The agency's broad powers allowed it to actively intervene in politics.
Üyeliğe alınma tamamıyla, üyelerin yeni üyeleri teklif etmesine dayanır.The process of induction relies entirely on members proposing new members.
Yinelenen çarpmalar bir yıldızın ömrünün büyük kısmında bir diskin devam etmesine neden olabilir.Repeated collisions can cause a disk to persist for much of the lifetime of a star.