Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesini beklediğini söyledi.Tom said he expected Mary to help him do that.
Tom, Mary'den John'u hastanede ziyaret etmesini istedi.Tom asked Mary to visit John in the hospital.
Tom Mary'ye acele etmesini söylediTom told Mary to hurry.
Tom, Mary'den, kardan adam yapması için ona yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him make a snowman.
Tom'un bize yardım etmesi gerekir.Tom is supposed to help us.
Aslında Tom'un Mary'ye yardım etmesini istemiyorum.I don't really want Tom to help Mary.
Tom Mary'den acele etmesini istedi.Tom asked Mary to hurry up.
Tom, Mary'ye öneriyi kabul etmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to accept the offer.
Tom, Mary'nin evi terk etmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to leave the house.
Tom'a teklifi kabul etmesini tavsiye ettim.I advised Tom to accept the offer.
Tom'a teklifi kabul etmesini öğütledim.I advised Tom to accept the offer.
Tom'un bana yardım etmesi gerekecek.Tom will have to help me.
Annem ve babamın kavga etmesinden nefret ediyorum.I hate it when my parents fight.
Tom'un istifa etmesi sürpriz olmadı.It isn't surprising that Tom resigned.
Umarım Tom'u bize yardım etmesi için ikna edebilirim.I hope I can convince Tom to help us.
Sami kızların ona dikkat etmesini istiyordu.Sami wanted girls to pay attention to him.
Sami'ye annesini ziyaret etmesi için izin verilmedi.Sami was not permitted to visit his mother.
Tom'un birinin ona yardım etmesine izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure Tom would let anybody help him.
Tom'un birisinin ona yardım etmesine izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure that Tom would let anybody help him.
Tom'un birisinin Mary'ye yardım etmesine izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure that Tom would let anybody help Mary.
Tom'un sana yardım etmesi için bir şans olacağını sanmıyorum.I don't think there's any chance that Tom will help you.
Tom bana nerede park etmesi gerektiğini sordu.Tom asked me where he should park.
Tom'dan Mary'nin onu yapmasına yardım etmesini istedim.I asked Tom to help Mary do that.
Sami her zaman Leyla'nın ziyaret etmesini istiyordu.Sami always wanted Layla to come over.
Sami'nin, saldırganını takip etmesi boşunaydı.Sami's pursuit of his attacker was in vain.
Sami, Leyla'dan ona yardım etmesini istedi.Sami asked Layla to help him out.
Tom, Mary'yi ona yardım etmesini için nasıl ikna etti?How did Tom persuade Mary to help him?
Tom'u sana yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcama.Don't waste your time trying to convince Tom to help you.
Tom'un bana yardım etmesi gerektiğini düşünüyorum.I think that Tom should help me.
Tom'un yanıldığını itiraf etmesini istiyorum.I want Tom to admit he was wrong.
Başkalarının size yardım etmesini beklemeyin.Don't expect others to help you.
Gerçekten Tom'un sana yardım etmesini bekler misin?Do you really expect Tom to help you?
Gerçekten, Tom'un Mary'yi kendisine yardım etmesi için ikna edebileceğini düşünüyor musun?Do you really think Tom can convince Mary to help him?
Tom'u sana yardım etmesi için ikna edebileceğini düşünüyor musun?Do you really think you can convince Tom to help you?
Tom'un bana yardım etmesini istesem sorun olur mu?Is it OK if I ask Tom to help me?
Tom'dan bana yardım etmesini isteyebilir miyim?May I ask Tom to help me?
Tom'un bana yardım etmesini istersem bir sakıncası var mı?Is it all right if I ask Tom to help me?
Sen memnun etmesi zor bir adamsın, değil mi?You're a hard man to please, aren't you?
Tom'un yardım etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to help.
Sami, Leyla'nın bacaklarını traş etmesini istedi.Sami wanted Layla to shave her legs.
Mary'nin uçuşunu iptal etmesi lazım.Mary needs to cancel her flight.
Mary'nin uçuşunu iptal etmesi gerek.Mary needs to cancel her flight.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to help him.
Tom'un orada sıcak karşılanmadığını fark etmesi uzun zaman almadı.It didn't take Tom long to realize that he wasn't welcome there.
Çalışırken insanların rahatsız etmesinden hoşlanmıyorum.I don't like people bothering me when I'm working.
Tom'dan garajı temizlememe yardım etmesini istedim.I wanted Tom to help me clean the garage.
Tom'un garajı temizlememe yardım etmesini istiyorum.I want Tom to help me clean the garage.
Teşekkür etmesi gereken benim.I'm the one who should thank you.
Tom'a birinin yardım etmesini istiyorum.I want someone to help Tom.
Onun yüzüğü çaldığını itiraf etmesi hizmetçiyi akladı.His acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Onunla yarın telefonda görüşüp bize yardım etmesini isteyeceğim.I'll get in touch with him by telephone tomorrow and ask him to give us a hand.
Ona yardım etmesi gerektiğini biliyordu.He knew he had to help her.
Evini dekore etmesine yardım ettiği için ona teşekkür etti.He thanked her for helping him decorate his house.
Evini dekore etmesine yardım etti.He helped her decorate her house.
Hafta sonundan önce ödevini teslim etmesi gerekiyordu.He was supposed to hand in his homework before the weekend.
Yardım etmesi için Allah'a dua etti.She prayed to God for help.
Tom'dan bize yardım etmesini istedin mi?Have you asked Tom to help us?
Yanni'nin ön cam çiziklerini tamir etmesi gerekiyor.Yanni needs to fix these windshield chips.
Yanni'nin ön camını iyice tamir etmesi gerekiyor.Yanni needs to fix his windshield properly.
Bunun devam etmesine müsaade edilmeyecek.This won't be allowed to continue.