etmen ile cümle
etmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Dan publikasinya menyarankan agar Anda menukarkan satu untuk yang lain.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.El documento sugería que eran intercambiables.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Estudos demonstravam que se trocava um pelo outro.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Et l'article suggère alors que vous avez échangé l'un pour l'autre.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.그녀는 논문에서 신경세포조직과 소화기세포조직은 서로 교환 될 수 있다고 주장했습니다.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.L'articolo allora suggeriva che fossero intercambiabili.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Und die wissenschaftliche Abhandlung schlug vor, dass man das eine durch das andere ersetzen konnte.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Và bài nghiên cứu cho thấy rằng bạn trao đổi hai mô cho nhau.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Z její studie vyplývá, že jedno je na úkor druhého.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Στις εργασίες της εποχής υποστήριζαν πως το ένα επηρεάζει το άλλο.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.И докладът тогава предположи, че едното се търгуваше за другото.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Согласно данной гипотезе, чем-то нужно жертвовать.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.והמאמר מראה שאתם מחליפים אחד באחר.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.واقترحت الورقة بانه يمكنك مبادلة أحدهما مع الآخر.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.ある体質量に対して大きな脳を望めば
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Acum devine entuziasmat. Ăsta e entuziasm, nu trebuie să vă faceţi probleme.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Ahora se entusiasma -- esto es entusiasmo, no tienen que preocuparse.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.É excitação, não têm que se preocupar com ela.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.E poi si esalta -- quella è esaltazione, non dovete preoccuparvi di questa parte.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Il devient excité -- voilà l'excitation. Ne vous en préoccupez pas.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Jetzt wird er aufgeregt - das ist Aufregung, aber darum müssen Sie sich nicht sorgen.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.점점 흥분합니다. 이게 흥분한 증거죠. 걱정하실 필요는 없습니다.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Most izgatottá válik -- ez az izgatottság, nektek nem kell törődni ezzel.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Nu bliver han ophidset - det her er ophidselse det behøver I ikke bekymre jer om.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Nu raakt hij opgewonden -- dat is opwinding, maak je geen zorgen.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Sekarang dia jadi bersemangat -- itu semangat, yang tak perlu Anda khawatirkan.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Sen blir han upphetsad -- det där är upphetsning ni behöver inte oroa er för det.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Tady ho to nějak nadchlo, ale to nás teď nezajímá.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Teraz sa rozruší -- to je vzrušenie. O to sa nebojte.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Teraz się rozpala. (Fortepian) Podniecenie, nie musicie się o to martwić.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Τώρα αρχίζει να διεγείρεται -- αυτό είναι διέγερση, μην ανησυχείτε γι' αυτό.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Сега се въодушевява - не бива да ви притеснява тази възбуда.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Тепер він стає збудженим. (Фортепіано) Це збудження, не хвилюйтеся.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.עכשיו הוא מתרגש -- ♫♫♫ זאת התרגשות. זה לא צריך להטריד אתכם.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.والآن هو يزداد حماسة , هذا أمرٌ حماسي ليس عليكم أن تقلقوا بشأن هذا .
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.興奮は別に気にしなくてもいいです
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Así que tengan cuidado cuando tomen la raíz cuadrada.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Du behöver oroa dig om plus eller minus.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Je moet op eventuele plus en min tekens letten.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.부호에 대해서 생각해 보아야 합니다.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Musiecie brać pod uwagę plusy lub minusy.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Portanto, tenha cuidado quando você tirar essa raiz quadrada.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Při odmocňování je potřeba dávat pozor.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.Трябва да се безпокоите за плюс или минус.
Artı ve eksiye dikkat etmeniz gerekir.もう一つやってみましょう。
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Avete solo bisogno di organizzarla.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.De fapt e nevoie sa o organizezi.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Hay que asegurarlo. Hay que darle un significado.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Je zult het moeten organiseren.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.사실 체계화할 필요는 있겠지요.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Man muss es wirklich organisieren.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Vous avez réellement besoin de l'organiser.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Warto więc to odpowiednio zorganizować.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Πρέπει πραγματικά να το οργανώσεις.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Всъщност е нужно да го организираш.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.Нужно просто организовать.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.צריך ממש לארגן את זה.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.تحتاج فقط للتنظيم
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.意義を提供するのです
Avrupa’da öğretmenlik eğitiminin değerlendirilmesini etkileyen birçok etmen bulunmaktadır.Instituţiile pentru formarea iniţială a profesorilor