Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Het punt is dat we door moeten gaan met het verbeteren van welzijn.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Jde o to, že náš blahobyt musíme i nadále zvyšovat.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.중요한 것은, 건강한 삶을 계속해서 증진시키는 것입니다.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Och poängen är, att vi måste fortsätta att öka välmåendet.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Og formålet er, at vi skal blive ved med at øge velfærden.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Sednem jest to, że musimy zawsze dążyć do poprawiania bytu.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Și esența este că trebuie să creștem bunăstarea.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Und der Punkt ist, dass wir weiterhin das Wohlbefinden verbessern müssen.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Và vấn đề là, chúng ta cần xúc tiến gia tăng sự thịnh vượng.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Y la idea es que tenemos que seguir incrementando el bienestar.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.Και το θέμα είναι, πρέπει να συνεχίσουμε να αυξάνουμε την ευτυχία.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.И важното е, че трябва да продължим с повишаването на нашето благополучие.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.И суть в том, что нам нужно продолжать увеличивать благополучие.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.הנקודה היא, שאנחנו צריכים להמשיך ולהגדיל את הרווחה.
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.والفكرة هي ان نستمر في رفع رفاهية الافراد
Esas nokta ise, refahi arttirmaya devam etmemiz gerektigi.幸福を増やしていかなければならないことです 選挙で 暮らしの質が下がってもよい
Eşinizle ayrı adreslerde iki yıl ikamet etmemişseniz, düşünme dönemi mecburidir.Betänketiden är obligatorisk, förutom om du och din maka/make har bott på skilda adresser de senaste två åren.
Eşinizle ayrı adreslerde iki yıl ikamet etmemişseniz, düşünme dönemi mecburidir.Harkinta-aika on pakollinen, jos et ole asunut kahta vuotta eri osoitteissa puolisosi kanssa.
Eşinizle ayrı adreslerde iki yıl ikamet etmemişseniz, düşünme dönemi mecburidir.فترة التروي إلزامية، إذا لم تكن/تكوني قد سكنت لمدة سنتين في عنوان مختلف عن زوجك/زوجتك.
Eşinizle ayrı adreslerde iki yıl ikamet etmemişseniz, düşünme dönemi mecburidir.首次递交离婚申请后,要进入为期六个月的考虑期。如果您与配偶分居未满两年,则必须进入考虑期。
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.Dan ini adalah alasan kami menginginkan hukum pelabelan.
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.En dat is het rede we etiketteringswetten willen.
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.E' questa è la ragione per la quale vogliamo leggi per l'etichettatura obbligatoria.
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.Und das ist der Grund, warum wir Gesetze zur Kennzeichnung wollen.
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.Y es por esto que queremos Leyes de etiquetado.
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.Ето това е причината да искаме закони за етикетиране.
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.ولهذا السبب نريد قوانين تلزم بالتعريف عن استخدام المواد المعدلة وراثياً في لصاقات المنتجات الغذائية
Etiketleme yasaları talep etmemizin sebebi de budur.カリフォルニア州では、GMOラベル表示義務論争にバイオ産業が4000万ドルを費やして阻止しました。
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Nem tette, elrabolták.
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Nerezignoval, bol unesený.
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Ni odstopil. bil je ugrabljen.
Etmemişti. O kaçırılmıştı.No fue así, lo habían secuestrado
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Non era vero, fu rapito.
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Tidak, ia diculik
Etmemişti. O kaçırılmıştı.To nie była prawda, został uprowadzony
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Но не е вярно, бил е отвлечен.
Etmemişti. O kaçırılmıştı.Но он не отрекся, он был схвачен и увезен
Etmemişti. O kaçırılmıştı..זה לא היה כך. הוא נחטף
Etmemişti. O kaçırılmıştı.翌朝 選出されていない 独裁者が就任しました
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.A víme, že existují správné a špatné odpovědi na to, jak se do tohoto prostoru dostat.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.E nós sabemos, nós sabemos que há respostas certas e erradas de como nos movermos neste espaço.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.En we weten, we weten, dat er juiste en onjuiste antwoorden zijn hoe ons in deze ruimte te gedragen.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.E sappiamo, che ci sono risposte giuste e sbagliate a come muoversi all'interno di questo spazio.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.És tudjuk, hogy vannak jó és rossz válaszok arra, hogyan mozogjunk ezen a skálán.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.I wiemy, że istnieją dobre i złe odpowiedzi na to jak poruszać się w tym obszarze.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.Ja me tiedämme, me tiedämme, että on oikeita ja vääriä vastauksia kysymykseen, miten liikkua tässä tilassa.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.우리는 또 알고 있습니다. 이 연속 선상에서 움직이는 방식에는 옳고 그른 답이 있다는 것을 말입니다.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.Şi ştim de asemenea că există direcţii corecte şi direcţii greşite pentru a ne putea deplasa în acest spaţiu.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.Vieme -- my vieme -- že existujú správne a nesprávne odpovede na to, ako sa v tomto priestore pohybovať.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.Y sabemos, sabemos que hay respuestas correctas e incorrectas de cómo movernos en este espacio.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.И ние знаем, знаем, че има правилни и грешни отговори нагоре и надолу по скалата.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.ואנו יודעים-- אנו יודעים-- שישנן תשובות נכונות ושגויות לגבי הדרך בה יש לנוע במרחב הזה.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.وكما نعلم - ونحن نعلم ان هنالك اجوبة صحيحة واجوبة خاطئة لكيفية التحرك في هذا العالم
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.そのような状況下で 何が正しくて 何が間違っているかです 水にコレラ菌を混ぜるのは 名案だと言えるでしょうか
Evet, fark etmemişsin.Sí, no pudiste.
-Evet komutanım. Ateş etmemi ister misiniz? Dinlendim.Želite da streljam?
- Evet, temas için izin almaya çalýţýyoruz. - Hadi ama ateţ etmemize izin verin!На их стороне армии, они владеют средствами массовой информации, банками, все деньги на их стороне.
Evin boş olduğunu hiç hatırlamıyorum çünkü annem bizi hiç terk etmemişti.Ich erinnere mich daran, dass ich mich leer fühlte, denn sie würde uns nie verlassen.
Evin boş olduğunu hiç hatırlamıyorum çünkü annem bizi hiç terk etmemişti.나는 내 어머니가 떠난 적이 없었던 우리에 게 왜 냐 면 빈 되 기억하실 수 있습니다.
Evin boş olduğunu hiç hatırlamıyorum çünkü annem bizi hiç terk etmemişti.أستطيع تذكرشعوري بالفراغ بسبب أن أمي لم تتركنا أبداً