Bütün hayatı boyunca, Patrick hiç sohbet etmemiş.През целия си живот Патрик не е провеждал разговор.
Bütün hayatı boyunca, Patrick hiç sohbet etmemiş.في حياته كلها، باتريك لم يخض محادثة اطلاقًأ.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.이처럼, 최신의 부드러운 구조 방식은 제가 조형물을 시험하고 고층건물 크기로 설치하는 것을
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Ta nowa delikatna metoda strukturalna umożliwia mi formowanie i konstruowanie tych rzeźb wielkości wieżowców.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Táto nová štruktúrovaná metóda mi umožňuje modelovať a vytvárať tieto skulptúry v rozsahu mrakodrapov.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Новий метод м"якої структури дозволяє моделювати і конструювати ці споруди розміром з хмарочос.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Този нов мек структурен метод ми позволява да моделирам и да правя тази скулптури с мащаба на небостъргачи.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.שיטת הבניה הרכה החדשה הזו מאפשרת לי לעצב ולבנות את הפסלים האלה
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.ان المجسمات الناعمة تمكنني من تشكيل هذه الامور وان ابني هذه المجسمات
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.私は高層ビルと 同じスケールの作品を 設計することができたんです
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Also mussten wir das Problem sehr praxisnah und nachhaltig angehen.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Así que tuvimos que afrontar la cuestión de una manera muy práctica y sostenible.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.A trebuit să abordăm problema într-un mod practic.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Daarom moesten we er op een praktische en duurzame manier mee omgaan.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Dlatego zastosowaliśmy rozwiązania praktyczne i dalekosiężne.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Do đó, chúng tôi phải xử lí vấn đề này một cách thực tiễn và bền vững.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Így meg kellett egyeznünk velük egy praktikus és fenntartható módon.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Kami harus menghadapi masalah yang sangat praktis dan berkesinambungan.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.그래서 우리는 이 문제를 아주 현실적이며 지속적인 방법으로 해결해야 했습니다.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Nous avons donc dû résoudre la question de manière très pragmatique et durable.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Portanto, tínhamos de lidar com isso de modo prático e sustentável.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Quindi abbiamo dovuto affrontare la situazione in modo pratico e sostenibile.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Takže jsme se s tím museli vypořádat velice prakticky a trvale.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Takže sme museli nájsť veľmi praktické a udržateľné riešenie.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Vi behövde hantera det på ett mycket praktiskt och uthålligt sätt.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Έπρεπε λοιπόν να το αντιμετωπίσουμε μ' έναν πολύ πρακτικό και βιώσιμο τρόπο.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Затова трябваше да постигнем практично и трайно решение.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Поэтому мы должны были действовать очень разумно и ответственно.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.Тож нам довелося врахувати з точки зору практики та раціональності.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.אז, היינו צריכים להתמודד בצורה מאד פרקטית וברת -קיימא.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.لذا، توجب علينا التعامل بطريقة عملية جداً وإطار مستدام.
Bu yüzden, bu sorunla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntemle mücadele etmemiz gerekti.より深く調査を進めていくと
Bu yüzden dikkat etmemiz gereken şey zaman değil.سوف نحصل على قيمة سالبة , حيث انه لن يكون الزمن المهتمين فيه
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.무역쇼 부스! 국제 가구 박람회에 전시될거고 쇼는 2000년 뉴욕에서 열렸죠.
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.ביתן תערוכה ליריד עיצוב הרהיטים העכשוי הבין לאומית בניו יורק, ב2000.
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.كشك لهم ليعرض في معرض الأثاث الدولي المعاصر في نيويورك 2000
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.展示ブースのデザインを 依頼されました そこでまず彼らの製品の
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Chúng không dùng được. Chúng tôi phải sửa lại.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.De fungerar inte. Vi måste fixa dem.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.기능을 하지 않으면 고쳐야 합니다.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Mereka tidak berfungsi. Kami harus memperbaikinya.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Nefungujú. Musíme ich opraviť.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Nie działają, więc musimy je naprawić.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.No funcionan. Nosotros tenemos que arreglarlas.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Non funzionano. Le dobbiamo sistemare.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Nous devons les réparer.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Sie funktionieren nicht. Wir müssen sie reparieren.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Ze werken niet. Wij moeten ze repareren.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Δεν λειτουργούν. Πρέπει να τα φτιάξουμε.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Вони не працюють. Ми мусимо їх лагодити.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Ничего не работает — нам приходится чинить.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.Те не работят. Ние трябва да ги коригираме.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.הם לא עובדים, עלינו לתקן אותם.
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.و اذا كنتم قد عشتم في استراليا في السنوات الثلاثين الماضية
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.もしここ30年の間 オーストラリアに住んでいたら
Canavar ya da insan, iki durumda da bu benim Başkumandanı koltuğundan etmemi kolaylaştırır.Che sia un mostro o un umano, questo mi rende più facile tirare giù il Comandante Supremo dal suo trono.
Canavar ya da insan, iki durumda da bu benim Başkumandanı koltuğundan etmemi kolaylaştırır.Czy to potwór, czy człowiek - będzie mi łatwiej wysadzić Najwyższego Dowódcę z jego siodła.
Canavar ya da insan, iki durumda da bu benim Başkumandanı koltuğundan etmemi kolaylaştırır.Monster eller människa- -så blir det lättare för mig att få bort överbefälhavaren från tronen.
Canavar ya da insan, iki durumda da bu benim Başkumandanı koltuğundan etmemi kolaylaştırır.Oli hän sitten hirviö tai ihminen- -minun on helpompi suistaa ylipäällikkö vallasta.
Canavar ya da insan, iki durumda da bu benim Başkumandanı koltuğundan etmemi kolaylaştırır.Om han er monster eller menneske, - - så bliver det nu lettere for mig at få ham fjernet fra tronen.