Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Żołnierze takimi oto pałami bili nas, byśmy się przyznali.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Οι στρατιώτες, με κλομπ τόσο μακριά, μας χτυπούσαν για να αποσπάσουν μια ομολογία.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Евелин: Той ни нареди да седнем, затова седнахме.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Солдаты с дубинками такой длины выбивали из нас признания.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.גבר: "חיילים עם אלות כאלה ארוכות היכו אותנו כדי שנתוודה,
Ateş etmemi ister misiniz? Dinlendim.Chcete si vystřelit?
Ateş etmemi ister misiniz? Dinlendim.Chcete si vystreliť?
Ateş etmemi ister misiniz? Dinlendim.Jaha?
Ateş etmemi ister misiniz? Dinlendim.Θέλετε να ρίξω; Είμαι σ' ανάπαυση.
Ateş etmemi ister misiniz? Dinlendim.?רוצה לראות אותי יורה .אני אחרי מנוחה
Ateş etmemi ister misiniz?Estoy descansado. -¿Cuándo llegaste?
Ateş etmemi ister misiniz?- Sim, senhor.
Ateş etmemi ister misiniz?Sunt nerăbdător.
Ateş etmemi ister misiniz?Мога ли да пострелям?
Aziz Catherine, elleri kesildiğinde... ...senin kadar şikayet etmemişti.Když Svaté Kateřině uřezávali prsa, tak si stěžovala míň než ty.
Aziz Catherine, elleri kesildiğinde... ...senin kadar şikayet etmemişti.Sveti Katarini so odrezali dojke... ...pa je manj stokala.
Aziz Catherine, elleri kesildiğinde... ...senin kadar şikayet etmemişti.Święta Katarzyna miała odcięte piersi... ...i mniej sie skarżyła.
Aziz Catherine, elleri kesildiğinde... ...senin kadar şikayet etmemişti.Η Αγίας Αικατερίνης είχε δικό της στήθος κόψε το ... ...και διαμαρτυρήθηκε λιγότερο.
Aziz Catherine, elleri kesildiğinde... ...senin kadar şikayet etmemişti.Ако Света Катерина реши да и отреже циците,... ... ще се моли по-малко.
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?De fapt nu ma intrebi ce cred, dar ar trebui sa fac cum spui, nu-i asa?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Det är inte så att du frågar vad jag tänker, utan att jag borde göra som du säger, är det inte så?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Es nicht so,dass du mich fragst was ich denke,sondern das ich das tuen soll was du mir sagst,ist es nicht so?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Không phải ba đang hỏi con nghĩ gì, mà là con nên làm theo lời ba, đúng không ạ?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Non mi chiedi che cosa ne penso, ma che dovrei fare come dici tu, non è vero?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Papa bukanlah menanyakan pertanyaanku, tapi saya haruslah menuruti kemauan Papa, bukankah begitu?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Tu ne me demandes pas ce que j'en pense. Tu me dis que je dois faire ce que tu me demandes, non ?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Δεν με ρωτάς τη γνώμη μου, αλλά μου λες ότι πρέπει να κάνω αυτό που μου λες εσύ, έτσι δεν είναι;
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?Ты ведь не спрашиваешь, что я думаю, а говоришь, что я должен делать, не так ли?
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?إنك لا تسأني "ماذا أعتقد" ، بل بأنه يجب علي أن أفعل ماتقول، أليس كذلك؟
Bana ne düşündüğümü sormuyorsun ve kendi isteğine göre hareket etmemi istiyorsun değil mi?結局のところ 僕の未来は 父さんの思い通りに決められてるってこと 違いますか?
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Autrement dit, au lieu d'enregistrer l'activité des neurones, nous devons la contrôler.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Cu alte cuvinte, în loc să înregistrăm activitatea neuronilor, trebuie să o controlăm.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Dengan kata lain, daripada merekam aktivitas dari sel-sel saraf, kita perlu mengendalikannya.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.En otras palabras, en vez de grabar la actividad neuronal tenemos que controlarla.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.In altre parole, invece di registrare l'attivita' dei neuroni, abbiamo bisogno di controllarla.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.In andere woorden, in plaats van de activiteit van neuronen op te nemen, moeten we ze besturen.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Innymi słowy, zamiast rejestrować aktywność neuronów, potrzebujemy mieć nad nimi kontrolę.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Inými slovami, namiesto nahrávania aktivity neurónov, musíme ich aktivitu kontrolovať.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Jinými slovy, namísto zaznamenání činnosti neuronů je potřebujeme ovládat.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.다시 말하면, 뉴런의 활동을 기록하는 대신 통제해야 하는 거죠.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Med andra ord, istället för att spela in neuronernas aktivitet, måste vi kontrollera den.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Mit anderen Worten, anstelle die Aktivität der Neuronen aufzuzeichnen, müssen wir sie kontrollieren.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Nói cách khác, thay vì ghi nhận hoạt động của neuron, chúng ta phải điều khiến nó.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Por outras palavras, em vez de registar a atividade dos neurónios, precisamos de os controlar.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.Другими словами, вместо записи активности нейронов, мы должны их контролировать.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.С други думи, вместо да регистрираме активността на невроните, трябва да я контролираме.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.במילים אחרות, במקום הקלטת פעילות של הניורונים, עלינו לשלוט עליה.
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.بمعنى آخر , بدلاً من تسجيل نشاط الخلايا العصبية , نحتاج أن نتحكم بها .
Başka bir deyişle, sinir hücrelerinin faaliyetini kaydetmek yerine, onu kontrol etmemiz gerekiyor.ニューロンの活動を記録する代わりに、 制御しなければならない。 必ずしも全ての
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Aceste lucruri, pe lângă alte variabile... Dar se pare că acești factori sunt determinanți.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Ces choses, parmi d'autres variables possibles mais ces choses semblent le prédire.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Diese Dinge - vielleicht zusammen mit anderen Variablen - aber diese Dinge scheinen ihn vorzusagen.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Estas cosas, entre quizás otras variables, pero estas cosas parecen predecirlo.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Hal-hal ini, mungkin digabungkan dengan variabel lainnya tampaknya memprediksi rasisme ini.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.다른 변수들 중에서 이것들을 통해 인종차별을 예측할 수 있을 것으로 보입니다.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Mindezek alapján, és talán további változókkal, de szinte bizonyosan előre jelezhető.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Naast wellicht nog andere variabelen, lijken deze dingen het te voorspellen.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Queste cose, insieme ad altre variabili, ma questi fattori sembrano poterlo prevedere.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Właśnie dzięki edukacji i środowisku, pośród innych czynników.
Başka değişkenler de olabilir ama bu etkenler tahmin etmemize olanak veriyor.Возможно есть и другие важные переменные, но эти две помогают предсказать его.