Ana içeriğe geç
Sözlük

etmemi ile cümle

etmemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna rağmen İsrail henüz İgboları Kayıp On Kabile'den biri olduğunu resmi olarak kabul etmemiştir.Проте держава Ізраїль поки не визнала євреїв Ігбо як одне з колін Ізраїлевих.
Çalışmamın bu noktaya geleceğini hiç tahmin etmemiştim.”, dedi.Я ніколи не забуду того, що він зробив для мене».
Cenazede kimse babasına hakkını helal etmemiştir.На похорон ніхто не мав права іти.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.В окупованих Нідерландах він не виступав.
Fakat Michael 15 yıl boyunca tek bir kelime bile etmemiştir.За останні 5 років тут не нарожилася жодна дитина.
Ama Cavaliers'lı oyuncular daha pes etmemişlerdi.Однак, прихильники аріанства не відступили.
Böylelikle de nedenselliği ihlal etmemiş olurlar.При цьому принцип причинності не порушується.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Дружина пішла з життя тринадцять років потому.
Muharebe savaşın sonucuna etki etmemiştir.Це не вплинуло на результат війни.
Nasıl yardım etmemizi önerirsin?Як ти радиш нам допомогти?
Seninle dans etmemi gerçekten istiyor musun?Ти й дійсно хочеш, щоб я з тобою танцював?
Fakat Cole ve arkadaşları herhangi bir kanunu ihlal etmemişlerdi.Ovšem Cole a jeho společníci neporušili žádný zákon.
Bu tesir, şu halk deyişinde hâlâ işitilebilir: "Musa'dan Musa'ya , başka Musa zuhur etmemiş" (bknz.I zavolal na něho Bůh zprostředku keře: „Mojžíši, Mojžíši!“ Odpověděl: „Tu jsem.“ Řekl: „Nepřibližuj se sem!
Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir.Hodně dětí, které ho znalo, si jeho koktavost pamatovalo, zatímco hodně dospělých si jí nevšimlo.
Fark etmemişiz.Všimli jsme si .
Ama Cavaliers'lı oyuncular daha pes etmemişlerdi.Účinkující herci to ovšem nevzdali.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Téměř deset let vůbec nevycházel z domu.
Ancak buna kimse iltifat etmemişti.Nikdo mě ale nehonil.
Gruptan şarkıyı uzatmalarını istemiş ama kabul etmemişler.Navrhl, aby kapela pokračovala bez něj, ale ostatní odmítli.
Ancak Çin'in tahmin ettiği bu tür büyümeyi hiç kimse muhafaza etmemişti.Nedalo se očekávat nic jiného než porážka Číny.
Hâlbuki ihanet etmemiştir.Nikoho nezradila.
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.S tím, co se stalo Sáře, se nikdy nesmířil.
Ancak Fransa iddiaları kabul etmemiş ve konunun tarihçilere bırakılması gerektiğini öne sürmüştür.Nebyl si jist, zda na ni má přistoupit, ale nechal se tradicionalisty přesvědčit.
Yarışmayı Kylie Bisutti kazanmıştır fakat daha sonradan mankenliğe devam etmemiştir.Podařilo se to Gabriele Koukalové, i když se její vítězství nerodilo lehce.
"Almanlar, bizim eski sınırı geçip Leningrad yönünde taarruza devam etmemizi istediler.Zde se finská vojska zastavila na staré hranici a odmítla i přes německé výzvy postupovat na Leningrad.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Obținem o contradicție.
"Almanlar, bizim eski sınırı geçip Leningrad yönünde taarruza devam etmemizi istediler.Germanii încercau să ne facă să traversăm veche frontieră și să continuăm ofensiva spre Leningrad.
Hofmann bu iki kategori arasındaki ayrıma dikkat etmemiş olabilir.La acea vreme însă Hofman nu putea face distincția între cele 2 clase de compuși.
Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım.Nu eram deloc curios cine era, ci mai degrabă am luat-o imediat ca atare.
Nasyonal sosyalizm, Goethe’yi pek ifade etmemiştir.În timpul național-socialismului, naziștii au pomenit puțin de Goethe.
Gruptan şarkıyı uzatmalarını istemiş ama kabul etmemişler.I-am rugat să aprindă lumina, dar nu au dorit.
Fakat bu durum bazı sanatçıları memnun etmemiştir.Totuși, condițiile de lucru nu l-au satisfăcut pe artist.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Intenția redactorilor era de a nu aparține niciunui grup politic sau orientări ideologice.
Bakmayarak ki, o ikisi bu hadisi nakl etmemişler.”El nu a marcat în aceste două goluri.
Burs çalışmalarıma devam etmemi mümkün kıldı.Bursa a făcut posibilă continuarea studiilor mele.
Swindon ise daha önce hiç en üst düzey futbol liginde mücadele etmemişti.A Swindon korábban soha nem játszott a legmagasabb osztályban.
Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım.Egyáltalán nem voltam arra kíváncsi, ki ő, de egyszerre csak érdeklődni kezdtem.
Veya gerçekten dans etmemizi sağlayacak bir sonraki 'Just Dance'i." yorumunda bulundu.Vagy akár a következő Just Dance-t, hogy igazán táncolni támadjon kedvünk.”
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Innen nyerjük az ellentmondást.
Muharebe savaşın sonucuna etki etmemiştir.A csata nem volt hatással a háború menetére.
Bu durum basit bir olasılık hesabıyla hareket etmemize imkân sağlar.Az egyszerűség kedvéért itt csak néhány valószínűséget adunk meg.
Sayılı filmde rol aldığından çok fazla kitleye hitap etmemiş, halk arasında bilinmemiştir.Szereplése, nem sokat takaró fellépőruhái megosztotta a közönséget.
Lihtenştayn Futbol Federasyonu bir lig organize etmemiştir.Elődje, a jegybanktanács nem volt valódi döntéshozó szerv.
Hofmann bu iki kategori arasındaki ayrıma dikkat etmemiş olabilir.Grohmann azt valószínűsítette, hogy a két hegycsúcs egymáshoz képesti magasságát elnézhették.
"Bunları yargılamaya lüzum yok, infaz etmemiz gerek."Ne ítéljetek, hogy ne ítéltessetek!"
Şarm El-Şeyh hiç ölüme olayına tanıklık etmemişti ve orada çok az sorun çıkmıştı.Sarm es-Sejkben a tüntetéseknek nem volt halálos áldozata, csak kisebb összetűzések alakultak ki.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Eszerint három esetet különböztet meg.
Fakat yazar bunu defalarca inkâr etmiş, Wolf'un ölümü vesilesiyle verdiği mülakatta da kabul etmemiştir.Ezek gyakran a küzdelem feladását és a halál elfogadását közvetítik, amit Farkas nem fogad el.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Tämä koskee myös maita, jotka eivät ole allekirjoittaneet yleissopimuksia.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Siinä on ristiriita.
Ancak Cass'e yardım etmemişlerdir.Nikomedes saapui myös Cassiuksen luokse.
Fark etmemişiz.Huomaa nemakit.
Yunan konvoyu Baf'a hiç hareket etmemiştir.Saksalaiset eivät koskaan edenneet Bakuun asti.
Bu antlaşma her iki tarafı da memnun etmemişti.Kumpikaan osapuoli ei ollut tyytyväinen sopimukseen.
Kendimi bir Avrupalı gibi görüyorum, ancak Avrupa'nın da tek bir parça olmadığını kabul etmemiz gerek.Ei tulisi sanoa että Jumala on yksi, mutta voimme sanoa, että Jumalan olemuksessa ei ole moneutta.
Polisler ve askerler müdahale etmemişlerdir.Poliiseilla ja sotilailla ei ole äänioikeutta.
Ancak bu yolla, emek-gücü üzerindeki mülkiyet hakkından feragat etmemiş olur.Silti se ei tarkoita sitä, etteikö omaisuuden avulla hankitut tuotot vaikuttaisi.
Ancak buna kimse iltifat etmemişti.Κανένας όμως δεν υπάκουγε.
Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir.Αυτές τις μέρες αυτοί αντιπροσωπεύουν τον πολιτισμό, εμείς όμως όχι.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Σε κάθε περίπτωση καταλήγουμε σε αντιφάσεις.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod