O halde ne yapmalısınız? Size bununla mücadele etmemenizi mi söylüyorum?僧璨を受け入れ-
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.A polgárok elvárták, hogy ne legyen cenzúra.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Așteptarea cetățenilor că ea nu va fi cenzurată.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Bylo to očekávání občanů, že by neměla být cenzurována.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.C'était l'attente des citoyens qu'elle ne serait pas censurée.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Điều người dân mong muốn là cô bé không bị kiểm duyệt.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Es war die Erwartung der Bürger dass sie nicht zensiert werden würde.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Fue la expectativa de los ciudadanos de que ella no fuera censurada.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Het was de verwachting van de burgers dat ze niet gecensureerd zou worden.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.패인이 검열받지 않았던 것은 시민들의 기대감 덕분이었건 겁니다.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.L'aspettativa dei cittadini era che non sarebbe stata censurata.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Obywatele oczekiwali, że nie będą cenzurowane.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Ήταν η προσδοκία των πολιτών να μην λογοκριθεί.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Ожидание со стороны людей того, что Марту не подвергнут цензуре.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.זו היתה הציפייה של האזרחים שהיא לא תצונזר.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.كان توقعات المواطنين انها لن تخضع للمراقبه.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.市民が望んだのです コラボレーションのツールを手にした というのが今の我々の状態です
O! üzgünüm. Lütfen size yardım etmeme izin verin.Es tut mir leid, bitte lassen Sie mich Ihnen behilflich sein.
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Chỉ có một điểm mà tôi phải nhấn mạnh. Bạn không phải can thiệp, đến những gì có thể. Bạn hiểu không? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Csak egy pont, amit meg kell ragaszkodik. Nem szabad beavatkozni, bármi lehet. Érted? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Der er kun ét punkt, hvor jeg skal insisterer. Du må ikke blande sig, uanset hvad der sker. Du forstår? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Det finns bara en punkt där jag måste insisterar. Du får inte lägga sig i, vad som än händer. Du förstår? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Er is maar een punt waarop ik moet dringen. Je moet niet bemoeien, wat er ook gebeurt. Begrijp je? '
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Et saa häiritä, tapahtui mitä tahansa. Ymmärrätkö? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Există doar un punct pe care trebuie să insista. Tu nu trebuie să intervină, s-ar întâmpla. Ai înţeles? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Jest tylko jeden punkt, w którym muszę nalegać. Nie wolno ingerować, co może przyjść. Rozumiesz? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.주장하고있다. 당신은 어떤 방해 수도 오지해야합니다. 알아 듣겠나? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Nesmiete zasahovať, nech sa stane čokoľvek. Rozumiete mi? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Nesmíte zasahovat, ať se stane cokoliv. Rozumíte mi? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Obstaja samo ena točka, na kateri moram vztrajajo. Ne sme motiti, kaj lahko priti. Razumete? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.Sólo hay un punto sobre el que debe insistir. Usted no debe interferir, pase lo que pase. ¿Me entiendes? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.להתעקש. אתה לא צריך להתערב, ויהי מה. אתה מבין? "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.يصر على ذلك. يجب ألا تتدخل ، ما قد يأتي. فهمت؟ "
Sadece bir nokta gerekir. ısrar ediyorlar. , Müdahale ne olursa etmemelidir.あなたは何が起ころうと、妨害してはならない。あなたは理解できますか?" "私は中立になるのですか?"何も何を行うには。
- Sana söyledim, şüphe etmemelisin.Ich habe dir gesagt, du sollst nicht zweifeln.
- Sana söyledim, şüphe etmemelisin.[P:] Řekl jsem ti, abys nepochyboval.
- Sana söyledim, şüphe etmemelisin.Я сказал тебе, не сомневайся.
"Sen Hintlisin. Diz üstü bigisayarımı tamir etmeme yardım edebilir misin?"당황하며 진땀을 흘리던 한 유럽사람이 외치듯 말을 걸어 왔다고 합니다.
"Sen Hintlisin. Diz üstü bigisayarımı tamir etmeme yardım edebilir misin?""אתה הודי, אתה הודי! האם תוכל לעזור לי לתקן את המחשב הנישא שלי?"
"Sen Hintlisin. Diz üstü bigisayarımı tamir etmeme yardım edebilir misin?""أنت هندي، أوه أنت هندي! هلا ساعدتني في إصلاح حاسوبي الشخصي المعطل؟"
"Sen Hintlisin. Diz üstü bigisayarımı tamir etmeme yardım edebilir misin?"頼まれたそうです(笑)
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Agora, um quarto fator torna-se numa obsessão, que é, nunca trair a ilusão.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Čtvrtým faktorem, který se opravdu stává posedlostí, je nikdy nezradit iluzi.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Czwartym ważnym czynnikiem jest obsesja, że nigdy nie wolno zdradzić iluzji.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Een vierde factor wordt een obsessie: verraad nooit de illusie.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Egy negyedik faktor valóban megszállottsággá válik: sose áruld el az illúziót.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Ein vierter Faktor wird zur echten Obsession: Verrate nie die Illusion!
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.이제 네 번째 요소는 실제로 강박 관념으로 자리잡는데, 이 말은, 결코 환상에서 벗어나지 않게 된다는 말입니다.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Rồi một nhân tố thứ 4 thật sự là một nỗi ám ảnh cái mà không bao giờ để lộ ra thủ thuật đằng sau nó
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Štvrtý faktor sa stáva akousi posadnutosťou, čo značí - nikdy neprezraď ilúziu.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un al patrulea factor devine obsesie, a nu trăda iluzia.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un cuarto elemento se vuelve una verdadera obsesión: nunca revelar el truco.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un quarto fattore diventa una vera ossessione, ovvero, mai tradire l'illusione.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un quatrième facteur est vraiment devenu une obsession : ne jamais trahir l'illusion.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Ένας τέταρτος παράγοντας πραγματικά γίνεται έμμονη ιδέα, δηλαδή, ποτέ δεν προδίδουμε την ψευδαίσθηση.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Сегодня все увлечены четвёртым фактором, а именно: никогда не раскрывай иллюзию.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Четвертий чинник - невід'ємний. У жодному випадку не зраджуй ілюзію.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Четвъртият фактор става мания, което е, никога да не се изказва илюзията.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.היום גורם רביעי הופך לאובססיה: לעולם לא להסגיר את האשליה.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.الآن عامل رابع أصبح هاجساً، هو أن لا تخون الوهم أبداً.