Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeme ile cümle

etmeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.med katerimi sta Himenej in Aleksander, ki sem ju izročil satanu, da se po kazni naučita ne preklinjati.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.tra essi Imenèo e Alessandro, che ho consegnato a satana perché imparino a non più bestemmiare
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.z ktorých je Hymeneus a Alexander, ktorých som vydal satanovi, aby sa naučili nerúhať sa.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Z nichžto jest Hymeneus a Alexander, kteréž jsem vydal satanu, aby trestáni jsouce, učili se nerouhati.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Між ними ж Іменей та Александр, котрих я передав сатанї, щоб навчились не хулити.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.таковы Именей и Александр, которых я предал сатане, чтобы они научились не богохульствовать.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.ומהם הומניוס ואלכסנדר אשר מסרתים לשטן למען יוסרו לבלתי גדף עוד׃
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.الذين منهم هيمينايس والاسكندر اللذان اسلمتهما للشيطان لكي يؤدبا حتى لا يجدفا
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.其 中 有 許 米 乃 和 亞 力 山 大 . 我 已 經 把 他 們 交 給 撒 但 、 使 他 們 受 責 罰 、 就 不 再 謗 瀆 了
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.其中 有 許米 乃 和 亞力山大 . 我 已 經把 他 們交給 撒但 、 使 他 們受責罰 、 就 不 再 謗瀆 了
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››"Älkää saarnatko", saarnaavat he, "sellaisista ei pidä saarnata; eikö väisty pois häpäiseminen?"
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Chúng nó sẽ không nói tiên tri cùng các người nầy: sự sỉ nhục sẽ chẳng cất khỏi.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Chúng_nó sẽ không nói tiên_tri cùng các người nầy : sự sỉ_nhục sẽ chẳng cất khỏi .
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››그들이 말하기를 너희는 예언하지 말라 이것은 예언할 것이 아니어늘 욕하는 말을 그치지 아니한다 하는도다
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Não profetizeis; assim profetizam eles, - não se deve profetizar tais coisas; não nos alcançará o opróbrio.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››„Ne oznanjajte!“ oznanjajo lažiproroki. Ako se ne oznanja onim, ne mine sramota.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Ne prophétisez pas! disent-ils. Qu`on ne prophétise pas de telles choses! Les invectives n`ont point de fin! -
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Neprorokujte. Budou prorokovati, ale nebudou těmto prorokovati, a neponesou pohanění.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Neprorokujte! prorokujú. Keď nebudú týmto prorokovať, neuhnú pohanenia.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››"¡No prediquéis!", predican ellos. "¡No prediquéis sobre tales cosas, pues la afrenta no nos alcanzará!
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››"Præk ikke!" så præker de, "man præker ikke om sligt; får hans Smæden ej Ende?" Hvad siger du, Jakobs Hus?
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Predigt nicht! predigen sie, denn solche Predigt trifft uns nicht; wir werden nicht so zu Schanden werden.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››prófétáljatok! prófétálnak õk. [Ha ]nem prófétálnak ezeknek, nem múlik el a gyalázat!
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Μη προφητευετε, οι προφητευοντες δεν θελουσι προφητευσει εις αυτους η αισχυνη αυτων δεν θελει απομακρυνθη.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››Не пророчествуйте, пророки; не пророчествуйте им, чтобы не постигло вас бесчестие.
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››אל תטפו יטיפון לא יטפו לאלה לא יסג כלמות׃
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››يتنبأون قائلين لا تتنبأوا. لا يتنبأون عن هذه الأمور لا يزول العار
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››他 們 〔 或 作 假 先 知 〕 說 、 你 們 不 可 說 豫 言 、 不 可 向 這 些 人 說 豫 言 、 不 住 地 羞 辱 我 們
İnsanlar, ‹‹Peygamberlik etmeyin›› diyorlar, ‹‹Bu konularda peygamberlik etmemeli. Utandırılmayacağız.››他 們 〔 或 作假 先知 〕 說 、 你 們不可說豫 言 、 不 可 向 這些 人 說豫 言 、 不 住地 羞辱 我 們
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.- El trabajo. El trabajo de repente adquirió el status de nada más que el de proveerte el dinero para vivir.
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.Lavoro,lavoro,improvvisamente ha lo status di non darti altro che i soldi per vivere.
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.Работата. Изведнъж тя беше получила статуса на нещо незначимо, освен получаването на пари.
İş birden hayatı idame ettirmek için gereken parayı sağlamaktan başka bir anlam ifade etmemeye başladı.仕事が、ただ生活資金を得るための 手段以外の何でもなくなったの じゃあ、以前は?
İstediğin bu mu? Fiziksel aşkı hiçbir zaman tecrübe etmemek mi?Tu te contentes de cette vie ?
İstediğin bu mu? Fiziksel aşkı hiçbir zaman tecrübe etmemek mi?Αυτό θέλειs; Να μη νιώσειs ποτέ το σαρκικό έρωτα;
işverenle rekabet edecek işlere girmeyi kabul etmemeAbstenerse de realizar actividades de competencia con el empleador.
işverenle rekabet edecek işlere girmeyi kabul etmemede refuser de mener des activités concurrentes avec l’employeur
işverenle rekabet edecek işlere girmeyi kabul etmemekieltäytyä työnantajan kanssa kilpailevasta toiminnasta
işverenle rekabet edecek işlere girmeyi kabul etmemevägra att delta i verksamhet som konkurrerar med arbetsgivaren
işverenle rekabet edecek işlere girmeyi kabul etmemeотказаться от деятельности, конкурирующей с деятельностью работодателя
işverenle rekabet edecek işlere girmeyi kabul etmemeالإمتناع عن العمل المنافس لرب العمل
Kalbinizi takip etmemeniz için hiç bir sebep yok.Non hai motivo di non seguire il tuo cuore.
Kalbinizi takip etmemeniz için hiç bir sebep yok.Untuk tidak mengikuti kata hati Anda
Kalbinizi takip etmemeniz için hiç bir sebep yok.لا يوجد هناك سبب يمنعك أن تتبع قلبك
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.As más notícias são que esta droga não trata todos os casos de fibrose quística, e não funciona com o Danny.
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.Špatná zpráva je, že tento lék neléčí všechny typy cystické fibrózy.
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.Zła wiadomość: ten lek nie działa we wszystkich przypadkach.
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.Погані новини полягають в тому, що препарат не може впоратись зі всіма випадками муковісцидозу.
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.הבשורות הרעות הן שהתרופה הזו לא מטפלת בכל מקרי הסיסטיק פיברוזיס,
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.الخبر السيء هو, ان هذا الدواء لا يعالج كل حالات مرض التليف الكيسي
Kötü haber ise bu ilacın kistik fibrozisin tüm vakalarını tedavi etmemesi.ダニーに対しても効果がありません そのため私たちは今なお
Lütfen size yardım etmeme izin verin.- Mi spiace. Lasci che l'aiuti.
Lütfen size yardım etmeme izin verin.Proszę, pomogę pani.
Lütfen size yardım etmeme izin verin.Vă rog, lăsaţi-mă să vă ajut.
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.Azt írtam néktek ama levelemben, hogy paráznákkal ne társalkodjatok.
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.Di dalam surat saya yang lalu, saya memberitahukan kepadamu supaya jangan bergaul dengan orang cabul
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.Ich habe euch geschrieben in dem Briefe, daß ihr nichts sollt zu schaffen haben mit den Hurern.
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.Ik heb u al eerder geschreven niet om te gaan met mensen, die vrije sex propageren.
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.Jag skrev till eder i mitt brev att I icke skullen hava något umgänge med otuktiga människor --
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.Já por carta vos escrevi que não vos comunicásseis com os que se prostituem;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod