Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeme ile cümle

etmeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu diğer ülkenin çoklu vatandaşlığı kabul edip etmemesine bağlıdır.Tämä riippuu siitä, hyväksyykö toinen maa monikansalaisuuden.
Bu diğer ülkenin çoklu vatandaşlığı kabul edip etmemesine bağlıdır.Ceci dépend du fait si l’autre pays accepte le fait qu’il ait plusieurs nationalités.
Bu diğer ülkenin çoklu vatandaşlığı kabul edip etmemesine bağlıdır.Это зависит от того, признает ли другое государство двойное гражданство.
Bu diğer ülkenin çoklu vatandaşlığı kabul edip etmemesine bağlıdır.هذا يعتمد على ما إذا كانت الدولة الأخرى توافق على تعدد الجنسية.
Bu diğer ülkenin çoklu vatandaşlığı kabul edip etmemesine bağlıdır.孩子可同时拥有芬兰国籍和外国国籍。这取决于外国是否承认多重国籍。具体事宜,请向本国领事代表机构垂询。
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirAceasta implică ca persoana delegată să nu trădeze încrederea acordată
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirCe qui signifie que cette personne de confiance ne violera pas cette confiance.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirCiò richiede che la persona in cui è riposta la fiducia non violerà questa fiducia.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirDas setzt voraus, dass die Person, der es vertraut, das Vertrauen nicht verletzen wird.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirĐiều đó bao hàm người được tin tưởng sẽ không vi phạm lòng tin.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirFeltételezi, hogy a személy, akiben megbízik nem fog visszaélni a bizalmával.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirHet houdt ook in dat de vertrouwde persoon dit vertrouwen niet zal schaden.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirImplica que a pessoa em quem se confia não viole essa confiança.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirImplica que la persona en quien confía no romperá esa confianza.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirItu berarti bahwa orang yang dipercaya tidak akan melanggar kepercayaan itu.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirir자기가 믿고 있는 사람이 그 믿음을 저버리지 않는다는 것을 의미합니다.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirNaznačuje to tiež, že osoba, do ktorej vkladá dôveru, to nezneužije.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirTo vyžaduje, že ta osoba, které důvěřuje tuto důvěru nenaruší.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirZobowiązuje to osobę której ufa, by go nie zawiodła.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirΑυτο συνεπάγεται οτι το έμπιστο άτομο δεν θα παραβιάσει την εμπιστοσύνη.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirДля этого требуется, чтобы человек, которому доверяешь, не утрачивал доверия.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirТова предполага, че лицето, на което се доверяваш, няма да погази доверието.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirЦе передбачає, що людина, котрій довіряють не підведе.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirזה מרמז על כך שהאדם הנבטח לא יפר את האמון הזה.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirهذا يوحي على أن الشخص الموثوق لن ينتهك أبداً هذه الثقة.
Bu güvenilen kişinin duyulan güveni ihlal etmemesini gerektirirその信頼を裏切ることはない人物 成長するにつれて
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Abusaron de ellos a pesar de lo pacíficos que eran estos muchachos; ni siquiera protestaban.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.De begick faktiskt övergrepp på dem, trots det faktum att de var fredliga - de protesterade inte ens.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Dokuczano im, mimo tego że demonstracja była pokojowa... Nawet nie protestowali.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.En réalité, il les maltraitait, en dépit de la non-violence de ces gens -- qui ne s'insurgeaient même pas.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Estavam a espancá-los apesar de aquelas pessoas serem pacíficas, elas nem estavam a protestar.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.I-au abuzat în ciuda faptului că acești oameni erau pașnici -- nici măcar nu protestau.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.시위 조차도 하지 않았던 평화로운 사람들임에도 불구하고, 실제로 그들을 학대했습니다.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Li hanno maltrattati nonostante stessero lì in modo pacifico -- non stavano nemmeno protestando.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Nadávali im, napriek tomu, že tí ľudia boli veľmi mierumilovní -- dokonca ani neprotestovali.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Sie haben sie misshandelt, obwohl diese Menschen so friedlich waren -- sie haben nicht mal protestiert.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Ze mishandelden ze, hoe vreedzaam die kerels ook waren -- ze protesteerden niet eens.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Τους κακομεταχειρίζονταν, παρά το γεγονός πως αυτοί οι άνθρωποι ήταν φιλειρηνικοί -- δεν διαμαρτύρονταν καν.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Избивали их, несмотря на то, что это были мирные акции, даже не акции протеста.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Те всъщност ги малтретираха, независимо от факта, колко миролюбиви бяха тези хора -- те дори не протестираха.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.הם התעללו בהם, למרות שהם עמדו בשקט --
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.كانوا يتعاملون مع الشباب والبنات بقسوة رغم أنهم يقفون بشكل سلمي وبسيط على الكورنيش لم يكونوا يتظاهرون
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.別に抗議もしていないにも関わらず 彼らは人々を弾圧しました そしてチュニジア革命が起きるまで
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Cho phép tôi nói rõ hơn điểm này bằng cách đưa quý vị tới ngôi làng có tên là Budrus
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Daţi-mi voie să ilustrez acest punct prin a vă duce în acest sat numit Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Dovolte mi uvést příklad jedné vesnice jménem Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Engedjétek meg, hogy ennek a szemléltetéséhez elvigyelek titeket egy faluba, amelyet úgy hívnak: Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Erlauben Sie mir, dies zu illustrieren, indem ich sie mitnehme zu diesem Dorf namens Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Ijinkan saya menggambarkannya dengan membawa Anda ke desa bernama Budrus ini.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.제가 주장하는 바를 설명드리기 위해 여러분을 부드러스라는 마을로 모시겠습니다.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Lasciate che vi spieghi questo punto portandovi in questo vilaggio di nome Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Permettez-moi d'illustrer ce point en vous amenant dans ce village qui s'appellle Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Permítanme ilustrar este punto, llevándolos al pueblo llamado Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Pozwólcie mi to przedstawić na przykładzie wioski zwanej Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Sta me toe dit punt te illustreren door jullie mee te nemen naar dit dorp Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Vou ilustrar este ponto levando-vos a esta aldeia chamada Budrus.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Επιτρέψτε μου να σας το δείξω μεταφέροντάς σας σε αυτό το χωριό που λέγεται Μπουντρούς.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Дозвольте мені проілюструвати цю точку зору на прикладі села під назвою Будрус.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Позволете ми да илюстрирам това като ви отведа в това село наречено Будрус.
Bu noktayı size Budrus adlı bir köyden bahsederek izah etmeme izin verin.Позвольте мне пояснить на примере этой деревни. Деревни Будрус.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod