Ana içeriğe geç
Sözlük

etmem ile cümle

etmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Talán a világnak épp arra van szüksége, hogy ráébredjünk, olyanok vagyunk, mint a madarak.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Talvez o que o mundo precise agora é que percebamos que somos como os pássaros.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Was die Welt jetzt vielleicht von uns braucht ist die Erkenntnis, daß wir wie die Vögel sind.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Ίσως αυτό που χρειάζεται τώρα ο κόσμος είναι να συνειδητοποιήσουμε ότι είμαστε σαν τα πουλιά.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Може би това, от което има нужда света е да осъзнаем, че сме като птиците.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Может быть, сегодня от нас требуется понять, что мы ведем себя как птицы.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Можливо, сьогодні нам потрібно усвідомити те, що ми як птахи.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.אולי מה שהעולם זקוק לו עכשיו הוא שאנחנו נבין שאנחנו כמו הציפורים.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.ربما العالم الآن بحاجة إلى أن يدرك أننا مثل الطيور.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.気づく必要があるのでしょう 環境に適応し
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Być może teraz nadszedł czas żebyśmy my, jako ludzie zadeklarowali naszą współzależność
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Có lẽ đã đến lúc loài người chúng ta tuyên bố sự tương thuộc của mình
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Ehkä nyt olisi aika että ihmislajina julistamme keskinäistä riippuvuussuhdettamme
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Forse è tempo che noi in quanto esseri umani dichiariamo la nostra interdipendenza
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Il est peut-être temps maintenant que nous en tant qu'humains nous déclarions notre interdépendance
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Jetzt ist es an der Zeit, dass wir als Menschen unsere Interdependenz untereinander erklären.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Kanske det nu är tid att vi som människor förklarar oss som beroende av varandra
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.이제는 하나의 인류로써 우리의 상호 의존을 선언할 때입니다.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Måske er det nu tid til at vi som mennesker erklærer at vi er gensidigt afhængige
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Misschien is het nu tijd dat wij als mensen onze onderlinge afhankelijkheid verklaren.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Morda je zdaj čas, da kot ljudje razglasimo svojo medodvisnost.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Možno je práve čas aby sme ako ľudia deklarovali našu vzájomnú závislosť
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Mungkin sekarang saatnya kita umat manusia mendeklarasikan saling ketergantungan kita
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Patrně je nyní na místě, abychom jako lidstvo vyhlásili vzájemnou závislost.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Poate ca acum este momentul ca noi oamenii sa ne declaram interdependenta
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Quizás éste es el momento de que nosotros, como seres humanos, declaremos nuestra interdependencia.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Talán most jött el az ideje, hogy mi, mint emberi lények, kinyilatkoztassuk egymásrautaltságunkat.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Talvez esteja na altura de nós, como seres humanos, declararmos a interdependência
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Ίσως είναι τώρα ο καιρός που εμείς ως άνθρωποι θα δηλώσουμε την αλληλεξάρτηση.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Вероятно, пришло время, что мы, люди, провозгласили свою взаимозависимость.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Може, настав час нам, людям засвідчити нашу взаємозалежність
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Сигурно е време ние като хора да декларираме своята взаимозависимост
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.وربما حان الوقت الآن أن نعلن كبشر عن ترابطنا.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.人間として、 お互いに関わり合っていることを示すときなのです。 相互依存
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.或许,现在是时候 让我们作为人类 宣布我们的相互依存性
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Forse questa progressione esponenziale non continuerà."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".이 기하급수적인 진보가 언제까지 계속될지 모르잖아요."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Måske fortsætter den eksponentielle vækst ikke."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Misschien zal het niet meer dezelfde exponentiële vooruitgang laten zien."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Może ten postęp już przestał być wykładniczy?"
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Možná se to jaksi vychýlilo z exponenciálního růstu."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Mungkin ini justru tidak akan menunjukkan perkembangan eksponansial lagi."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Peut-être que ce n'est pas vraiment resté sur ce rythme de croissance exponentielle."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Poate nu prea a continuat în aceeaşi progresie exponenţială."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Talán lekerültünk az exponenciális növekedés görbéjéről."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Tal vez el crecimiento no se mantuvo en esa progresión exponencial".
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir"."Talvez não se tenham mantido nesta progressão exponencial."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Vielleicht gibt es nun Abweichungen von der exponentiellen Entwicklung?"
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Ισως να μην ταιριάξει σε αυτή τη εκθετική πρόοδο."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir"."А вы не боитесь, что рост сойдёт с экспоненциальной кривой?"
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Може би тази експонентна прогресия няма да се запази."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".אולי ההתקדמות לא תישאר אקספוננציאלית לגמרי."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".فقد لا تكون قد التزمت بذلك النمو الأسي"ـ
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".実のところ、私は少し不安でした
Ben... Ben... Devasa, bunu kabul etmem.Ogromnych... tego nie kupuję.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.이는 제게 곧 일어날지도 모를 실험 같은 이야기입니다. 예측이 맞아 떨어져서 제 가설들이 검증된다면 우리는 어쩌면 아주 강력한 무기를 갖게 될지도 모릅니다.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.Secondo me è un esperimento da fare. e se conferma le previsioni sarebbe uno strumento molto potente.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.כך שבשבילי זה ניסוי שממתין לביצועו, ואם הוא יהיה תואם לתחזית אז יהיה לנו כלי מאוד חזק.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.لذا بالنسبة لى هى تجربة تنتظر الحدوث, و إذا أكدت توقعاتنا إذاً ستكون لدينا أداة قوية.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.予測が証明されれば それは私たちが 強力な武器を手にした事を意味します それは私たちが今日利用している武器よりも ある意味ずっと強力です
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etmem ile cümle - Sayfa 49 - etmem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App