Tom'a yardım etmemiz gerekiyor mu?Нужно ли е да помогнем на Том?
Bununla birlikte kendi oğlunun Bulgar Gönüllü Ordusu için askere gitmesine müsaade etmemiştir.[1]Но забранява на сина си да се запише доброволец в Българското опълчение.
Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım.Nisam uopće bio željan saznati tko je ona, već sam ju odmah uzeo zdravo za gotovo.
Hoşgörü, insanların onaylamadıkları davranışlara veya eylemlere müdahale etmemeleri gerektiği inancıdır.Bilo da vjeruju u đavla ili boga, oni se odriću razuma."
David'in babası ve nişanlısı David'in davete gelmediği gibi bir telefon bile etmemesinden endişe duyarlar.Davidov otac i zaručnica su uznemireni, čudeći se kako nije stigao i nazvao.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Nadležnosti koje Ugovorima nisu dodijeljene Uniji, zadržavaju države članice.
1917 Ekim Devrimi’nden sonra, birçok arkadaşının aksine, yurdunu terk etmemiştir.Oktobarska revolucija 1917. nije puno izmjenila njegov položaj.
Pavlik ailesini ihbar etmemiş ve olağan bir kavgadan sonra öldürülmüşlerdir.Po jednoj verziji Pavlik nije prijavio svog oca, a bio je ubijen uslijed slučajnog prepiranja.
Bunun nedeni, doğuda zafer üstüne zafer kazanan Cermenlerin batıdaki tehditlere pek aldırış etmemesiydi.Time je zapadna Europa izbjegla vrlo vjerojatnu devastaciju.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.Nikdy som nemala problém s tým, ako vyzerám.
Fakat, halk bunu kabul etmemiştir.Práve preto nechcel, aby to vedela verejnosť.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Nie je pravda, že by som ich tým klipom nejako odsudzovala.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Ten sa nechce biť, pretože George ho naučil, aby nikomu neubližoval.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Nemusí ísť o rozpor.
Şehri terk etmemiş olanlar evlerinde salgının bitmesini beklemeye başladı.Tí, čo zostali doma, pocítili následky.
Yine hatıralarına göre yeni sahibi ona iyi muamele etmemiştir.Chátranie kaštieľa však napriek tomu neustalo, pretože nový vlastník sa o údržbu majetku nestaral.
Maç sırasında Punk, Anaconda Vice hareketini bağladı, Taker pes etmemesine rağmen maçı kazanan Punk oldu.Punk vyhral vďaka chmatu s názvom Anaconda Vise a to aj napriek tomu, že Undertaker sa nevzdal.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.Priporoča se izogibanje alkoholu.
Basın "Titanik Laneti", olayını hemen White Star Line'ın gemilerini vaftiz etmemeleriyle ilişkilendirdi.Ladjo med splovitvijo v skladu s tradicijo družbe White Star Line niso krstili.
Fakat, halk bunu kabul etmemiştir.Kakorkoli, lokalni prebivalci tega ne odobravajo.
"Müziği asla terk etmem.In nikoli ne igraj ljubezni.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Rak naj zanjo ne bi bil smrtno nevaren.
Kabul veya tasdik etmeme, reddetme hakkına veto hakkı denir.Z njo vrednotimo; sprejemamo ali odklanjamo nekaj.
Aminta bunu kabul etmemektedir.Za amido vse to ne velja.
Ama bunun ortak bir tuvalet olduğunu fark etmemiştir.Ni namreč vedel, da se mu je v škornje vsulo praprotno seme.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Njeno življenje je raziskovala kar 30 let.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.V njegovem pisanju lahko razlikujemo tri različna obdobja.
Cindoruk, "Bu emaneti kimseye teslim etmem."Zmagovalec Denis: Nikomur nisem nič dolžan!".
Eğik yazılan ülkeler artık Avrupa Şampiyonası'nda mücadele etmemektedir.Pasvirai pažymėtos šalys jau nebedalyvauja Europos čempionatuose.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Trombocitozė pati neturi būti gydoma, reikia gydyti ją sukeliančią ligą.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.Alkoholinių gėrimų negėrimas.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Susidarė prieštaringa situacija.
Wednesday, hiç Division 4'te mücadele etmemiştir.Niekada nedalyvavo elito diviziono kovose.
Mischa Barton'ın uyuşturucu kullanması nedeniyle devam etmemiştir.Brajenas Molko niekada neslėpė to, kad vartojo narkotikus.
Sonunda onu rahatsız etmemeye karar verip, konsere dört kişi gittiler.Kitą dieną buvo kreiptasi dėl 4 asmenų, negrįžusių po koncerto į namus.
Ancak 1929 krizine müdahale etmemenin toplumsal maliyeti çok büyük olmuştu.Kai 1929 m. JAV kilo Didžioji ekonominė krizė, neaplenkė ji ir Vokietijos.
Sanki bir çanta dolusu parayla orada oturuyordum ve kimse gelip de almaya tenezzül etmemişti.Po akmeniu pakasti pinigai: ne vienas drąsuolis ėjo jų ieškoti, bet niekas nerado.
Bu antlaşma her iki tarafı da memnun etmemişti.Abi pusės buvo kompromisu nepatenkinti.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.Tačiau grįžti į gimtasiąs žemes jam neleido.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Toks įvykis jokio neigiamo poveikio sistemai greičiausiai neturėtų.
Devam etmemizi öneriyorum.Siūlau mums tęsti.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.Hoiduda tuleks alkoholi tarvitamisest.
Her ne kadar ne bütün gezegenlere ne de Güneş’e yolculuk etmemiş olsak da, bunların kütlelerini biliyoruz.Kuigi inimkond pole reisinud kõikidele planeetidele ega Päikesele, on nende massid teada.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Tuleb eristada kaht probleemi.
Youtube'daki erişim engeli devam etmemektedir.Hiinas tõkestati ligipääs YouTube'i võrgulehele.
Hafif hareket etmemizi sağlar.See tagab sujuva liikumise.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Ülikud polnud aga Charlesi valitsemisega rahul.
Mümkün olduğunca hareket etmemesi gereklidir.Liigutada võib ainult nii palju, kui on hädavajalik.
İki takım taraftarları, geçmişten gelen nedenlerle birbirlerinden haz etmemektedir.Kaks ei saa enam teineteist maailmas kogeda nii nagu enne seda.
Bu daveti kabul etmemiştir.Ta võttis kutse vastu.
Çoktan seçmeli soru formatında ise hiçbir katılımcı sahte anıların olduğunu iddia etmemiştir.Valikvastustega küsimuste puhul ei väitnud ükski osaline, et sündmus juhtus.
Başka hiç kimsenin müziğine tercih etmem.""Uut revolutsiooni ei taha keegi."
Birine göz bebeğim dersem, diğerlerini de diğer organlarımla izah etmem gerekir.Mina pean olema see välimus, mida ma teistele näitan, ja teise keha peab olema teine ise.
Sağlıklı yaşam için yapılan spor insan sağlığını tehdit etmemelidir.Kiire arstiabi saamisel ei ole haigus eluohtlik.
Polisler ve askerler müdahale etmemişlerdir.Politsei ja sõjavägi meelevalduste käiku ei sekkunud.
Çapraz bağıntı ilk dalganın evresini bildiğimizde ikinci dalganın evresini tahmin etmemizi sağlar.Ristkorrelatsioon võimaldab meil ennustada teise laine väärtust juhul, kui me teame esimese laine väärtust.
Eller hareket etmemelidir.Järelikult nool ei liigugi.
Hareket etmem gerek.Kuid oletagem, et me liigume.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Aeg üksi ei tohi süüpiina ravida, kui piin on selge.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.USA tema võimu ei tunnistanud.