Öyleyse, Seol'un odasını kontrol etmeliyim.Then, I should take a good look at Seol's room now.
Ama bunu sorgulamaya başladığınızda... "Hayatı böyle, herkesin kabul ettiği gibi mi kabul etmeliyim?But when you really start questioning this, say 'Is that the way I have to assume life is?
Ama itiraf etmeliyim ki, beni en tırstıranıBut as she sits
Size muhtaç olmaktan nefret etmeliyim.I should hate to depend on you.
Ailemi terk etmeliyim." Ki öyle de yaptı.Leave my family," which he did.
Ve itiraf etmeliyim ki bu başıma sık gelen bir şey değil.And I'll have to admit ahead of time, this isn't something that would have occurred to me naturally.
Seni kendime aşık etmeliyim.I have to make you love me.
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiAnd when we first heard this result inside the Foundation,
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""I confess I scarcely anticipated the contingency myself, sir."
Öyleyse ona teşekkür etmeliyim.I should thank her too, then.
Ama şunu da işaret etmeliyim bu arada kağıt imha makinesi şartlanmasında insanlar hile yapabilirdi.But I should point out, by the way, that in the shredder condition, people could have cheated.
Yaptığın herşeyi iki kez kontrol etmeliyim.I must always check up on you, like with those 53s
İtiraf etmeliyim ki, İkinci bölüm kıçımı biraz zorladı.I have to say. Chapter two war a little rough on my arse.
Aman Allah'ım zamanım tükenmek üzere, öyleyse devam etmeliyim.God, I'm going to run out of time, so I've gotta keep it moving.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.The thing I had to admit to myself, with great repulsion, was that I get it.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Now look, I'm a technology fan, but I have to admit to you all I'm a little old.
Hizmet etmeliyim"I have to serve."
Hangisini itiraf etmeliyim Ben de çok sevmiyorum.Which I must confess I rather dislike.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.I must admit, I used to be one of them.
Size bir şey itiraf etmeliyim.I need to make a confession at the outset here.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Although I don't believe in the gods any more I have to thank them for one thing
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.One must admit, it can be somewhat difficult to locate at times.
İtiraf etmeliyim ki, epey çekici bir ayak.Pretty sexy feet, I must say.
Acele etmeliyim , yoksa şansımı kaçırırımSo, I must hurry, or miss my chance.
Bu arada baş saki firavuna, ‹‹Bugün suçumu itiraf etmeliyim›› dedi,Then the chief cupbearer spoke to Pharaoh, saying, "I remember my faults today.
Tekrar etmeliyim, Beyrut'a inmeliyiz.We must, I repeat, we must land at Beirut.
Bu dökümanları nereye teslim etmeliyim?Wo soll ich diese Dokumente abgeben?
Telefonumuz artık çalışmıyor. Onu tamir etmeliyim.Notre téléphone ne fonctionne plus. Je devrais le faire réparer.
Ona yardım etmeliyim.Tengo que ayudarla.
Hastanedeki arkadaşımı ziyaret etmeliyim.Tengo que visitar a mi amigo que está en el hospital.
Mary'ye yardım etmeliyim.Tengo que ayudar a María.
Ona teşekkür etmeliyim.Tengo que agradecérselo.
Kyoto'yu ziyaret etmeliyim.Debería visitar Kioto.
Tom'a yardım etmeliyim.Tengo que ayudar a Tom.
Bunu beklemediğimi itiraf etmeliyim.Tengo que admitir que no me esperaba esto.
Çağdaş müziği fazla beğenmediğimi kabul etmeliyim.Debo admitir que no me gusta mucho la música contemporánea.
Onu hiç düşünmediğimi itiraf etmeliyim.Tengo que admitir que nunca se me había ocurrido.
Hatalarımı itiraf etmeliyim.Tengo que admitir mis errores.
Hasta hissetmeye başladığımı itiraf etmeliyim.Tengo que admitir que empiezo a sentirme enfermo.
Sanırım seni tebrik etmeliyim.Credo di dovermi congratulare con te.
Yarışı bırakamam, devam etmeliyim." şelinde karşılık verdiğini yazdı.Non gareggiavo più, volevo solo finire», così descrisse la gara.
Ben, ne pahasına olursa olsun ona yardım etmeliyim.Я должен помочь ей любой ценой.
Kaybı telafi etmeliyim.Я должен компенсировать убытки.
Ona yardım etmeliyim.Я должен помочь ей.
Onu tamir etmeliyim.Я должен это починить.
Tom'a itaat etmeliyim.Ik moet Tom gehoorzamen.
Onu ikna etmeliyim.Ik moet hem overtuigen.
Gelecek hafta New York'a hareket etmeliyim.De volgende week moet ik naar New York vertrekken.
Kyoto'yu ziyaret etmeliyim.Powinnam odwiedzić Kyoto.
Kyoto'yu ziyaret etmeliyim.Powinienem odwiedzić Kyoto.
Raporu ne zaman teslim etmeliyim?Коли я маю подати звіт?
Cep telefonumu şarj etmeliyim.Musím si nabít mobil.
Ona yardım etmeliyim.Πρέπει να τη βοηθήσω.
Onu ya sen ya da ben ziyaret etmeliyim.Arba tu, arba aš turime ją aplankyti.
Onu ya sen ya da ben ziyaret etmeliyim.Arba tu, arba aš turime jį aplankyti.
Sana veda etmeliyim.Turiu su tavim atsisveikinti.
Acele edip dağlarda dua etmeliyim.A hegyekben kellene böjtölnöm és imádkoznom.
Acele edip dağlarda dua etmeliyim.Je dois jeûner et prier dans les montagnes.
Acele edip dağlarda dua etmeliyim.Πρέπει να πάω στο βουνό να διαλογιστώ και να προσευχηθώ.
Acele edip dağlarda dua etmeliyim.علي الاسراع والدهاب للجبل للدعاء