Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Acum, Gowanus miroase deosebit de rău -- voi recunoaşte.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Agora, o Gowanus é particularmente mal-cheiroso -- admito isso.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Gowanus v súčasnosti obzvlášť smrdí -- pripúšťam.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Hiện giờ Gowanus đang bốc mùi hôi thối -- tôi sẽ thừa nhận điều đó.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Ich gebe zu das er ziemlich scheusslich riecht.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Il Gowanus è particolarmente puzzolente...lo ammetto.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Kanał ten szczególnie brzydko pachnie -- przyznaję.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.현재 가워너스 운하는 특히나 악취가 나는 것을 인정해야겠네요.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Le canal sent particulièrement mauvais, je l'admets.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Nos, a Gowanus kimondottan bűzlik -- ezt elismerem.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Nu stinkt het Gowanus nogal -- dat geef ik toe.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Sekarang Gowanus menjadi bau -- saya harus mengakuinya.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Сега, аз ще призная Гованус е особено миризлив.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.Сейчас, должна признаться, канал очень сильно пахнет.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.עכשיו הגואנוס מסריחה במיוחד -- אני אודה בזה.
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.الان رائحتها لا توصف سأتجاوز هذا
Şu an özellikle Gowanus --itiraf etmeliyim ki-- kokuyor.問題となっているのは下水の氾濫と
Telefon etmeliyim!Giv mig telefonen.
Telefon etmeliyim!Jag måste ringa.
Telefon etmeliyim!Mi serve un telefono!
Telefon etmeliyim!¡Necesito un teléfono!
Telefon etmeliyim!Preciso do telefone!
Telefon etmeliyim!Θέλω μία κλήση.
Telefon etmeliyim!Мне нужен телефон!
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiKetika pertama kali kami mendengar hasil ini di yayasan kami,
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiKiedy po raz pierwszy usłyszeliśmy o tym w Fundacji, muszę przyznać, zastanawialiśmy się z Bill'em:
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim ki우리 재단에서 이 통계를 처음 들었을 때,
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiMikor először meghallottuk ezt az alapítványnál, be kell vallanom, Bill és én vakartuk a fejünket:
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiVà khi chúng tôi nghe kết quả này lần đầu trong Hội,
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiИ когато за пръв път чухме за този резултат във Фондацията,
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiוכאשר שמענו על התוצאה הזו לראשונה בקרן,
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim kiوعندما سمعنا هذه النتائج داخل المؤسسة،
Vakıf'ta bu bilgiyi öğrendiğimizde itiraf etmeliyim ki正直言ってビルと私は少し困惑しました
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.A já musím... malý moment... Chci to říct naprosto správně, protože, je to velmi důležité, víte?
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.A musím... počkajte, musím to sformulovať úplne presne, lebo, viete, je to veľmi dôležité.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.E devo - aspettate, devo trovare la formula più corretta, perché, sapete, è molto importante.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.En ik moet - wacht even, ik moet dit even goed formuleren, want dit is heel belangrijk.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.És szeretném -- egy pillanat szeretném ezt szó szerint idézni, mert tudjátok, ez nagyon fontos.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.E tenho que -- esperem aí, tenho que acertar nas palavras exatas, porque, vocês sabem, é muito importante.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Et j'ai ici -- une seconde, il faut que je formule ça parfaitement, parce que c'est très important.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Ja minun täytyy -- hetkinen, minun täytyy saada sanamuoto täsmälleen oikein, koska se on hyvin tärkeää.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.저는 해야 합니다. 잠시만요, 이 말을 정확하게 해야 합니다. 왜냐하면 중요하니까요.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Muszę to precyzyjnie wyrazić. Muszę to precyzyjnie wyrazić. Bo to naprawdę ważne.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Und ich muss - Moment, ich muss die Worte genau formulieren, denn, wissen Sie, das ist sehr wichtig.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Y tengo que... esperen, tengo que decir esto correctamente, porque, ya saben, es muy importante.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Πρέπει να -- μια στιγμή, πρέπει να βρω τις κατάλληλες λέξεις, διότι είναι πολύ σημαντικό, ξέρετε.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.И трябва ... момент... трябва го да кажа с точите думи, защото е много важно.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.И я хочу — подождите, я сейчас зачитаю дословно, потому что, вы знаете, это очень важно.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.Я мушу - одну секунду - я мушу зачитати, щоб жодним словом не помилитися, адже це дуже важливо.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.ואני צריך -- רגע, עלי לדייק כאן במילים, כי אתם יודעים, זה מאד חשוב.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.و يجب علي - انتظروا... حتى يكون كلامي دقيقاً، لأنه مهم جداً، كما تعلمون.
Ve bende de --bekleyin, bunu kesinlikle doğru şekilde ifade etmeliyim, çünkü biliyorsunuz bu çok önemli.これは非常に重要なことですから 正確にお伝えしたいんです 私の望みは 世界中の子どもたちの
Ve itiraf etmeliyim ki bu başıma sık gelen bir şey değil.E devo ammetterlo prima di cominciare, non e' qualcosa che mi sarebbe venuto in mente da solo.
Ve itiraf etmeliyim ki bu başıma sık gelen bir şey değil.E eu tenho que admitir que antes do tempo, isso não é algo que teria ocorrido a me naturalmente.
Ve itiraf etmeliyim ki bu başıma sık gelen bir şey değil.Od razu muszę przyznać, że nie jest to coś, co zauważyłbym od razu.
Ve itiraf etmeliyim ki bu başıma sık gelen bir şey değil.Сразу признаюсь, что само собой мне бы такое в голову не пришло.
Ve itiraf etmeliyim ki bu başıma sık gelen bir şey değil.Трябва да признаем предварително, че това не е нещо, което щеше да ми хрумне непринудено.
Veya bir kurşun ateş edersem ve dümdüz giderse, bunu parametrik bir denklemle ifade etmeliyim. -Tedy toto, můžete to nazývat... Toto jsou rovnice určující přímku ve třech dimenzích.
Veya bir kurşun ateş edersem ve dümdüz giderse, bunu parametrik bir denklemle ifade etmeliyim. -Zatem mam nadzieję, że Wam się to spodobało.
Veya bir kurşun ateş edersem ve dümdüz giderse, bunu parametrik bir denklemle ifade etmeliyim. -パラメトリック方程式です。 これが、3次元での