Hayal etmek zor değildir.That's not hard to envision.
Güvenlik, önceliğimiz olmaya devam etmektedir.Safety remains our priority.
Onunla baş etmek zordur.It's difficult to deal with.
Daha fazla çiçek sipariş etmek zorunda kaldım.I had to order more flowers.
Mücadele etmek zorunda değilsin.You don't have to struggle.
Tom beni ihmal etmekle suçladı.Tom accused me of negligence.
Sadece devam etmek istiyoruz.We just want to keep going.
Sadece devam etmek zorundayız.We just have to keep going.
Koşmaya devam etmek zorundayım.We have to keep on running.
Tom yardım etmek için yaklaştı.Tom moved in closer to help.
Şimdi devam etmek istiyoruz.We want to keep going now.
Şimdi devam etmek zorundayız.We have to keep going now.
Tom, Mary'nin yatmasına yardım etmek zorunda kaldı.Tom had to help Mary to bed.
Tom devam etmek için çok yorgundu.Tom was too tired to go on.
Bence Tom yaşamına devam etmek zorunda.I think Tom has to move on.
Tom, Mary'yi terk etmek istedi.Tom wanted to leave Mary.
Devam etmek zorundasın.You have to keep going.
Yardım etmek için orada olacağız.We'll be there to help.
Rica etmek incitmez.It doesn't hurt to ask.
Dikkat etmek zorundasınız.You have to watch out.
Tom yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.Tom had to admit defeat.
Devam etmek istiyoruz.We want to keep going.
Onu kontrol etmek zorundayız.We have to check that.
Başkalarının hatalarını fark etmek kendi hatlarımızı farketmekten daha kolaydır.It's easier to recognize other people's mistakes than our own.
Tom'un soyadı telaffuz etmek kolaydır.Tom's last name is easy to pronounce.
Rekabet etmekten hoşlanıyoruz.We like to compete.
Nefret etmek çok kolaydır.Hating is so easy.
Tom'a yardım etmek istemedim.I didn't want to help Tom.
Dikkat etmek ve dinlemek zorundayız.We have to pay attention and listen.
Sınıf arkadaşım bana yardım etmekten memnun olacağını söyledi.My classmate told me he'd be glad to help me.
Yardım etmek için elimizden geleni yapıyoruz.We're doing what we can to help.
Mağazayı yeniden dekore etmek istiyoruz.We want to redecorate the store.
Bu şarkıyı Mary'ye ithaf etmek istiyorum, dünyadaki en güzel kadın.I want to dedicate this song to Mary, the most beautiful woman in the world.
Biz sadece bakmaya devam etmek zorundayız.We just have to keep looking.
Tom teklifi uzatmadan önce başvuranın karakter referansını kontrol etmek istedi.Tom wanted to check the applicant's character reference before extending an offer.
Herkes yardım etmek istedi.Everybody wanted to help.
Herkes dans etmek istiyordu.Everybody wanted to dance.
Tom bana yardım etmekten memnun olacağını söyledi.Tom told me he'd be glad to help me.
Gerçekten dans etmek istiyor musun?Do you really want to dance?
Tom'un dans etmek istemeyeceğini biliyorum.I know Tom won't want to dance.
Tom bağımlılığını finanse etmek için Tom birkaç kredi kartını çaldı.Tom stole several credit cards to fund his addiction.
Avustralya seyahat etmek için boktan bir yer.Australia is a shitty place to travel.
Yardım etmek istemedim.I didn't want to help.
Ben kesinlikle yardım etmek istiyorum.I definitely want to help.
Hiç dans etmekten bıkmaz mısın?Don't you ever get tired of dancing?
Tom ve Mary akşam yemeğinden sonra dans etmekten hoşlanırlar.Tom and Mary like to dance after dinner.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapmak istiyoruz.We want to do something to help Tom.
Tom'un neden dans etmek istemediğini biliyorum.I know why Tom doesn't want to dance.
Gerçekten yardım etmek istemedim.I didn't really want to help.
Gerçekten dans etmek istemiyorum.I don't really want to dance.
Canım şimdi dans etmek istemiyor.I don't feel like dancing now.
Bütün kızlar Tom'la dans etmek istedi.All the girls wanted to dance with Tom.
Dans etmekle ilgilenmiyorum.I have no interest in dancing.
Verileri analiz etmek uzun zaman aldı.It took a long time to analyze the data.
Sence Tom gerçekten yardım etmek niyetinde mi?Do you think Tom really intends to help?
Tom'un bize yardım etmek için istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to help us?
Durumu kontrol etmek için pazartesi sabahı beni arayın.Call me Monday morning to check on the status.
Verileri analiz etmek çok zaman aldı.It took a great deal of time to analyze the data.
Sadece sıkı çalışmaya devam etmek zorundayım.I just have to keep working hard.
Tom'un gerçekten benimle dans etmek istediğini düşünüyor musun?Do you think Tom would really want to dance with me?