Ana içeriğe geç
Sözlük

etmek ile cümle

etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Keşke diyette kalmaya devam etmek için irade gücüm olsa.I wish I had the will power to stay on a diet.
Bana bir şeyde yardım etmek için zamanın var mı?Would you have time to help me with something?
Tom yardım etmek için yapabileceği bir şey olup olmadığını sormak için aradı.Tom called to ask if there was anything he could do to help.
Yaptığım her şeyi telafi etmek için bir gönüllü olarak çalışmak istiyorum.I want to work as a volunteer to make amends for everything I've done.
Telafi etmek rehabilitasyona doğru ilk adımdır.Making amends is the first step toward rehabilitation.
Yapılan zararı telafi etmek için asla çok fazla geç değildir.It's never too late to make amends for harm done.
Tom telafi etmek için çok geç olmadığını söylüyor.Tom says it's not too late to make amends.
Davranışımı telafi etmek istiyorum.I want to make amends for my behavior.
Tom telafi etmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to make amends.
Tom telafi etmek için ne yaptı?What has Tom done to make amends?
Tom telafi etmek için söz verdi.Tom has promised to make amends.
Kuralları azıcık ihlal etmekten korkma.Don't be afraid to break the rules a little.
Ona işkence etmek anlamsız, o itiraf etmeyecek.There's no point in torturing him, he isn't going to confess.
Uzak ufuklara seyahat etmek ister misin?Would you like to travel to distant horizons?
Devam etmek için bir tuşa basın.Press any key to continue.
Trafik ışıklarına dikkat etmek zorundayız.We must pay attention to the traffic light.
Her ne zaman onu ziyaret etmek için gelsem, o önceden gitmiş oluyor.Every time that I came to visit her, she had already left.
Haklısın. Yaşamaya devam etmek zorundayım.You're right. I have to go on living.
Kader kurbanlarına yardım etmek önemlidir.It's important to help victims of fate.
Onların Tom'u nerede alıkoyduğunu tahmin etmek mümkün değil.There's no telling where they're holding Tom.
Komşularına yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapmalısın.You should do all you can to help your neighbors.
Tom kabul etmek zorunda kaldı.Tom had to agree.
Randevuyu iptal etmek istemedim, ama başka bir şey çıktı.I didn't want to cancel the appointment, but something else came up.
Yeniden inşa etmek zorundayız.We have to rebuild.
O, kontrol etmek için yeterince kolay.That's easy enough to check.
İnşallah herkes partiden sonra temizlik yapmama yardım etmek için kalacak.Hopefully, everyone will stay and help me clean up after the party.
Tom hala Mary'yi ziyaret etmek için her gün hastaneye geliyor.Tom still comes to the hospital every day to visit Mary.
Yardım etmek için gelebilirim ama bu pazartesi gecesi değil.I can come over to help, but not this Monday night.
Tom işini bırakması gerektiği konusunda Mary'yi ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary that she should quit her job.
Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to quit her job.
Tom'u yardım etmeye ikna etmek o kadar zor değildi.It wasn't that hard to convince Tom to help.
Tom'u onu yapması için ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to do that.
Onu yapmak için Tom ikna etmek zor olacak.It'll be hard to convince Tom to do that.
Tom'u yardım etmeye ikna etmek zor olacak.It'll be hard to convince Tom to help.
Kimi ikna etmek zorundayız?Who do we have to convince?
Tartışmalar devam etmektedir.Discussions are going on.
Bizim için yaptığın her şey için sana tekrar teşekkür etmek isterim.I'd like to thank you again for everything you've done for us.
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.The victim didn't have to testify.
Sen yardım etmek için hiçbir şey yapmıyorsun.You never do anything to help.
Ben yardım etmek için hiçbir şey yapamam.I can do nothing to help.
Tom yardım etmek için bir şey yapmadı.Tom did nothing to help.
Tom da seyahat etmekten keyif aldı.Tom also enjoyed traveling.
Ben seyahat etmekten zevk alırım.I enjoy traveling.
Tom mücadele etmek istedi.Tom wanted to fight.
Tom mücadele etmek istiyor.Tom wants to fight.
Tom kavga etmek istiyor.Tom wants to fight.
Önümüzdeki yaz Tom'u ziyaret etmek için Boston'a gideceğim.I'll go to Boston next summer to visit Tom.
Ben seyahat etmekten nefret ediyorum.I hate traveling.
Sana yardım etmek için orada olacağıma sana söz veriyorum.I promise you that I'll be there to help you.
Tom yardım etmek isteyecek.Tom will want to help.
Biz yardım etmek isteriz.We'd like to help.
Yardım etmek istedim.I wanted to help.
Boston ziyaret etmek için harika bir yerdir ama orada yaşamak istemem.Boston is a great place to visit, but I wouldn't want to live there.
Bunu monte etmek kolay olmalı.This should be easy to install.
Monte etmek kolay mı?Is it easy to install?
Hareket etmek için hazır ol.Be prepared to leave.
Boston ziyaret etmek için harika bir yer.Boston is a great place to visit.
Tom'u memnun etmek zor.It's hard to please Tom.
Birkaç ciddi sorun devam etmektedir.A few serious problems remain.
Çok daha genç bir kızla flört etmek onun için bir sorun değildi.Dating a much younger girl wasn't a problem for him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etmek ile cümle - Sayfa 42 - etmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App