Ana içeriğe geç
Sözlük

etmek ile cümle

etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bize yardım etmek için gönüllü oldu.Tom volunteered to help us.
Tom yardım etmek için devreye girdi.Tom stepped in to help.
Tom çocuklarına bakmasına yardım etmek için Mary'ye para gönderdi.Tom sent money to help Mary care for her children.
Tom yardım etmek için beni geri gönderdi.Tom sent me back to help.
Tom bana yardım etmek için isteksiz görünüyor.Tom seems reluctant to help me.
Tom sana yardım etmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to help you.
Tom Mary'ye yardım etmek için hiçbir şey yapmadı.Tom made no move to help Mary.
Tom bize yardım etmek için burada değil.Tom isn't here to help us.
Tom Mary'yi bulmamıza yardım etmek için burada.Tom is here to help us find Mary.
Tom onu Mary'ye yardım etmek için yapıyor, benim için değil.Tom is doing that to help Mary, not me.
Tom bana yardım etmek için ısrar etti.Tom insisted on helping me.
Tom yardım etmek için bize geldi.Tom has come to us for help.
Tom Mary'ye yardım etmek için kalktı.Tom got up to help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden geleni yapmaya karar verdi.Tom decided to do what he could to help Mary.
Tom Mary'nin ona baktığını fark etmekten kendini alamadı.Tom couldn't help noticing that Mary was staring at him.
Tom buraya bize yardım etmek için geldi.Tom came here to help us.
Tom'un bize yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey yok.There's nothing Tom can do to help us.
Bana yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yok.There's nothing Tom can do to help me.
Mary'ye yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yok.There's nothing Tom can do to help Mary.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do to help Tom.
Yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yoktu.There was nothing Tom could do to help.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing I could do to help.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing I could do to help Tom.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilip yapamayacağını gör.See if you can do something to help Tom.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğin herhangi bir şey olup olmadığına bak.See if there's anything you can do to help Tom.
Hiç kimse Tom'a yardım etmek istemiyor.Nobody wants to help Tom.
Tom'a yardım etmek için çok geç.It's too late to help Tom.
Gerçekten bana yardım etmek istiyorsun gibi görünmüyor.It doesn't really sound like you want to help me.
Yardım etmek için yapabileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can do to help?
Yapabileceğim bir şey varsa yardım etmek isterim.If there's something I can do, I want to help.
Tom'un parti için hazırlanmasına yardım etmek için buradayım.I'm here to help Tom get ready for the party.
Kesinlikle Tom'a yardım etmek istiyorum.I'd sure like to help Tom.
Yardım etmek istiyorum ama nasıl bilmiyorum.I'd like to help, but I don't know how.
Sana yardım etmek isterim ama şu an biraz yoğunum.I'd like to help you, but I'm a bit busy right now.
Sana yardım etmek istiyorum ama edemiyorum.I'd like to help you, but I can't.
Yardım etmek istediğimi sana söyledim.I told you I wanted to help.
Tom'a yardım etmek istediğini söyledin sandım.I think you said you wanted to help Tom.
Tom'a yardım etmek bir hataydı.Helping Tom was a mistake.
Kalmak ve bana yardım etmek ister misin?Could you stay and help me?
Yardım etmek istiyor musun?Are you willing to help?
Tom yardoım etmek için gelen tek kişiydi.Tom was the only one who came to help.
Tom yardım etmek için dönen tek kişi.Tom is the only one who came back to help.
Yardım etmek için yapabileceğim tek şey var.There's one thing I can do to help.
Tom bir içki sorunu olduğunu kabul etmek istemiyor.Tom doesn't want to admit that he has a drinking problem.
Tom onu nasıl yapacağını bilmediğini itiraf etmek istemiyor.Tom doesn't want to admit that he doesn't know how to do it.
Tom kavga etmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like fighting.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğiniz hiçbir şey yok.There's nothing you can do to help Tom.
Hareket etmeye devam etmek zorundayız.We've got to keep moving.
Derhal terk etmek zorundasın.You have to leave immediately.
Derhal ameliyat etmek zorundayız.We have to operate immediately.
Seni terk etmek zorundayız.We have to leave you.
Biz hemen terk etmek zorundayız.We have to leave immediately.
Tom'u takip etmek zorundayız.We have to follow Tom.
Terk etmek istememizin nedeni bu.That's the reason we need to leave.
Bu nedenle mücadele etmek zorundayız.That's why we have to fight.
Ben Tom'a yardım etmek için arkada kaldım.I stayed behind to help Tom.
Tom Mary'nin toparlamasına yardım etmek için kaldı.Tom stayed to help Mary clean up.
Bu sizi hasta etmek için yeterli.It's enough to make you sick.
Tom hasta bir arkadaşı ziyaret etmek için gitti.Tom has gone to visit a sick friend.
Yardım etmek için bir şey yapacağım.I'll do anything to help.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod