Canım dans etmek istiyor.I feel like dancing.
Sonunda Tom'u odasını temizlemeye ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçtim.I finally stopped trying to persuade Tom to clean his room.
Onu kabul etmek zorunda kaldım.I had to accept it.
Hemen hareket etmek zorunda kaldım.I had to act at once.
Çabuk hareket etmek zorunda kaldım.I had to act quickly.
Ödemek için yeterli paramız olmadığı için o siparişi iptal etmek zorunda kaldım.I had to cancel that order because we didn't have enough money to pay for it.
Tom'a biraz yardım etmek zorunda kaldım.I had to give Tom a little help.
Tom'a yardım etmek zorunda kaldım.I had to help Tom.
Buradan iki blok öteye park etmek zorunda kaldım.I had to park two blocks from here.
İstifa etmek zorundaydım çünkü yeni patronla anlaşamadım.I had to resign because I just didn't get along with the new boss.
Tom'a yardım etmek için arkada kalmak zorundaydım.I had to stay behind to help Tom.
Şikâyet etmekten nefret ediyorum.I hate to complain.
Zamanımı israf etmekten nefret ederim.I hate to waste my time.
Acele etmek zorundayım. Programın gerisinde kalıyorum.I have to hurry. I'm falling behind schedule.
Jonathan'ı ikna etmek zordur.It's hard to convince Jonathan.
Jonathan'ı ikna etmek zor.It's hard to persuade Jonathan.
Sana refakat etmek için gönderildim.I've been sent to escort you.
Sana refakat etmek üzere gönderildim.I've been sent to escort you.
Yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I've done everything I can to help.
Şehri terk etmek zorundayım.I've got to leave town.
Bunu beğendiğimi itiraf etmek zorundayım.I have to admit I enjoyed it.
Denemeye devam etmek zorundayım.I have to keep trying.
Ben o emirlere itaat etmek niyetindeyim.I intend to obey those orders.
Sadece Tom'a arkadaşlık etmek için geldim.I just came along to keep Tom company.
Sana dırdır etmek istemedim.I don't mean to nag you.
Artık şikayet etmek istemiyorum.I don't want any more complaining.
Sana yardım etmek istemiyorum.I don't want to help you.
Artık endişe etmek zorunda kalmayacağım.I won't have to worry anymore.
Bana yardım etmek ister misin?Would you like to help me?
Ben sadece sorunun üstesinden gelmene yardım etmek istiyorum.I just want to help fix the problem.
Sadece taziyelerimi idafe etmek istedim.I just wanted to express my condolences.
Ben sadece Tom'a yardım etmek istedim.I just wanted to help Tom.
Sadece yardım etmek istedim.I just wanted to help.
Sadece sana tekrar teşekkür etmek istedim.I just wanted to thank you again.
Sadece size tekrar teşekkür etmek istedim.I just wanted to thank you again.
Sadece sana kişisel olarak teşekkür etmek istedim.I just wanted to thank you personally.
Ben sadece sana teşekkür etmek istedim.I just wanted to thank you.
Yardım istersen ya da ihtiyacın olursa bana bildir! Yardım etmekten mutluluk duyarım!If you want or need any help, let me know! I'll be glad to help!
Tom'a yardım etmek istediğini biliyorum.I know you want to help Tom.
Partime davet etmek istediğim insanların bir listesini yaptım.I made a list of people I wanted to invite to my party.
Seni partiye davet etmek istiyorum.I want to invite you to the party.
Randevumuzu iptal etmek zorundayız.I must cancel our appointment.
Tom'a yardım etmek için bir yol bulmalıyım.I must find a way to help Tom.
Veda etmek durumundayım.I need to say goodbye.
Seni tebrik etmek için bir şansım olmadı.I never got a chance to congratulate you.
Seninle asla rekabet etmek istemedim.I never wanted to compete with you.
Artık Boston'u ziyaret etmek istemiyorum.I no longer want to visit Boston.
Garajı temizlemesinde ona yardım etmek istediğimi az önce Tom'a söyledim.I just told Tom that I wanted to help him clean the garage.
Tom hasta olduğu için dersini iptal etmek zorunda kaldı.Tom had to cancel his lecture because he was sick.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Acele etmek zorunda olmadığımızı söyledim.I said we don't have to hurry.
Devam etmek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to continue.
Hangi yerleri ziyaret etmek istersiniz?What places would you like to visit?
Son treni yakalamak için acele etmek zorundasın.You have to hurry up so you'd catch the last train.
Size hizmet etmekten çok memnun olacağım.I will be very glad to be able to serve you.
Size hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyacağım.I will be very glad to serve you.
Fırtınanın ortasında terk etmek gerekli değil.It's not necessary to leave in the middle of a storm
Omegle yabancı insanlarla sohbet etmekten hoşlanan kişiler için harika bir web sitesidir.Omegle is a great website for people who like chatting with foreign people.
Marika'nın Cezayirde yaşamayı kabul etmek için hazır olduğunu düşünüyor musun?Do you think Marika is ready to accept to live in Algeria?
İlk olarak, Tanrı'ya teşekkür etmek istiyorum.First, I'd like to thank God.