Ana içeriğe geç
Sözlük

etmek ile cümle

etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Size yardım etmek için görevlendirildim.I've been appointed to help you.
Size yardım etmek için ne yapabilirim.What can I do to help you?
Birini seversen o kişiyi mutlu etmek için bir şey yapacaksın.When you love someone, you'll do anything to make that person happy.
Bir gün Beyaz Saray'ı ziyaret etmek ister misiniz?Would you like to visit the White House someday?
Ben terk etmek zorunda olduğum için özür dilerim.I apologize for having to leave.
Arkadaşlarıma ihanet etmektense ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than betray my friends!
Anne ve babaya telefon etmek istiyorum.I'd like to phone the parents.
Değiştirilemeyen şeyler hakkında sürekli şikayet etmekten vazgeçmelisin.You need to stop complaining all the time about things that can't be changed.
Tom'u ziyaret etmek istediğini söylüyorsun? Allah aşkına bunu neden yapmak istiyorsun?You say you want to visit Tom? Why in the world would you want to do that?
Şu anda Tom Jackson'u mahkûm etmek için ihtiyacımız olan tüm kanıta sahibiz.We now have all the evidence we need to convict Tom Jackson.
Keşke Tom ev işine yardım etmek zorunda olmasa.Tom wishes he didn't have to help with the housework.
Tom istifa etmek için zorlandı.Tom was forced to resign.
Tom görevini ihmal etmekle suçlandı.Tom was accused of neglecting his duty.
Tom hava yoluyla seyahat etmekten kaçınmaya çalışır.Tom tries to avoid traveling by air.
Tom yirmi kişiye servis etmek için yeterli çorba yaptı.Tom made enough soup to serve twenty people.
Tom ziyaret etmek istediği yerlerin bir listesini yaptı.Tom made a list of places he wants to visit.
Tom henüz ziyaretçi kabul etmek için hazır değil.Tom isn't yet ready to receive visitors.
Tom yalnız seyahat etmek için çok genç.Tom is too young to travel alone.
Tom mücadele etmek için hazırdır.Tom is ready for a fight.
Tom eski neslin bir üyesi olduğunu itiraf etmekten nefret ediyor.Tom hates to admit that he's a member of the older generation.
Tom, eğitim ücretini ödemeye yardım etmek için yarı zamanlı bir iş bulmuş.Tom got a part-time job to help pay for his tuition.
Tom'un canı dans etmek istedi.Tom felt like dancing.
Tom evsizlere yardım etmek için çok zaman ayırmayı önemsemiyor.Tom doesn't mind devoting a lot of time to helping the homeless.
Tom hava yoluyla seyahat etmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like traveling by air.
Tom yardım etmek için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to help.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but complain.
Tom Japonya'yı ziyaret etmek için zaman ayıramaz.Tom can't afford the time to visit Japan.
Tom ona yardım etmemizi rica etmek için geldi.Tom came to ask us to help him.
Tom ona yardım etmemizi rica etmek için buraya geldi.Tom came here to ask us to help him.
Tom'un beni affetmesini rica etmek için kararımı verdim.I've made up my mind to ask Tom to forgive me.
Tom'un tek başına seyahat etmek istemesi çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will ever want to travel alone.
Tom'un suçluluğunu ispat etmek için bir delil çıkması çok olası değil.It's very unlikely that any evidence will turn up to prove Tom's guilt.
Tom bizi ziyaret etmek için geldiğinden beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom has been to visit us.
Keşke Tom beni rahatsız etmekten vazgeçse.I wish Tom wouldn't keep bothering me.
Sanırım Tom flört etmek için çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Tom'un hayali Mary ile dünya çapında rahat etmek.Tom's dream is to travel around the world with Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to persuade Mary.
Tom Mary'ye ödevini yapmasına yardım etmek için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary do her homework.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmek için isteksiz.Tom is unwilling to help Mary with her homework.
Tom'un Mary'nin ahırı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice than to help Mary clean out the stable.
Tom'un Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice but to help Mary clean out the garage.
Tom'a Mary'yi memnun etmek zor geldi.Tom found it difficult to please Mary.
Tom Mary'nin söylediklerine dikkat etmek zorunda değil.Tom doesn't have to pay attention to what Mary says.
Tom Mary'ye yardım etmek zorunda değil.Tom doesn't have to help Mary.
Tom istemediği sürece Mary ile dans etmek zorunda değildir.Tom doesn't have to dance with Mary unless he wants to.
Tom'un şu anda Mary'ye yardım etmek için zamanı yok.Tom doesn't have the time to help Mary right now.
Tom Mary'yi gece geç saatte rahatsız etmek istemedi, ama acil bir durumdu.Tom didn't want to disturb Mary so late at night, but it was an emergency.
Tom Mary'ye yardım etmek için verdiği sözü tutmadı.Tom didn't keep his promise to help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için bir şey yapmadı.Tom didn't do anything to help Mary.
Tom sempatisini ifade etmek için Mary'yi aradı.Tom called on Mary to express his sympathy.
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.Tom bends over backwards to please Mary.
Tom ve Mary akşam boyunca sadece birbirleri ile dans etmek istediler.Tom and Mary just wanted to dance with each other all evening.
Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.Tom always wanted to visit Mary, but he never had the chance.
Bu girişim, Oksitanca yazmaya teşvik etmek için çaba göstermektedir.This initiative strives to promote writing in Occitan.
Tom Mary'ye yardım etmek istiyordu fakat nereden başlayacağını bilmiyordu.Tom wanted to help Mary, but he didn't know where to begin.
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.Tom bends over backwards to make Mary happy.
Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.Tom circled the block looking for a place to park.
Sana yardım etmek isterim ama çok fazla meşgulüm.I'd love to help you out, but I'm terribly busy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod