Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.No nos ganamos el RESPIRAR No nos ganamos el tener un PLANETA que puede proveernos con COMIDA,
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.Notre capacite a respirer ne depend pas du merite.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.Nu am câstigat soarele.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.Vi förtjänade inte att kunna andas. Vi förtjänade inte att ha en planet som kan tillhandahålla mat.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.Δεν κερδίσαμε έναν πλανήτη που να είναι σε θέση να μας παρέχει τροφή.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.Не сме спечелили въздуха. Не сме спечелили да се родим.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.לא הרווחנו את היכולת לנשום.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.私たちが働いた結果ではありません。 太陽も、私たちが働いた結果ではありません。
O dünyayı hemen hemen hiç ziyaret etmedik.Abbiamo a malapena intravisto quel mondo.
O dünyayı hemen hemen hiç ziyaret etmedik. O dünyayı keşfetmek için teknoloji gerekli.Pour explorer ce monde justement, il faut de la technologie.
O dünyayı hemen hemen hiç ziyaret etmedik. O dünyayı keşfetmek için teknoloji gerekli.Έτσι, για να εξερευνήσουμε εκεί, χρειάζεται τεχνολογία.
O dünyayı hemen hemen hiç ziyaret etmedik. O dünyayı keşfetmek için teknoloji gerekli.כדי לתור את העולם הזה יש צורך בטכנולוגיה.
O dünyayı hemen hemen hiç ziyaret etmedik.Мы там почти не бываем.
Ölmene izin vermek için tedavi etmedik seni!Não cuidámos de si só para o deixar morrer!
Ölmene izin vermek için tedavi etmedik seni!Non ti abbiamo curato per poi lasciarti morire!
Ölmene izin vermek için tedavi etmedik seni!Мы лечили тебя не для того, чтобы дать умереть!
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Não reparámos nisto até se separar.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Nie zauważyliśmy tego wcześniej.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Non ce ne siamo accorti finché non si è sfasciato.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.No nos dimos cuenta de esto hasta ahora.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Täällä on jotakin.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Vi så det først, da vi skilte den ad.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Vi såg det först när vi tog isär den.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Δεν το προσέξαμε μέχρι που διαλύθηκε.
Parçalanana kadar bunu fark etmedik.Пока всё не распалось, мы этого не замечали.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.Ještě jsme oficiálně nevyhlásili válku.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.미국은 아직 공식적으로 선전포고를 하지 않았으며
Resmi olarak savaş ilan etmedik.La plupart était des Catholiques qui ont immigré du Nord au Sud
Resmi olarak savaş ilan etmedik.Mỹ vẫn chưa chính thức tuyên bố chiến tranh.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.Non dichiarammo guerra ufficialmente, non avevamo soldati schierati in battaglia.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.Nós não declaramos oficialmente guerra.
Resmi olarak savaş ilan etmedik. Resmi olarak, çatışmada askerlerimiz yok.Nie wypowiedzieliśmy oficjalnie wojny, nasi żołnierze nie walczyli.
Resmi olarak savaş ilan etmedik. Resmi olarak, çatışmada askerlerimiz yok.Oficialmente no se había declarado la guerra, ni había soldados en batalla.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.We hebben niet officieel de oorlog verklaard.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.Wir (USA) haben noch keine Kriegserklärung ausgesprochen und wir haben noch keine Soldaten im Kampf.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.Сега нека превъртим до 1963г.
Resmi olarak savaş ilan etmedik.我々 はありません正式に兵士の戦いで。
Şimdi diyorsunuzdur ki : Neden bunu çarpanlarına ayırmaya devam etmedik?왜 이것을 더 인수 분해하지 않는지 생각하겠지만
Şimdi diyorsunuzdur ki : Neden bunu çarpanlarına ayırmaya devam etmedik?لما لا نستخرج عوامل هذا، ويمكنك ان تحاول
Şimdi diyorsunuzdur ki : Neden bunu çarpanlarına ayırmaya devam etmedik?それを見れば、
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.그들이 (일을 하는 도중에) 전혀 생각치 못한 문제-- 새로운 문제에 대해 참신한 해결책을 즉흥적으로 제시하는 것에 감명을 받았습니다.
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.בכיצד האומן לידו עובד. והוא התרשם מהצורה בה הם היו מאלתרים
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.بكيفية تطبيقهم الحلول المرتجلة على تلك المشاكل التي تجابههم تلك المشاكل الغير متوقعة
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.その場で考え出すことに 彼は感心したのです 一例として彼がレスボス島で
Tüketici fazlası hakkında düşünmenin bir yolu onların ödediklerinden ne kadar yarar elde edip etmedikleri.Przypomnę: nadwyżka konsumenta to dodatkowa korzyść, za którą nie musieli zapłacić.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Assegurámo-nos que ainda estávamos vinculados ao nosso distrito escolar para financiamento, para apoio.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Chcieliśmy być wciąż związani ze szkołą rejonową dla ich wsparcia, czy finansowania.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.E ci assicurammo di rimanere collegati al distretto scolastico per i finanziamenti, e supporto.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.En we zorgden ervoor dat we nog steeds verbonden waren aan ons schooldistrict voor financiering, voor hulp.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.저희는 우리 학교가 재정 지원을 받을 교육 지구와 유대를 확실히 했습니다.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Ne-am asigurat că rămânem în legătură cu școala districtului nostru pentru fonduri și sprijin.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Und wir stellten sicher, unserem Schulbezirk zugeteilt zu sein, um Finanzierung und Unterstützung zu erhalten.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Và chúng tôi đã chắc chắn rằng sẽ được nối kết với hệ thống trường học để được hỗ trợ và gây quỹ.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Vi försäkrade oss om att vi fortfarande tillhörde vårt skoldistrikt för att få bidrag och stöd.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Y nos aseguramos de estar todavía apegados a nuestro distrito escolar por financiamiento y apoyo.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Zároveň jsme dbali na to, abychom byli stále napojeni na školní obvod, abychom získali dotace a podporu.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Και επίσης, διασφαλίσαμε τη συνέχιση της συνεργασίας με τις τοπικές αρχές για χρηματοδότηση και υποστήριξη.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Мы проследили за тем, чтобы остаться прикреплёнными к районной школе для получения субсидий.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Погрижихме се да сме свързани с общината заради финансирането, заради подкрепата.
Ve bölge okuluyla hem kaynak, hem de destek alabilecek şekilde bağlantımız olmasını da ihmal etmedik.Також ми подбали про те, щоб залишитися в межах шкільного району для отримання фінансування та підтримки.