Telefon etmedim.Tak ada teriakan.
30 Kasım - Sovyetler Finlandiya'yla savaşıyor ama işgal etmedi.Pada tanggal 30 November 1939, tentara Rusia menyerang Finlandia tanpa menyatakan perang.
Kavurt Bey bunu kabul etmedi.Siwa suaminya tidak percaya itu.
Halid bu komploya katılmayı kabul etmedi.Yordania enggan melibatkan diri dalam perang ini.
Kendisine önerilen Maarif Nazırlığı görevini kabul etmedi.Ayahandanya merasa ia tidak pantas memegang kekuasaan.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Walaupun begitu, pasukan Jerman tidak mengakuinya.
""Kendim için transfer etmedim""."Mereka membenci Aku tanpa alasan."
Pek çoğu Ekim başlarına kadar kabul etmedi.”Nhiều người trong số họ thậm chí còn chưa ra đời vào năm 1981."
Bana parola sormadılar; ateş etmediler.Tôi không hề nghĩ là ông ta sẽ bắn.
Ancak, Capoue transfer olmayı kabul etmedi.Thật may là Batalov không từ chối.
Katolik kilisesi ayrılmayı kabul etmedi.Bí tích Thánh thể của Giáo hội Công giáo bị bác bỏ.
Ama hesap etmediği bir şey vardır.Nhưng có một điều hắn không ngờ tới.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Khủng hoảng Suez khiến quyền lực của Anh tại Trung Đông bị suy yếu, song nó không sụp đổ.
Komünist rejim, AIDS sorununun varlığını kabul etmedi.Chính phủ Triều Tiên thừa nhận không có ca bệnh AIDS nào trong nước.
Fakat iki mermi de isabet etmedi.Cả hai bên chưa bắn phát súng nào.
Ancak, Muhammed bu istekleri kabul etmedi.Tuy nhiên, Mátyás đã không chấp thuận yêu cầu này.
Bu da geri dönen kralı çok memnun etmedi.Thái hậu khi quay về rất không vui.
Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar.Colline, nhà triết học, bước vào, run run và cằn nhằn về việc không thể cầm đồ một số cuốn sách.
Grup, 1991'den sonra müziğe devam etmedi.Sau năm này, không được nghe nhiều về ban nhạc nữa.
""Kendim için transfer etmedim"".Tôi sẽ không để chuyện đó làm theo cách của tôi."
Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi.(Không ai khai bạn; bạn không khai ai!).
Poe onunla tanıştırılmayı kabul etmedi.Lưu Bị không được mời tham gia.
Hükümdar iman ettiyse de Antakya’nın çoğu iman etmedi.このため早朝にもかかわらず多くの信者が参祷する。
İblis'e neden secde etmediği sorulur.アイリスには強度(耐震強度)を測る部なのかと言われた。
Ses kaydının sonunda Jones sözlerine şöyle son verir: “Bizler intihar etmedik.テープの最後で、ジョーンズは「我々は敗北はしなかった。
Alman 3. Ordusu dağılan Fransızları takip etmedi.ドイツ第3軍は退却中のフランス軍を追撃しなかった。
Hiç onun sahnede ne kadar yüksekte durduğunu fark etmediniz mi?表彰台に立っている時間が、いかに長く感じられたことか。
Başka bir açıklasında Barzani, PKK'yı terörist olarak kabul etmediklerini belirtmiştir.他の発表では、バルザニ議長はPKKをテロ組織とはみなさないと言うことを述べている。
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.争うほどの相手がいなかったから。
6 Aralık 2012 - Google, Google Apps'in ücretsiz sürümünün artık yeni kullanıcı kabul etmediğini duyurdu.2012年12月6日 - Googleは、新規顧客への無償版Google Appsの提供を中止することを発表。
İdareciliğinden dolayı kendi isteğiyle bir gelir elde etmedi.彼は自分の意思から独立する権力の中心を許さなかった。
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.しかし、彼についてはっきりしたことは分かっていない。
Ancak, teklif edilmesine rağmen, bakanlık görevini kabul etmedi.しかし聖職に就くのを受け入れたとはいえ、彼には役職はなかった。
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.昔はしゃべるのがイヤで、いつも、むっつりやったから。
Öğretmen olan annesinden Farsça öğrenmeyi de ihmal etmedi.祖父の教えでカツアゲはしない。
Engin, futbola devam etmedi.もうサッカーではなかった。
Daha önce AzTV, 2007'de Eurovision'a katılmak istedi, ama AzTV EBU üyesi olmadığından, EBU kabul etmedi.アゼルバイジャンでは別の放送局AzTVが2007年大会への参加を希望したが、欧州放送連合はAzTVが同連合のメンバーではないことを理由にこれを認めなかった。
Bu durum şebekede hiçbir sorun teşkil etmedi.だがなぜかこの事は一切問題にならなかった。
Fakat güce düşkün olan İnsan'lar yüzüğü yok etmedi.刻印を押された天使は飛べなくなる。
Londra'da doğmak onun davasına yardım etmedi.独身のままコペンハーゲンで没した。
Ancak Humeyni istifasını kabul etmedi.試作のみで量産化されなかった。
Al-Bakri yaşamının tamamını Cordoba'da geçirdi ve yazdığı yerlere hiç seyahat etmedi.バクリーは、著書で触れた各地に実際足を運んだことは一度もなく、コルドバで亡くなった。
Fakat İsmet Paşa bu planı kabul etmedi.だが、ミカだけはその計画に反対。
Fakat Sonora bunu kabul etmedikten sonra Nick barda oturmayı tercih eder.それでも引き下がらないジャックに対して、キャランはバーで会うことを伝える。
Halk onu Doçe olarak kabul etmedi.国民はすぐに彼を支持した。
Diğer Hint hükümdarlıkları da yardım etmedi.インディアンも弁解しなかった。
Ancak görevi hemen kabul etmedi ve düşünmek için birkaç haftalık süre istedi.しかしチームのパフォーマンスは期待以下であり、就任からわずか数カ月で辞任した。
Achaea Ligi'nin önemi uzun zaman devam etmedi.しかしながらアカイア同盟の支配は長くは続かなかった。
Ama hesap etmediği bir şey vardır.ただし、計算可能ではない。
Dahiliye Vekili sıfatıyla kendisiyle görüşmeye gelen Nazım Bey'i ile görüşmeyi bile kabul etmedi.本人がこの場にいて挨拶しているのに町長の部屋を見上げる必要性は全くない。
Fakat iki mermi de isabet etmedi.しかし、幸いにして2発とも命中しなかった。
Bu barakayı savaşın sonuna kadar hiç terk etmedi.終戦までにこの施設は完成しなかった。
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.他同時否認以色列在幕後插手示威。
Ancak kendi istifasından kesin olarak söz etmedi.原著從未提及過他的真實姓名,只給予了許多他的稱號。
Bu liste, İtalya ve Sirenayka'yı dahil etmediği için tam değildir.这个列举还不是很完整完整,因为意大利和昔兰尼都没有包括在内。
Gassendi Paris dâhil Avrupa’nın çoğunu görünür olmadığını fark etmedi.伽桑狄并未意识到那次的凌日现象并非在欧洲的大部分地方都可以观测得到,包括巴黎。
Telefon etmedim.親沒,竟不召。
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.他一度卧床数周,除妻子和医生外不与别人见面。
Fakat hiç tesir etmedi.但他从来没有教过我什么。
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.本作中只有對話而沒有參加戰鬥。