etme ile cümle
etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hemen Amerika'ya hareket etmek zorunda kaldık.We had to leave for America on short notice.
Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.In Belgium, Flemish people want to declare their independence someday.
Kocalar ve karılar yaşadıkları sürece birbirlerine yardım etmeli.Husbands and wives should help each other as long as they live.
Eşler yaşadıkları sürece birbirlerine yardım etmeli.Husbands and wives should help each other as long as they live.
Hayatta bir şey elde etmek istiyorsanız, akıntıya karşı yüzmelisiniz.If you want to get something in life, you should go against the flow.
Onların kültür değerleri, otorite konumundaki kişilere itaat etmektir.Their culture values obedience to those in positions of authority.
Bu, babayı memnun etmeyecek.This will not please Daddy.
Atina harabelerini ziyaret etmek istiyorum.I want to visit the ruins of Athens.
Buradaki kaplanlara dikkat etmeli miyiz?Do we need to watch out for tigers around here?
Hiç intihar etmeyi düşüneceğini düşünüyor musun?Do you think you would ever consider suicide?
Onlara arabamı tamir etmelerini rica ettim.I asked them to fix my car.
Bizi ziyaret etmek için gelişine ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.I can't tell you how happy I am that you've come to visit us.
Büyük gruplarda seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't enjoy traveling in large groups.
Sözleşmenin ne dediğini kontrol etmek ve görmek zorundayım.I have to check and see what the contract says.
Sizi hak etmediğimi biliyorum.I know that I don't deserve you.
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone would be willing to help me.
Böyle süslü bir evde yaşayabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined I'd be able to afford to live in such a fancy house.
Bu kadar çok ünlü insanlarla tanışabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined that I'd be able to meet so many famous people.
Evsiz kalacağımı bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined that I'd be homeless.
Tam bir vücut araştırması için seçileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined that I'd be singled out for a full body search.
Senin hakkında bu şekilde düşüneceğimi asla hayal bile etmedim.I never imagined I'd feel this way about you.
Partime pek çok sayıda insan geleceğini asla hayal etmedim.I never imagined so many people would come to my party.
Böyle bitireceğimizi asla hayal etmedim.I never imagined we'd end up like this.
Hâlâ bana tebessüm etme tarzını seviyorum.I still love the way you smile at me.
Sadece ev ödevinizi henüz niçin teslim etmediğinizi merak ediyordum.I was just wondering why you haven't yet turned in your homework assignment.
Oğlumun ev ödevini yapmasına yardım etmem gerekmiyordu ama yardım ettim.I wasn't supposed to help my son do his homework, but I did.
Keşke ona verdiğimi şikayet etmeden yese.I wish she would eat what I give her without complaining.
Ben bu alanda bir ev inşa etmeyi asla düşünmezdim.I would never consider building a house in this area.
Eşim aleyhine asla tanıklık etmezdim.I'd never testify against my wife.
Yarınki toplantıyı iptal etmek istiyorum.I'd like to cancel tomorrow's meeting.
Tüm sıkı çalışman için sana teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for all your hard work.
Ben ölmeden önce Angkor Wat'ı ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit Angkor Wat before I die.
Biraz odun toplamama yardım etmeni istiyorum.I'd like you to help me gather some firewood.
Bana yardım etmenizi istiyorum.I'd like you to help me.
Zamanım olursa ziyaret etmek için gelmek isterim.I'd love to come and visit if I had the time.
Gelmek ve ziyaret etmek istiyorum.I'd love to come and visit.
Her zaman benim yerime park etmenden bıktım.I'm sick and tired of you always parking in my space.
Her zaman Boston'u ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Boston.
Size yardım etmek için görevlendirildim.I've been appointed to help you.
Benden sana yardım etmem rica edildi.I've been asked to help you.
Size yardım etmem rica edildi.I've been requested to help you.
Sana yardım etmem söylendi.I've been told to help you.
Bazılarımız yakın gelecekte seni ziyaret etmeyi planlıyor.Some of us plan to visit you in the near future.
Benim hakkımda bilmeniz gereken şey çok seyahat etmem ve nadiren evde olmamdır.Something you should know about me is that I travel a lot and am seldom home.
Onlar burada bir fabrika inşa etmenin çok pahalı olacağını düşündü.They thought it would be too expensive to build a factory here.
Biz çevresel sorunlarına daha fazla dikkat etmeliyiz.We should pay more attention to environmental problems.
Size yardım etmek için ne yapabilirim.What can I do to help you?
Ne hakkında şikâyet etmeniz gerekiyor?What do you have to complain about?
Bu mahallede yeni bir ev inşa etmenin maliyeti nedir?What does it cost to build a new house in this neighborhood?
Birini seversen o kişiyi mutlu etmek için bir şey yapacaksın.When you love someone, you'll do anything to make that person happy.
Bir gün Beyaz Saray'ı ziyaret etmek ister misiniz?Would you like to visit the White House someday?
Boston'u mu yoksa Şikago'yu mu ziyaret etmeyi tercih edersiniz?Would you rather visit Boston or Chicago?
Sen, buradaki yemeklerden şikayet etmeyen bildiğim tek insansın.You're the only person I know that never complains about the food here.
O ne söylediğine dikkat etmedi.He didn't pay attention to what she said.
Üç sırtlan birbirlerini ikna etmeye çalışarak bir daire içinde oturdu.The three hyenas sat in a circle, reasoning with one another.
Ve kendinizi bir şeyden mahrum etmeyin.And don't deny yourself anything.
Ben terk etmek zorunda olduğum için özür dilerim.I apologize for having to leave.
Beni takip etmen gerekiyor.You need to follow me.
At durdu ve hareket etmeyi reddetti.The horse stopped and refused to move.
Vanayı çevirerek su akışını kontrol etmeye çalış.Try to check the flow of water by turning the valve.