Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Due hamburger di manzo piccoli, che tu ci creda o no.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Dva malé hovězí hamburgery, věřte nebo ne.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Hihetetlen, két kis hamburger.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Kaksi pientä hampurilaista, usko tai älä.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.남자: 이게 작은 비프 버거. 믿거나 말거나 말이야.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Två små hamburgare, tro det eller ej.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Zwei kleine Burger, ob du's glaubst oder nicht.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.الرجل: قطعتان صغيرتان من البيف برجر، صدق أو لا تصدق.
Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.大だったらどうなるんだ 中だってでかいぞ
Evet. Adam: İki küçük etli burger, inan ya da inanma.người đàn ông: hai bánh mì burger kẹp thịt bò nhỏ, tin tưởng rằng nó hay không.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Byla to překrásná ryba, voňavá, s krásnou strukturou, netučná, bestseller jídelního lístku.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.C'était un beau poisson, savoureux, texturé, charnu, un best-seller sur le menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Det var en vacker fisk, smakfull, mönstrad, köttig, en bäst-säljare på menyn.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era um peixe lindo, saboroso, texturado, carnudo, um best-seller no menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era un bellissimo pesce saporito, carnoso, consistente uno dei più venduti sul menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era un peşte frumos, plin de gust, cu textură, cărnos, un star al meniului.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era un pez hermoso, sabroso, con textura, carnoso, un 'best-seller' en el menú.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Es war ein schöner Fisch, wohlschmeckend, gute Konsistenz, gehaltvoll, ein Bestseller auf der Speisekarte.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Gyönyörű hal volt, ízletes, jó felépítésű, húsos, a menü legkedveltebbje.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Het was een mooie vis, smaakvol, goede structuur, vlezig, een best-seller op het menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Ikan itu cantik, penuh citarasa, bertekstur, gurih, penjualannya paling tinggi di menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Ήταν ένα όμορφο ψάρι, εύγευστο, με ωραία υφή, γεμάτη σάρκα, ένα από τα πιο δημοφιλή πιάτα στο μενού.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Беше красива риба - ароматна, стегната, месеста, най-продаваната в менюто.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Это была прекрасная рыба, ароматная, текстурная, мясистая, хит продаж в меню.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerCua ma thường sàng cát để lọc lấy thức ăn, nhưng chúng luôn để mắt tìm xem có gì nhiều thịt hơn không.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerTito krabi normálně hledají potravu v písku, ale rádi si zpestří jídelníček.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerסרטני 'רוחות-רפאים' בדרך-כלל מנפים את החול למצוא מזון אך הם תמיד פוקחים עין .למשהו 'בשרי' יותר
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerشبح سرطانات البحر ينخل الرمل عادة للغذاء، لكن هم دائما لهم عين للشيء الأكثر لحما
İki küçük etli burger, inan ya da inanma.To są dwa małe beefburgery. Dasz wiarę?
İki küçük etli burger, inan ya da inanma.To små burgere, tro det eller lad være.
İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Δύο μικρά χάμπουργκερ, ο θεός να τα κάνει μικρά.
İki küçük etli burger, inan ya da inanma.Два маленьких гамбургера, ну-ну.
lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.풍미가 좋고 살도 많으면서 부드러워서 메뉴 중에서도 베스트셀러였죠.
lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Pełna smaku, mięsista, o ciekawej konsystencji. Jedna z najpopularniejszych pozycji w naszym menu.
lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.מלא טעם, מרקם ובשרני, מנה הנמכרת היטב.
lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.لذيذة , مزخرفة , غنية باللحم أفضل ما يمكن بيعه من على قائمة الطعام
lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.メニューの売れ筋だった ほんとにステキなサカナちゃん
Neredesin benim etli böreğim?!¿Dónde estás, pastelito de carne?
Neredesin benim etli böreğim?!Gdzie jesteś, mój klopsiku?
Neredesin benim etli böreğim?!Hvor er du, min lille frikadelle?
Neredesin benim etli böreğim?!Missä olet, pikku lihapiirakkani?
Neredesin benim etli böreğim?!Onde estás, minha empadinha de carne?
Neredesin benim etli böreğim?!Var är du, min lilla köttpaj?
Neredesin benim etli böreğim?!Πού είσαι, μικρή μου κρεατόπιτα;
Neredesin benim etli böreğim?!Где же ты, мой пирожок с мясом?!
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.Não... Eu tenho a minha carninha aqui! mas pizza também soa bem.
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.Ok, ho gia' qui il mio insaccato ma la pizza va bene lo stesso.
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.Ok, j'ai toute la viande que je veux juste ici. Mais une pizza fera l'affaire aussi.
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.ΟΚ, έχω τον δικό μου 'meat-lover' εδώ πέρα. Αλλά και η πίτσα μια χαρά ακούγεται.
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.Моё мяско всегда рядом. Но пицца тоже звучит неплохо.
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.ピザもいいね ちょっとシャワー浴びるよ
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Får vi köttpaj nån dag, Rose?
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Kan vi ikke få kødpostej en dag, Rose?
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, haluaisin joskus lihapiirakkaa.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, me gustaría comer pastel de carne algún día.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, mi piacerebbe mangiare una tortina di carne, qualche volta.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, um dia destes, eu queria empadão.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Zjadłbym zapiekankę z mięsem, Rose.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Ρόουζ, πότε θα μας φτιάξεις κρεατόπιτα;
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Роза, я хотел бы как-нибудь пирога с мясом.