Ana içeriğe geç
Sözlük

etkiyi ile cümle

etkiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Dopad tejto technológie môžete vidieť už teraz.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.I kan faktisk måske allerede se effekten allerede nu.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Já poderão ver o impacto.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Je kan nu de impact al zien.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.음, 이제는 이미 그 충격을 보셨을 수도 있겠네요.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Már most láthatjuk a hatást.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Morda si boste lažje predstavljali posledice.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Możecie już teraz dostrzec ten wpływ.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Puteți vedea impactul acum.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Vlastně můžete vidět vliv už nyní.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Βέβαια μπορεί να βλέπετε ήδη τον αντίκτυπο.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Вы можете увидеть влияние уже сейчас.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Може да видим ефекта още сега.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.Уже сьогодні можна побачити її на ділі.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.ובכן אתם כבר יכולים לראות את ההשלכות.
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.حسنا ربما ترى الاثر الان بالفعل
Etkiyi şu anda görebilirsiniz.これは海底探査車で
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.Keď sme pochopili tento globálny dopad, zredukovali sme naše kľúčové tvrdenia na čistotu a pohodlie.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.Depois de ver este impacto global, chegamos à nossa proposta chave que era limpeza e comodidade.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.이러한 엄청난 효과를 보고, 우리는 드라이배스를 우리의 핵심 가치 과제로 좁혔습니다. 그건 청결함과 편의성이었습니다.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.Setelah melihat dampak global ini, kami mempersempitnya pada nilai kunci kami yaitu kebersihan dan kenyamanan.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.Widząc ten globalny wpływ, zaważyliśmy ofertę kluczowych korzyści do czystości i wygody.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.Зрозумівши, який глобальний ефект це дає, ми звузили його до наших першочергових цілей - чистота та зручність.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.След като разбрах това глобално значение, го доведох до три ключови предложения, които са чистота и удобство.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.Эту пользу для всего мира мы сформулировали в нашем главном девизе: чистота и удобство.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.אחרי שראינו את ההשפעה העולמית, צמצמנו את זה לערך המרכזי של התכנית העסקית שלנו, שהוא נקיון ונוחות.
Evrensel etkiyi gördükten sonra, asıl değer verdiğimiz şeye daralttık, temizlik ve kolaylığa.この活動を 重要な命題に掘り下げました ずばり「清潔」と「利便性」です ドライバスは 裕福な人の便利グッズであり
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.Als jonge reporter vond ik dat ik het anders moest aanpakken om zoveel mogelijk impact te hebben.
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.젊은 기자로서 전 제가 그일을 해야한다고 생각했어요. 다른 방식으로 최대의 영향을 줄 수 있도록 말이죠.
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.ככתב צעיר, חשבתי שעלי לעשות את זה בצורה שונה, כדי שתהיה לזה השפעה מירבית,
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.كمراسل شباب، اعتقدت أنني يجب أن أفعل ذلك بطريقة مختلفة، ليكون لها أقصى قدر من التأثير،
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.普通に記事にするのではなく これで 世の中を揺るがしてやるんだ 皆 賄賂があるのは知っているのに
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.În general, la căștile de foarte proastă calitate, volumul trebuie dat mai tare pentru același efect.
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.In genere, se le cuffie sono davvero scadenti, dovete alzare il volume per avere lo stesso effetto.
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.Przy kiepskich słuchawkach trzeba zwiększyć natężenie dźwięku, aby osiągnąć ten sam efekt,
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.Thường thì, nếu tai nghe quá tệ bạn sẽ phải vặn âm lượng lớn lên để có hiệu quả tương tự
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.ככלל, אם האוזניות ממש גרועות, צריך להגביר אותן כדי לקבל את אותו אפקט.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Acest lucru determină sau mediază efectul.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Así que esto es lo que produce o media el efecto.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Das beeinflusst das Ergebnis oder vermittelt es.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Det är det här som skapar effekten.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Dette er, hvad der driver effekten, eller frembringer effekten.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Dit stuurt dus het effect of veroorzaakt de werking.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Donc c'est ce qui dirige le résultat, ou ce qui l'amène.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Isto é o que dirige o efeito, ou medeia o efeito.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Jadi inilah hal yang mendorong pengaruh, atau membawa pengaruh.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.이것이 결과를, 혹은 결과에 영향을 주는 요소였던 겁니다.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Okazuje się, że właśnie to daje efekty, pozwala osiągnąć cel.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Questo è quello che guida l'effetto o che media l'effetto.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Takže toto vedie ten účinok, alebo sprostredkúva účinok.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Tämä muodostaa vaikutuksen.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Tehát ez okozza ezt a hatást, ill. közvetíti ezt a hatást.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Toto tedy způsobuje daný výsledek nebo ho nepřímo ovlivňuje.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.To vodi oziroma posreduje vpliv.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Vậy đấy mới là điều tạo ra những ảnh hưởng trên, hoăc điều hòa chúng.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Αυτό είναι που οδηγεί το αποτέλεσμα ή που βοηθά στο αποτέλεσμα.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Ето какво има значение или придава значение.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Именно это оказывает прямой или опосредованный эффект на решение работодателя.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.Саме це прямо чи опосередковано впливає на рішення роботодавця.
İşte bu, etkiyi harekete geçiren ya da buna aracılık yapan şeydir.זה מה שמעורר את הרושם, או לפחות מסייע לו להיווצר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod