Kırılma açısını arttırmak açık bir etkiye sahiptir.Felfújódást csökkentő hatása van.
Bu gelişme Akdeniz bölgesindeki tüm tarihyazımını etkileyen önemli bir etkiye sahiptir.Óriási jelentősége volt az egész közel-keleti térség történelmének alakulásában.
Somatomedinler somatotropinler ile benzer etkiye sahiptir.Somatotropiini itse jarruttaa somatotropiinin eritystä.
Maçın adamı ödülü, bir maçta en büyük etkiye sahip oyuncuya verilen ödüldür.Palkinto jaetaan pelaajalle, joka on osoittanut eniten urheilullisuutta.
Her etkiye karşı ona eşit bir tepki vardır.Τρίτον, σε κάθε δράση υπάρχει μια ίση αντίδραση.
Bu etkiye Meissner effect denir.Το φαινόμενο αυτό ονομάζεται φαινόμενο Μeissner.
Ayrıca Batıdaki kuvvetli ağır süvari geleneği de istilayı durdurucu etkiye sahip olabilecektir.Υπάρχουν όμως και περιπτώσεις φινάλε που ο ίππος μπορεί να είναι ισχυρότερος του αξιωματικού.
Bart, Milhouse üzerinde kötü bir etkiye sahiptir ve ikisi beraberce pek çok muzırlığa karışmıştır.Bart er en dårlig indflydelse på Milhouse, og de to har været involveret i en masse ballade sammen.
Ancak, ksenon atomu da fullerenin reaktifliği üzerinde, elektronik bir etkiye sahiptir.Dog kan xenon atomet også have en elektrisk indflydelse på reaktiviteten af fullerenmolekylet.
Bu etkiye sahip mutasyonların tarihsel dokusu kolayca incelenebilir.På grund af dette er historiske mutationers mønstre nemme at undersøge.
Özbek tiyatrosunun gelişmesinde büyük bir etkiye sahiptir.Opera har haft stor indflydelse på udvikling af teaterkunsten i Wien.
Bu etkiye tıp, psikoloji ve sosyal bilimler alanlarında sıkça rastlanmaktadır.Sådanne bedømmelser beskrives ofte i sociologi og psykologi.
Bu etkiye "seçici bellek" denir.Handlingen er en såkaldt 'alternativ historie'.
Radyo antenlerinin çalışma ilkesi bu etkiye dayanır.Radiomodtager antennen fases på samme måde.
Çalışması kültürel çalışmalar üzerinde önemli bir etkiye sahip olan bir sosyolog da Pierre Bourdieu’dür.En av de mest innflytelsesrike kultursosiologene er Pierre Bourdieu.
Bu yolla elde edilen olumlu etkiye yer etkisi denir.Økningen i transport slik den er beskrevet over har utvilsomt sine positive sider.
Aspartamın kanserojen bir etkiye sahip olduğu ispatlanamamıştır.Det vil si at inntak av aspartam ikke er kreftframkallende.
Güneş ve Ay bu etkiye aşağı yukarı eşit derecede katkıda bulunur.Matahari dan bulan sangat berpengaruh terhadap perubahan ini.
Bu etkiye sahip mutasyonların tarihsel dokusu kolayca incelenebilir.Hal ini memungkinkan pola historis dari mutasi genetik dapat dengan mudah dipelajari.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.Tidak jelas apakah pengobatan itu mempengaruhi perkembangan penyakit.
Bu ülkeler Brüksel'deki karar alma sürecindeyse çok etkiye sahip değildir.Các nước này có ít ảnh hưởng trên các quá trình đưa ra quyết định ở Bruxelles.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Các hạt tích điện có ảnh hưởng đáng kể đến các tính chất bề mặt của các vệ tinh Galileo.
Kullanılan geri alma metodu, neyin geri alınabileceği konusunda etkiye sahiptir.お下がりとなるものは、再使用が出来るもの。
Dalmaçya kıyısındaki Ragusa Cumhuriyeti de dönemsel etkiye sahip olmuştur.ワルシャワ占領も時間の問題と思われた。
Anarşizm özellikle 19.yüzyılda Fransız sembolizmi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.這種形式的自由主義尤其受到19世紀英國自由主義的影響。
Özbek tiyatrosunun gelişmesinde büyük bir etkiye sahiptir.這一體系對戲劇藝術的演變,產生了很大的影響。
Bu etkiye Meissner effect denir.이를 마이스너 효과(Meissner effect)라고 한다.
Bu etkiye inhibisyon (veya engelleme) denir.즉, 이러한 수행을 멸(滅)이라고 한다.
Ayrıca genellikle hükümet partisinin başı olarak pratikte önemli bir etkiye sahiptir.또한, 대개 정부의 영향권 아래 있다.
Güneş ve Ay bu etkiye aşağı yukarı eşit derecede katkıda bulunur.הירח והשמש תורמים תרומה שווה בקירוב בהשפעתם על תנועה זו.
Setina Muharebesi, savaşın sonucu üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir.לקרב אוקינאווה היו אף השפעות על המשך המלחמה.
Bu değişiklik evleri numaralandırırken soldan sağa değil de sağdan sola sıralamak gibi aynı etkiye sahiptir.שינוי זה משקף את שינוי כיוון הקריאה בעברית, מימין לשמאל, לעומת האנגלית.
Bu ülkeler Brüksel'deki karar alma sürecindeyse çok etkiye sahip değildir.Тези държави имат малко влияние върху процесите на вземане на решение в Брюксел.
Setina Muharebesi, savaşın sonucu üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir.Битката при Сетина не решава изхода от войната.
Açıkça görülüyor ki, Marie Antoinette, kocası üzerinde pek bir politik etkiye sahip değildi.От самото начало, въпреки всеобщото мнение, Мария-Антоанета има слабо влияние върху политиката на съпруга си.
Anarşizm özellikle 19.yüzyılda Fransız sembolizmi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.Той е особено заинтересован от френския либерализъм през 19 век.
Chomsky’nin düşünceleri çocuk dilleri üzerine araştırma yapan alanlarda çok büyük bir etkiye sahiptir.Идеите на Чомски продължават да имат силно влияние върху редица поколения лингвисти.
Süt ve süt ürünlerindeki kazein de aynı etkiye sahiptir.Смята се дори, че яденето на месо от златна котка има същия ефект.
Bu da obezite hastalığının artışında yüksek bir etkiye neden olur.Това води до по-високо производство на ушна кал.
Resim özellikle modern kültür ve sanatta büyük bir etkiye sahiptir.Полунощ има особено значение в човешкото въображение и култура.
Hızlı ve güçlü bir bakterisid etkiye yol açar.Чрез тях се постига бърз бактерициден и добър клиничен ефект.
Bu olay Avrupa’nın ekonomisi, kültürü ve dininde büyük etkiye sahiptir.Изграждането им оказва значително влияние върху икономиката и културата на Египет.
Zaten bu etkiye kozmik ışın adını veren de Millikan'dır.Millikan je i dao ime tim zrakama.
Elektrik akımına zıt yönde hareket eden elektronların akışı gibi aynı etkiye sahiptir.Ona će, dakle, biti istog smjera kao struja koja se prekida.
Postantibiyotik etkiye sahiptir.Društvo ima izdavačku djelatnost.
Süt ve süt ürünlerindeki kazein de aynı etkiye sahiptir.Pojedanie mačacieho mäsa má rovnaký účinok.
Bu olay Avrupa’nın ekonomisi, kültürü ve dininde büyük etkiye sahiptir.V tom čase malo Francúzsko obrovský vplyv na európsku politiku, ekonómiu a kultúru.
Bu etkiye Meissner effect denir.Tento efekt sa nazýva taktiež Higgsov mechanizmus.
Üstelik nesneler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiye sahiptir.Na jej či už negatívny alebo pozitívny vplyv.
Bu da obezite hastalığının artışında yüksek bir etkiye neden olur.Toto spôsobuje problémy pri príprave účinnej očkovacej látky.
Sıvı alımının azaltılması idrarın konsantrasyonu üzerinde çok az etkiye sahiptir.Zmanjšanje vnosa tekočine ima le majhen vpliv na koncentracijo seča.
Bu etkiye Purkine Kayması denir.To imenujemo izguba na mreži.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.Ali na napredovanje bolezni delujejo, ni jasno.
Anarşizm özellikle 19.yüzyılda Fransız sembolizmi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.Zola je imel velik vpliv na francosko književnost 19. stoletja.
Eğitim konularıyla özellikle ilgilendi ve aynı zamanda bölgenin edebiyatı üzerinde önemli bir etkiye sahipti.Zanimal se je tudi za čisto statistiko ter pomembno prispeval na tem področju.
Hikâye, jenerasyonun ahlaki normları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.To je pravilen pogled na moralne procese sveta.
Bu etkiye Meissner effect denir.Tai yra vadinama Meisnerio efektu.
Bunlara ek olarak nano teknoloji temiz enerji üretimi üzerinde potansiyel olarak mükemmel bir etkiye sahiptir.Kentukis turi absoliutų pranašumą energijos gamyboje.
Bu eserinde Samanyolu görünümünün optik bir etkiye bağlamaktaydı.Šiame kūrinyje jaučiama impresionistinės dailės įtaka.
Setler nehir morfolojisi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.Dėl nuotekų smarkiai nukentėjo upės ekosistema.