Ve bütün bu bir araya geliş, İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir.И тази комбинация, тази кумулативна технология, е нещото, което ме интересува.
Ve bütün bu bir araya geliş, İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir.И эта комбинация, совокупная технология — вот что меня интригует.
Ve sonra birbirine karışırlar. İşte bence Malcolm'u en çok etkileyen de bu olmuştur. [kartpostalı okuyarak]:Shakespeare, Socrates, les fables d'Ésope, la vie de Gandhi et Nat Turner.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.Az orvos ragályos nemi daganatként diagnosztizálta, egy szexuális úton terjedő rákként, ami kutyákat fertőz.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.Dokter hewan itu mendiagnosanya sebagai tumor yang menular kanker yang menular secara seksual pada anjing.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.수의사는 이 종양을 전이 가능한 성병으로 인한 것으로 진단했는데, 개에게 감염이 되는 성교로 전염이 되는 암입니다
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.Veterinář diagnostikoval nakažlivou sexuálně přenosnou rakovinu, postihující psy.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.Weterynarz zdiagnozował go jako nowotwór weneryczny, rak przenoszony drogą płciową, który dotyczy psów.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.Διαγνώστηκε ως μεταδοτικός αφροδίσιος όγκος, ένας σεξουαλικά μεταδιδόμενος καρκίνος, που προσβάλλει σκυλιά.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.Ветеринарят го диагностицирал като преносим венерически тумор, полово предаван рак, който засяга кучета.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.הווטרינר אבחן אותו כגידול המועבר במין, סרטן המועבר ביחסי מין המשפיע על כלבים.
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.ﺷﺨﺺ ﺍﻟﻄﺒﻴﺐ ﻫﺬﺍ ﻋﻠﻲ ﺍﻧﻪ ﻭﺭﻡ ﺗﻨﺎﺳﻠﻲ ينتقل بالاتصال الجنسي يصيب الكلاب
Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser.感染する犬に特有の ガンということでした このガンもタスマニアデビルの事例のように
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.Están los viejos, los jóvenes, las mujeres en ascenso, y hay una megatendencia que nos afecta a todos.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.연세가 드신 분들도 있고, 어린이들도 있습니다. 꾸준히 향상되는 여성의 권력과 우리 모두에게 영향을 미치는 거대한 유행도 하나있죠 .
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.Sunt cei în vârstă, tinerii, puterea femeilor în creștere, și mai e o mega-tendință ce ne afectează pe toți.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.To ludzie starsi, młodzi, kobiety sukcesu. Wyzwaniem dla nas wszystkich jest przyszła antropometria.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.Имаме старите, младите, имаме покачващата се сила на жените и една огромна тенденция, която засяга всички ни.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.Люди похилого віку чи молоді люди, або ж впливові жінки. Спостерігається тенденція, що стосується нас усіх.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.יש לנו את המבוגרים, יש לנו את הצעירים, יש לנו את הכוח העולה של נשים, ויש טרנד אחד ענק שמשפיע על כולנו.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.لدينا الكبير ولدينا الصغير ولدينا القوة الصاعدة للنساء، وهناك اتجاه رئيسي يؤثر علينا جميعاً.
Yaşlılar var, gençler var, daha güçlenen kadınlar var, ve hepimizi etkileyen bir mega-eğilim var.女性の社会進出が進んでいて 私たちに全員に影響する メガトレンドが訪れます 未来の人体測定について