Khan Academy'i ilk duyduğumda, beni en çok etkileyen şey tüm öğrencilere oldukları yerde ulaşacak olmasıydı.生徒がどこにいようとも教えることができる点です。 自分たちのペースで学習することができて、しかも
Kişilerin sizin ürününüze karşı gösterecekleri talebi etkileyen değişik alternatifler var.Istnieją alternatywne produkty, które wpływają na popyt na wasz produkt.
Kişilerin sizin ürününüze karşı gösterecekleri talebi etkileyen değişik alternatifler var.Або є інші альтернативи, я мав на увазі, на ринку, що будуть впливати на попит споживачів на ваш продукт.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Jedna z věcí, které mě na lidech žijících v zálivu fascinovaly, byl fakt, že jsou to opravdu vodní lidé.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Jedna z vecí, ktoré ma na ľuďoch žijúcich v zálive fascinovala, bol fakt, že sú to skutočne vodní ľudia.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.멕시코만에 사는 사람들에 대해 제가 굉장히 인상적이었던 사실들 중 하나는 이들이 정말 물과 친밀하다는 것입니다.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Một trong các điều gây ấn tượng cho tôi về con người vùng vịnh là họ thực sự rất gắn bó với nước.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Satu hal yang mengensankan bagi saya dari orang-rang di Teluk itu: Mereka adalah orang-orang maritim.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Tamtejsi ludzie imponują mi swoją wiedzą o oceanie.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Une chose qui m'impressionne, chez les gens de cette région, c'est qu'ils sont vraiment très "aquatiques".
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Uno degli aspetti più interessanti della gente del Golfo è che sono persone davvero 'acquatiche'.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Was mich an den Menschen am Golf wirklich beeindruckt, ist dass sie ausgesprochene Wassermenschen sind.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Wat echt indruk op me maakt over de mensen in de Golf is dat ze echte watermensen zijn.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Yksi asia Meksikonlahden asukkaissa tekee suuren vaikutuksen. He ovat läpeensä merellisiä ihmisiä.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.Едно от нещата, което много ме впечатляват в хората от залива, е това, че наистина са хора на водата.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.אחד הדברים שהכי מרשימים אותי אצל אנשי המפרץ, הם באמת ובתמים אנשי ים.
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.ان واحدة من الامور التي تذهلني في سكان المناطق القريبة من الساحل هي انهم .. فعلا سكانٌ بحريون
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.嗰度啲人令我印象深刻嘅其中一個地方 就係佢地真係屬於海洋
Körfezdeki insanlara dair beni en çok etkileyen şey onların gerçekten suyla bütünleşmiş olmaları.彼らはまさに 海の人だからです 水をうまく活用し 頻繁にくるハリケーンや
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.A coisa que me fascina acerca do Polo Norte geográfico é que fica mesmo no meio do mar.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.A to co fascynuje mnie w biegunie północnym, w pojęciu geograficznym biegun jest on na środku morza
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.De geografische Noordpool fascineert mij zo omdat het precies in het midden van de zee ligt.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.Et ce qui me fascine à propos du Pôle Nord géographique, c'est qu'il est en plein milieu de l'océan.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.제가 북극에 매력을 느끼는 이유는 - 지리적 북극이 북극해의 한복판에 있기 때문이지요.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.La cosa che mi affascina del Polo Nord, il Polo Nord geografico, è che si trova piazzato in mezzo al mare.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.Và điều hấp dẫn tôi tới Bắc Cực là sự dữ dội ở giữa biển.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.Північний полюс захоплює мене тим, маю на увазі географічний північний полюс, що це рівнина посеред моря.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.Това, което ме удивлява в Северния полюс е че той се намира по средата на морето.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.והדבר שמרתק אותי לגבי הקוטב הצפוני, הקוטב הצפוני הגיאוגרפי,זה שהוא נמצא במרכז הים.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.ومن أكثر الأشياء أدهشتني حول القطب الشمالي، جغرافية القطب الشمالي،مباشرة في البحر.
Kuzey Kutbu'nun beni en çok etkileyen yönü... ...denizin ortasında bulunmasıydı.それが海のど真ん中にあるからです 地図ではこうなっていますが
Lübnan'ı etkileyen sorunlar hakkında, politika içinde din ve günlük yaşam gibi.만화들은 정치와 종교, 그리고 매일의 생활과 같은 레바논에 영향을 주는 문제들을 다루고 있습니다.
Lübnan'ı etkileyen sorunlar hakkında, politika içinde din ve günlük yaşam gibi.שמתייחס לנושא שמשפיע על לבנון, כמו דת בפוליטיקה וחיי היום יום.
Lübnan'ı etkileyen sorunlar hakkında, politika içinde din ve günlük yaşam gibi.يخاطبون القضايا التي تواجه لبنان، مثل علاقة الدين بالسياسة و الحياة اليومية.
Lübnan'ı etkileyen sorunlar hakkında, politika içinde din ve günlük yaşam gibi.レバノンに影響を及ぼす問題について訴えてもらった 効果ありだった
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)A música é a forma de som mais poderosa que sabemos que influencia o nosso estado emocional.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)A zene a hang legerőteljesebb formája, amiről tudjuk, hogy hat az érzelmi állapotunkra.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Glasba je najmočnejša oblika zvoka, ki jo poznamo, ki vpliva na naše čustveno stanje.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Hudba je najsilnejšia známa forma zvuku, ktorá ovplyvňuje naše emócie.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)La musica è la forma di suono più potente che conosciamo che condiziona il nostro stato emotivo.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)La música es la forma sonora mas poderosa que conocemos que afecta nuestros estados emocionales.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Musik adalah bentuk suara yang paling kuat yang kita ketahui yang mempengaruhi tingkat emosi kita.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Muzyka jest najpotężniejszą formą dźwięku jaką znamy, która wpływa na nasz stan emocjonalny.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Музика є найпотужнішою формою звуку, що ми знаємо, яка впливає на наш емоційний стан.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Hudba je tou nejsilnější formou zvuku, o které víme, že ovlivňuje náš emoční stav.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.음악은 우리가 아는 가장 강력한 영향력을 가진 소리입니다. 우리의 감정 상태에도 영향을 주지요.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.La musique est la forme sonore la plus puissante que nous connaissons et qui affecte nos états émotionnels.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Muzica este cea mai puternică formă a sunetului pe care o cunoaştem care ne afectează starea emoţională.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Muziek is de krachtigste vorm van geluid die invloed heeft op onze emoties. (Albinoni's Adagio)
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Музиката е най-мощната ни позната форма на звук, която влияе върху емоционалното ни състояние. (Бавна цигулка)
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.מוסיקה היא צורת הצליל החזקה ביותר המוכרת לנו שמשפיעה כל מצבנו הרגשי. [האדג'יו של אלבינוני]
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.فالموسيقى هي أقوى نوع من الصوت نعرفه حيث تؤثر على حالتنا العاطفية ( مقطوعة " البينوني " )
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.最も強力な音です(アルビノーニのアダージョ) これを流していれば、間違いなくたいていの人を
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik.Abbiamo studiato i regolamenti in vigore in una scuola di New York.
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik.Am făcut un studiu Despre toate regulile care afectează o şcoală din New York.
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik. Egitim Kurulundan habersiz.Wir haben untersucht, welchen Regelungen eine einzige Schule in New York unterliegt.
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik.모든 규칙들에 관해 연구를 해봤습니다.
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik.Nous avons étudié toutes les règles qui affectent une école à New York.
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik.Przeprowadziliśmy badanie wszystkich przepisów dotyczących jednej szkoły w Nowym Jorku.
New York'ta bir okulu etkileyen kanunlar hakkinda bir arastirma yaptik.Realizamos un estudio de todas las reglas que afectan una escuela en Nueva York.