Ana içeriğe geç
Sözlük

etkileyen ile cümle

etkileyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hacker kesinlikle interneti etkileyen bir çok politik, sosyal ve ekonomik meselenin merkezindedir.يكون المخترق في وضع مركزى تماما للكثير من المسائل السياسية، الاجتماعية و الاقتصادية التي تؤثر على الانترنت.
Hacker kesinlikle interneti etkileyen bir çok politik, sosyal ve ekonomik meselenin merkezindedir.多くの政治 社会 経済的な問題の 中心には 必ずハッカーが存在します なので 私自身が思ったのは
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Ci sono molte malattie che compromettono il movimento.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Er zijn veel ziekten die beweging aantasten.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Es gibt viele Krankheiten, die Bewegung beeinflussen.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Există multe boli care afectează mișcarea.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Há muitas doenças que afetam o movimento.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Hay muchas enfermedades que afectan el movimiento.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Il y a de nombreuses maladies qui touchent le mouvement.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Jest wiele chorób, które wpływają na ruch.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.움직임에 영향을 주는 많은 병들이 있습니다.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Mnohé choroby ovplyvňujú pohyb.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Mnohé nemoci ovlivňují pohyb.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Rengeteg betegség van hatással a mozgásra.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Υπάρχουν πολλές αρρώστιες που επηρεάζουν την κίνηση.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Есть много болезней, которые воздействуют на движение.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Є багато захворювань, які впливають на рух.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.Има много заболявания, които въздействат на движението.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.ישנן הרבה מחלות המשפיעות על תנועה.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.هناك العديد من الأمراض التي تصيب الحركة.
Hareketi etkileyen çok sayıda hastalık vardır.また願わくば 動作制御の方法を理解することによって
Hayır, hayatımızı etkileyen bir çok faktör vardır.Nein, es gibt so viele Faktoren die dein Leben beeinflussen.
Hayır, hayatımızı etkileyen bir çok faktör vardır.Ne, je mnoho faktorů, které mají vliv na tvůj život.
Hayır, hayatımızı etkileyen bir çok faktör vardır.Nie, jest wiele czynników, które mają wpływ na twoje życie.
Hayır, hayatımızı etkileyen bir çok faktör vardır.Όχι, η ζωή επηρεάζεται από τόσους παράγοντες.
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.하지만 저는 현숙이가 매우 자신감 넘치고 또 그녀의 외모때문에 불행해 보이지 않다는 점 때문에
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.Podczas spotkania z Hyun Sook najbardziej uderzyła mnie jej pewność siebie.
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.Thế nên điều làm tôi lập tức ngạc nhiên nhất khi gặp Hyun-Sook
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.Y lo que inmediatamente me impactó cuando conocí a Hyun Sook era lo segura que parecía ser,
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.ומה שהדהים אותי מייד לכשפגשתי את היון סוק היה כמה שהיא נראתה בטוחה בעצמה,
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.و ما فاجأني على الفور عند مقابلة أون سوك هو مدى الثقة التي بدت أن تتحلى بها،
Hyun Sook'ta beni etkileyen kendine olan güveni, emin duruşu oldu.彼女がありのままの自分でいることに 自信を持ち 幸せそうだったことです
İşte bence Malcolm'u en çok etkileyen de bu olmuştur.그리고 말 콤에 지대한 영향을 했다 생각 합니다.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Asta era o altă chestie care m-a emoționat profund.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Còn một điều khác cũng làm cho tôi xúc động.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Dat was iets anders dat me echt raakte.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Dies war etwas anderes, was ich wirklich bewegte.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Eso fue lo que me emocionó.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Il y a autre chose qui m'a beaucoup touché.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Isso era outra coisa que me tocava realmente.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.그것은 저를 정말 감동시킨 또 한가지였습니다.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Minua kosketti myös eräs toinen asia.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Questa è stata un'altra cosa che mi ha toccata davvero.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To byla další věc, která mě dostala.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To była kolejna rzecz, która mnie urzekła.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To je bila še ena stvar, ki se me je resnično dotaknila.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To sa ma naozaj dotklo.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Volt még valami, ami nagyon megérintett.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Αυτό ήταν κάτι άλλο που με συγκίνησε.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Це було ще однією подією, що зворушила мене.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Это было другим открытием, поразившим меня.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.דבר נוסף נגע לליבי.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.وكان هنالك شيء آخر أثر في بصورة أخرى
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.魔法の杖があれば
İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir.이러한 축적된 기술이 저를 매혹시키는 것입니다.
İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir.הטכנולוגיה השיתופית הזאת שמעניינת אותי.
İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir.هذه تكنولوجيا متعددة , تحفزني كثيراً .
İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir.というのは それが この世界で起きていることを
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Asadar iata-l pe judecatorul Scalia contestand premisa lui Aristotel a opiniei majoritatii.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Así que ahí lo tienen al juez Scalia enfrentando la premisa aristotélica de la opinión mayoritaria.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod