Ana içeriğe geç
Sözlük

etkiler ile cümle

etkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Und sobald ein Gift in der Nahrungskette ist, ist alles davon betroffen, auch wir.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Và, một khi độc tố xâm nhập chuỗi thức ăn thì tất cả đều bị ảnh hưởng, bao gồm cả chúng ta.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Y, ya sabéis, una vez que la toxína está en la cadena todo se ve afectado, incluidos nosotros.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Zodra een toxine in de voedselketen is terechtgekomen wordt alles geraakt, ook wij.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Γνωρίζετε ότι αν η τοξίνη περάσει στην τροφική αλυσίδα τα πάντα επηρεάζονται, ακόμα και εμείς.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.А, разбирате ли, щом един токсин влезе в хранителната верига, всичко е засегнато, включително и ние.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Когда токсин попадает в пищевую цепь, он влияет на все, включая нас.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.ואתם יודעים, ברגע שרעלן נמצא בשרשרת המזון, הכל מושפע, כולל אותנו.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.وكما تعلمون، دخول السم مرة واحدة في السلسلة الغذائية يؤثر علي بقية السلسلة
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.混入すれば人間にすら影響を及ぼします この川は近隣住民の生命の源ですからね
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Ako viete, v občianskej vojne sú vždy najviac postihnuté deti a ženy.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Căci, aşa cum ştiţi, întotdeauna într-un război civil, cei mai afectaţi sunt sunt femeile şi copiii.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Como saben en una guerra civil los más afectados siempre son las mujeres y los niños.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Como vocês sabem, quando se está em guerra civil, quem mais sofre são as mulheres e as crianças.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.E come sapete, sempre, in una guerra civile, quelli più colpiti sono le donne e i bambini.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Jak wiecie, w wyniku wojny domowej zawsze najbardziej cierpią kobiety i dzieci.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.언제나 내전에서, 가장 영향을 받는 것은 여성들과 아이들입니다.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Nên chị biết đấy, trong bất kì cuộc nội chiến nào, người bị ảnh hưởng nhất là phụ nữ và trẻ em.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Sie wissen, dass in jedem Bürgerkrieg Frauen und Kinder am meisten betroffen sind.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Tehát, mint tudják, a polgárháború alatt mindig a nők és a gyermekek a legjobban érintettek.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Zoals u weet, hebben in een burgeroorlog de vrouwen en kinderen altijd het meest te lijden.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Как вы знаете, в гражданской войне всегда больше всего страдают женщины и дети.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Така че, както знаете, винаги в една гражданска война, тези, засегнати най-много [са] жените и децата.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Як вам відомо, завжди під час громадянської війни найбільше потерпають жінки та діти.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.תמיד במלחמות אזרחים, האנשים שהושפעו הכי הרבה הם נשים וילדים.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.دائماً في الحروب الأهلية، أكثر من يتأثر بها هم النساء والأطفال.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.いつも女性と子どもたちで 私たちの患者もほとんどがそうです。
Bilinmeyen, hatta bilinemez nitelikteki etkilerin varlığı, risk yönetimi açısından büyük0 0 Povratni učinki lahko ogrozijo dosežke na področju varstva okolja in
Bill'in kararını değiştirmesi sonucu etkiler mi? Bill inkar edeceğine itiraf etmeye karar verebilir.Pokud jsme ve stavu 2 přímo tady a předpokládáme, že Al je nezměněn, může Bill udělat něco, co věci změní.
Bill'in kararını değiştirmesi sonucu etkiler mi? Bill inkar edeceğine itiraf etmeye karar verebilir.Якщо ми у стані 2, і ми припускаємо, що Ал незмінний, чи може Біл зробити щось, що змінить стан речей?
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.A když v mozku manipulujete s jedním systémem, tak začnete manipulovat i s jiným.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.En wanneer je knoeit me één breinsysteem, ga je knoeien met een ander.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.E quando mexemos com um sistema cerebral, vamos mexer com outro.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.És amikor az egyik agyrendszerrel babrálunk, akkor a másikkal is babrálunk.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Et lorsque vous intervenez sur un processus cérébral, vous touchez à un autre processus.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.In ko se vmešate v en možganski sistem, boste pomešali tudi drugega.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Keď manipulujete s jedným systémom v ňom, manipulujete aj s iným.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.뇌의 한 시스템에 간섭하면, 다른 시스템도 간섭합니다.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Mieszając w jednym systemie umysłowym, mieszamy w innym.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Och när du mixtrar med ett hjärnsystem, mixtrar du med ett till.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Und wenn man einen Teil davon manipuliert, beeinflusst man auch einen anderen.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Và khi bạn can thiệp vào một hệ thống não bộ, bạn sẽ làm xáo trộn những phần khác.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.Και όταν παρεμβαίνουμε σε ένα εγκεφαλικό σύστημα παρεμβαίνουμε και σε ένα άλλο.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.И когато променяте една мозъчна система, ще причините промени в друга.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.И когда вмешиваешься в одну формацию мозга, то вмешиваешься и в другую.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.І якщо ви вмішуєтесь в одну структуру мозку, ви вмішуєтесь і в іншу.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.ושכפוגעים במערכת מוחית אחת, פוגעים גם באחרת.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.وعندما تعبث بنظام واحد في المخ، فأنك ستعبث بواحد آخر.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.同時に別のシステムをいじることにもなります そして-「愛のない世界はまさに死の世界」です
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.當你篡改大腦其中一個系統嘅時候 你會整到另一個系統
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Azok a vegyes hatások érik, ugyanolyan egyedi és sajátos formában, mint a nőt magát.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Chúng là một chuỗi ảnh hưởng mang đặc tính cá nhân như bản thân của người phụ nữ.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.De skaber en blanding af påvirkninger der er lige så individuelle og særegne som selve kvinden.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Es entsteht eine Mischung von Einflüssen, die so individuell und eigenartig sind, wie die Frau selbst.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formam uma mistura de influências tão individual e idiossincrática como a própria mulher.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formano un miscela di influenze tanto individuali ed idiosincratiche quanto la donna stessa.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Hal itu menciptakan berbagai pengaruh yang unik dan istimewa seperti wanita itu sendiri.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Jsou směsí podnětů individuálních a jedinečných jako žena sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.이런 것들은 그녀 자신 만큼이나 개인적이고 특유한 여러 영향의 조합을 만들어 냅니다
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Se formează un amestec de influenţe la fel de unice şi idiosincrasice ca femeia însăşi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod