Yangı-önleyici (anti-enflamatör) ilaçlar sıkça yangının etkilerini kontrol etmek için kullanılır.Thuốc chống viêm thường được sử dụng để kiểm soát tác động của viêm.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Tác động của đau nửa đầu có thể kéo dài vài ngày sau khi cơn đau chính thức kết thúc.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Nhưng mặt khác, những cải cách của ông đã có những hậu quả không lường trước được.
Deprem bir dakika sürmesine rağmen etkileri çok büyük olmuştur.Mặc dù nó chỉ kéo dài một ngày, cuộc khởi nghĩa đã để lại ấn tượng sâu sắc.
"Bad Romance", house, new wave ve tekno etkilerinin görüldüğü bir dans-pop şarkısıdır.Ca khúc là một bài hát thể loại dance-pop với những ảnh hưởng từ nhạc house, New Wave và techno.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Tiến hóa ảnh hưởng tới mọi khía cạnh của hình thái và hành vi của sinh vật.
Ters etkilerin gelişmekte olan dokulara erişimi etkinin doğasına bağlıdır.Sự tiếp cận của các ảnh hưởng bất lợi đến việc phát triển các mô phụ thuộc vào bản chất của ảnh hưởng.
Teknoloji felsefesi, teknolojinin doğası ve sosyal etkileriyle ilgilenen bir felsefe dalıdır.Triết học công nghệ là một lĩnh vực triết học nghiên cứu bản chất của công nghệ và các hệ quả xã hội của nó.
Felaketin Londra'ya ve Londra halkına etkileri oldukça ağır olmuştur.Chuyến đi qua tuyến Rotterdam và London gặp nhiều khó khăn.
Bu iki olgudan herhangi birinde olan değişiklik diğerini de etkiler.Bất kỳ thay đổi nào trong số này có thể dẫn đến đau lưng.
Bu etkiler akvaryumlarda, kaplıcalarda, yüzme havuzlarında ve ters osmoz su arıtma sistemlerinde görülebilir.Những tác động này có thể được nhìn thấy trong hồ cá, spa, bể bơi, và các hệ thống xử lý nước thẩm thấu ngược.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Các lợi ích kéo dài của liệt hô hấp cần phải cân bằng với các biến chứng tiềm tàng.
Bu değişim ölçüsü örneği çok fazla etkiler.Sự thay đổi tỷ lệ này cho nhiều ý nghĩa quan trọng.
Hayvan çalışmaları da nörotoksik etkileri kanıtlar ayrıca spermde mutasyonlar olduğunu da gösterir.Các nghiên cứu trên động vật cho thấy các hiệu ứng độc thần kinh cũng như các đột biến trong tinh trùng.
Jaina artık karanlık tarafın etkilerinden kurtulmuşa benziyordu.Shar trở nên tức giận vì ánh sáng của Amaunator đã xóa tan bóng tối của nàng.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Tác dụng giảm đau liên quan mật thiết với tác dụng chống viêm (liều chống viêm/ liều giảm đau = 1/1).
Bu durum Andrea'yı oldukça etkiler.Dưới áp lực rất lớn, Andrea đã hoàn toàn đúng.
Sosyal etkilerin davranışa olan etkisi ilgiye göre daha güçlü olmalıdır.Tác động về mặt xã hội của đập cũng đáng kể.
Sık sık canı yemek yemek ister ve bu tüm olayları etkiler.Chúng thường tỏ ra đói và sẽ ăn bất cứ thứ gì ăn được.
Bu tutarsızlık yakın zamanda nötrino salınım etkilerinin keşfiyle çözüldü.Sự không nhất quán này gần đây đã được giải quyết thông qua sự khám phá các hiệu ứng dao động neutrino.
Bir dizi test uzaydaki seyahat eden groslcop davranışlarının etkileri üzerine odaklanıyor.Một chuỗi các thí nghiệm tập trung vào trạng thái của các con quay chuyển động trong không gian.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Trong nhiều trường hợp, khó cả thể xác nhận vật chủ có bị tác hại hay không.
Bu ayrım aynı zamanda cinsiyete bağlı defin işlemlerini de etkiler .Họ cũng phản đối việc phân biệt đối xử về giới tính trong việc làm.
Bu serpinti, patlama bölgesindeki ışıma ile aynı etkileri yapar.Hiệu ứng này tương tự như sự khúc xạ của sóng ánh sáng.
Kimyasal silahların zehirli etkileri bugün halen Rif bölgesinde hissedilebiliyor.Một cơ sở cất giữ vũ khí hóa học được tin là nằm tại khu vực xã Chiha của huyện.
Karma oyunun sonunu da etkiler.Đây cũng là nhân vật ảnh hưởng tới kết thúc của game.
Bu, sadece bu ısı seviyesinde oluşabilecek kendine has kuantum etkilerini gözlemlemek için yapılır.Phương pháp này được thực hiện để quan sát hiệu ứng lượng tử duy nhất chỉ có thể xảy ra ở mức nhiệt này.
Bu, HTTP protokolünü etkiler.これはHTTPプロトコルに影響する。
1960lardan beri insanlar yeni teknolojilerin ve sosyal değişimin etkilerini anlamaya çalışıyorlar.1960年代以来ずっと、人々は新しい技術のインパクトと社会的変化を理解しようとしている。
Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.短命ではあったが、ベルギー合衆国は長期にわたる影響を持った。
VIT (Vitality) (Dayanma gücü) HP miktarınızı, aldığınız hasarı (sihir olmadan), HP iyileşme hızınızı etkiler.あなたがたがさばくそのさばきで、自分もさばかれ、あなたがたの量るそのはかりで、自分にも量りが与えられるであろう。
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943年 - アルバート・ホフマンがLSDの幻覚作用を発見。
Yan etkiler genellikle çok azdır.副作用は一般的には少ない。
Gerçek sıcaklık albedo ve atmosferin etkilerine bağlıdır.実際の温度はアルベドと大気の温室効果などに依存する。
Gezegenler arası ortam, Dünya’dan gözlemlenebilen bazı etkilerden sorumludur.惑星間物質は、地球から見ることのできるいくつかの現象を引き起こしている。
En şiddetli fırtınalara "nor'easter" denir, genellikle ABD'nin Doğu Sahilinin büyük bölümünü etkilerler.最も激しい嵐は、ノーイースターと呼ばれ、これはアメリカ東海岸全体に影響を及ぼすのが普通である。
Her bir sistemdeki değişim kaçınılmaz olarak diğerlerini de etkiler.ひたぎの変化が他の人物たちにも少なからず影響していくことになる。
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.そのエピソードは短期もあれば、長期にもなりえる。
Yangı-önleyici (anti-enflamatör) ilaçlar sıkça yangının etkilerini kontrol etmek için kullanılır.抗炎症薬はしばしば炎症の影響を制御するのに用いられる。
Sağlık ve çevre etkilerini ele alabilmemiz için nano yapılar arasındaki farkı bilmemiz lazım.ナノ材料が健康や環境に与える影響を論じるには、次の2種類のナノ構造体を区別する必要がある。
Modern toplumda virüs etkilerini ve davranışlarını incelemek.現代社会におけるウイルスによる影響とその行動を研究すること。
Diğer nitratların da benzer etkileri vardır.他の脂肪酸も同様な効果を持つとされる。
BCG aşısı, yan etkileri az olan bir aşıdır.現存するBCGワクチンは地域によって効果がとても低い。
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.ソマリア料理は地域ごとに様々な変化があり、多様な調理法を包括する。
Şehirleşme görüldüğü için şehir kültürünün etkilerine rastlanmaktadır.産物が生まれるかどうか、何が生まれるかは都市の文化によって決まる。
Kimyasal silahların zehirli etkileri bugün halen Rif bölgesinde hissedilebiliyor.VXガスと確認された化学兵器がフィラデルフィアに持ち込まれた事を確認する。
Doktor bundan oluşacak yan etkiler için endişelenir.枢がつぐみを苦手なのはこの影響。
İnsan vücudu üzerindeki etkilerini incelemek için çeşitli hastalıklar, 731.流行性出血熱を発見、731部隊の研究の一端を担う。
Erowid yasal ve yasa dışı maddeleri, hedeflenen ve yan etkilerini de dahil ederek belgeler.エロウィドは合法・非合法の物質の用途や有害作用を文書化している。
Bu etkiler, yörünge ekzantrisitesi büyük olduğunda daha belirgindir.これらの効果は軌道の離心率が大きいときにより顕著に現れる。
Çin müziğinin etkileri görülebilir.彼の音楽にフランス音楽の影響を感じ取ることができるであろう。
INT (Intelligence) (Zeka) Büyüyle saldırı gücünüzü ve sihirsel yetenekleri iyileştirmeyi etkiler.その知謀と妖術を持って玄偉の暗躍を助ける。
Yan etkiler yoktur.副作用はない。
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.この転換には、選挙の情勢が影響している。
Etkileri Talip Apaydın’dan Kemal Tahir’e kadar köyü ele alan pek çok romancıda görülür.戦争はトールキン以前から多くのファンタジーの中心である。
Nadir olarak görülen ancak önemli olabilecek yan etkiler şunlardır.そのほか、稀であるが重大な副作用として下記のものが挙げられる。
Hemostaz (kan kaybının önlenmesi ve kanamanın durdurulması) üzerine polifenollerin etkileri çalışılmıştır.柔術世話掛によって警視流柔術の形が制定される。
Buna ek olarak, çok önemli olaylar, büyük etkiler yaratır ve tekrarlandıkça hafızaya alınışı kolaylaşır.一方、意味記憶は繰り返し同じ事物を記憶することが影響する。
Bu devrimin etkileri Alsas-Loren'de de hissedildi.この革命準備はテューリンゲン州でも行われた。
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.彼の後期作品には印象派の影響も垣間見える。