Ana içeriğe geç
Sözlük

etkiler ile cümle

etkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun nedeninin, bağışıklık fonksiyonu üzerindeki etkileri olduğuna inanılmaktadır.Cabe, então, apurar se ela tem atividade inventiva.
Kakaoda bulunan flavonoidler de atardamar sağlığı için olumlu etkiler vardır.O efeito atrativo que a luz exerce sobre os insetos também tem consequências sanitárias.
Prostaglandinin etkileri: Yaygın vazodilatasyon.Mesolécito: com quantidade moderada de vitelo.
Fakat daha sonra gerçek hayatın etkileri üzerinde çalışmaya başladı.Começou, então, a ocupação efetiva dos espaços.
Bu etkiler, yörünge ekzantrisitesi büyük olduğunda daha belirgindir.O mesmo é notável por ter uma órbita altamente excêntrica.
Kafein - Çalışmalar dikkat ve uyanıklığı artırıcı etkileri olduğunu ortaya koymaktadır.“Provamos ao mundo que a persistência e a paciência dão resultados positivos.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.O deficit fiscal e o peso da dívida externa permaneceram elevados.
Dubstep etkileri taşıyan şarkı orta tempodadır.As melodias de Desmond apresentam influências do Oriente Médio.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Não é claro se a vacina se torna mais ou menos eficaz no decorrer do tempo.
1919'da çalışmalarında dışavurumculuk akımının etkileri görülmeye başlandı.Em 1919 surge o seguro contra acidentes de trabalho em certas atividades.
Verdiği bir röportajında Türkiye kültürel etkileri olan hızlı değişimleri konu edindiğini de ifade etmektedir.Ele também disse que espera mudar atitudes egípcias em relação a pessoas homossexuais.
Bu AC direncini bir miktar etkiler, ancak önemli ölçüde iletken ağırlığını azaltır.Essa substituição afeta muito pouco a resistência do cabo, mas diminui substancialmente o seu peso.
Yan etkiler genellikle çok azdır.Efeitos colaterais geralmente são poucos.
Bu tarz etkiler iyi anlaşılmaz ve hatta genellikle reddedilir.Tais teorias são controversas e, geralmente, pouco aceitas.
Ayaklanmanın Roma tarihine uzun vadeli etkileri olmuştur.A revolta teve consequências duradouras sobre os soldados romanos.
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.O efeito do medicamento diminui com seu uso.
Bu kirlenmenin etkilenen nüfuslar üzerindeki uzun dönemli etkilerinin ne olacağı ise henüz bilinmemektedir.É desconhecido o que a exposição a longo prazo faria a ele.
Bu tip ortamlarda uzun süre yaşamanın insan sağlığına zararlı etkileri olduğu belirtilmiştir.Foi também demonstrado que pode sobreviver durante várias semanas sobre pele humana saudável.
Politik olarak bu savaşın Roma'ya etkileri büyük oldu.Ook politiek gezien had deze veldslag grote gevolgen voor Rome.
Bu, HTTP protokolünü etkiler.Het maakt gebruik van het HTTP-protocol.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Verkoudheid is de meest voorkomende ziekte bij de mens en over de hele wereld hebben mensen ermee te maken.
Eta Carinae'nın etkileri bulutsu üzerinde doğrudan görülebilir.De effecten van Eta Carinae op de Carinanevel kunnen rechtstreeks geobserveerd worden.
Bu diterpenlere BNO diterpenler de denir ve dopaminerjik etkileri labdan diterpenlerden daha yüksektir.De klank is milder, en met een duidelijker toonkern dan die van de hoorn.
Bu tonların etkileri, 1839 yılında Heinrich Wilhelm Dove tarafından bulunmuştur.Het effect werd ontdekt in 1839 door Heinrich Wilhelm Dove.
El Niño ve La Niña'nın güney yarımküredeki etkileri çok büyüktür.Ook in de rest van de wereld is het effect van El Niño groot.
Bu etkiler genellikle zamanla azalır.Het effect hiervan vermindert vaak met de tijd.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.De goede effecten van antibiotica moeten worden afgewogen tegen mogelijke bijwerkingen.
Bu kirlenmenin etkilenen nüfuslar üzerindeki uzun dönemli etkilerinin ne olacağı ise henüz bilinmemektedir.Welke component voor dit antidiabetisch effect verantwoordelijk is, is echter nog onbekend.
Ketsu (結): Dördüncü panel, üçüncü panelin etkilerinin görüldüğü sonuçtur.Ketsu (結): het vierde paneel is de conclusie van het verhaal.
Eğer böyle bir madde olsaydı içinde bulunan her şeyi etkilerdi (ışık dahil).Indien er dan nog ploegen gelijk stonden, dan zou er worden geloot.
İtalyan müziğinin etkileri görülür.De oorsprong ligt in de Italiaanse muziek.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Want elke verandering heeft ook zo zijn onverwachte gevolgen.
Ancak birinci jenerasyon antihistaminler, örneğin, uyuşukluk gibi kötü yan etkilerle ilişkilendirilmektedir.Eerstegeneratie-antihistaminica gaan echter gepaard met bijwerkingen zoals slaperigheid.
Bu etkiler izleyiciyi rahatsız edecek şekilde gürültülü ve kötü görüntülüdür.Dit veroorzaakt een nefast en deprimerend gevoel op de toeschouwer.
Ancak bu gibi yararlı etkiler, insanlarda henüz kesin değildir.Maar ook dat mogelijke effect is niet met zekerheid in mensen aangetoond.
Bu lezyonlar, yumurtalığın çalışmasını ve özellikle yumurtanın olgunlaşmasını kötü yönde etkiler.De eieren en met name de ontwikkeling van de embryo's zijn hierdoor goed te bestuderen.
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.Het gebruik van antibiotica heeft gevolgen voor antibioticaresistentie.
Streptokok farenjiti boğazı ve bademcikleri etkiler.Bij streptokokkenfaryngitis zijn de keel en de tonsillen aangedaan.
Savaşın etkileri yıllar boyunca hissedildi.De crisis van die jaren liet zich voelen.
Tibet müziği, Yeni Çağ müziği gibi bazı Batı müziği türleri üzerinde kalıcı etkiler bırakmıştır.Tibetaanse muziek heeft een groot effect gehad op westerse muziek, in het bijzonder op new age.
Ancak aşının yan etkileri konusunda hâla şüpheler bulunmaktadır.Toch blijven er nog steeds vragen over de langdurige effecten op de gezondheid van de lokale bevolking.
Ozon tabakasına olan olumsuz etkiler diğer yakıta göre %50 azdır.Zij moeten geschrokken zijn dat de concentraties ozon in de stratosfeer 35% lager waren dan gewoonlijk.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Het resultaat van dergelijke brieven was echter averechts.
Bu nedenle etkileri günlerce sürebilir.Het effect hiervan kan meerdere dagen aanhouden.
Bunlar: STR (Strength) (Güç) Saldırı gücünüzü ve taşıyabileceğiniz en yüksek ağırlığı etkiler.Voorzeker, jouw vijand is degene die afgesneden is Dit is de kortste soera.
Ancak Trans-Sibirya Demiryolu'nun, çok daha geniş çapta ve uzun soluklu etkileri de olmuştur.Deze spoorlijn loopt evenwijdig aan de trans-Siberische Spoorweg, maar veel noordelijker.
Montaj bandının etkileri onu iyice nefret ettirdi.De belangstelling voor de serie viel hem tegen.
İnsanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir.Beide kunnen een relevante invloed op de gezondheid hebben.
Çünkü karanlık madde sadece yerçekiminin etkilerinden dolayı gözlemlenir.De uilvlekken zijn alleen zichtbaar aan de donkere omlijning.
CGI özel efektlerinin yerleşmesiyle de film yapımcılığında büyük etkiler oluştu.In de film werd hij neergezet met CGI effecten.
Bir bakıma saldırgan bir yanı olan bu siyasetin topluma kimi olumsuz etkileri de olabilmektedir.Soms heeft een politieke moord een averechts effect.
Fakat çok daha önemlisi kuşatmanın uzun sürmesinin Yunanistan'daki etkileridir.In het Japans is het langer aanhouden van de klank van belang.
Türk kültüründeki hem doğunun hem de batının etkileri görülmektedir.Zijn werk wordt door zowel de westerse als de oosterse cultuur beïnvloed.
Yine çocukluğunda yakalandığı kemik veremi hastalığı onda derin etkiler bırakmıştır.Door een ziekte die hij had opgelopen in zijn kindertijd, was hij slecht ter been.
Art Nouveau’nun etkileri Fransa’da en çok Paris ve Nancy şehirlerinde gözlemlenir.In Frankrijk bloeide de art nouveau vooral in Parijs en Nancy (L’École de Nancy).
Ancak etkileri ve kazanımları uzun yıllar devam etmiştir.Zijn lessen en spreekbeurten trokken jarenlang veel belangstelling.
AGI (Agility) (Çeviklik) Saldırı ve kaçış hızınızı etkiler.Bloodlust: vergroot de aanvalssnelheid en loopsnelheid van je troepen.
Dünya üzerindeki tanrılar ile gökyüzündeki tanrılar birbirlerini etkilerler.In de hemel kijken de apostelen e.a. elkaar aan.
1990'lardaki Japon durgunluğu keiretsu yapısı üzerinde derin etkilere sahipti.De economische recessie in Brazilië in de jaren 1980 had een grote impact op VASP.
Bunun etkileri Türkiye'ye de yansıdı.Deze ontwikkelingen hadden ook in Rusland hun weerslag.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod