Ana içeriğe geç
Sözlük

etin ile cümle

etin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.وبالإضافة إلى ذلك، فإن تناول لحم الإنسان ينتهك أحكام الكشروت.
Koyunlar, etinin yanında yününden ve sütünden yararlanılabilen bir hayvan türüdür.وقيل هو ما يسوقه الله تعالى إلى الحيوان فيأكله، ويلزم خروج المشروب والملبوس.
Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi.قطع اللحم الصغيرة التي وصلتنا عبركم كانت مبسطة وبدون مذاق.
Bir benzin istasyonu olup insan etinden barbekü yapmaktadır.لانه في الواقع قد اتفق مع أحد لموظفي محطة بنزين.
Her iki din de domuz etinin yenmesini yasaklar.أوجه التشابة الخنزير محظور في كلا الشريعتين.
Etinden ve sütünden faydalanılır.ويشيع استخدام الحليب ومشتقاته.
Etinin lezzeti çok iyi olarak tasvir edilir.Seu sabor em geral é considerado muito agradável.
Bazen etinin mükemmel tadı için avlanır.Comum até demais para seu gosto.
Kurban etinden büyük bir tencere kavurma yapılır, bayram ziyaretine gelenlere ikram edilir.A boa sorte de um caçador é atribuída também aos presentes que ele oferece.
Varlıklar insan avlayıp insan etinden beslenirler.Nossos descendentes agora vão cozinhar e comer carne humana."
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Verbod op het eten van het vlees van een nog levend dier.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Nu heb je het schaap aan het schijten.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Tantalus slachtte zijn zoon Pelops en zette hem voor aan de Olympische goden.
Etine gömülü olan kalkerli kabuğu, kafes kuşlarına kireç kaynağı olarak verilir.De grondsoort is daarom stevig genoeg voor begrazing door vee.
Etin pişirilmeden önce dövülmemesi gerekmektedir.Je moet de huid niet verkopen voor de beer geschoten is.
İstanbul etinin 60 % temin ediyordur.60% uit kobalt.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.Verder is deze manier van werken, volgens DNB, ook strijdig met voorschriften tegen belangenverstrengeling.
Hinduların hemen hemen tümü sığır etini yemeyi reddeder.Wszyscy praktykujący hinduiści powstrzymują się od spożycia wołowiny.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.Co więcej, konsumpcja ludzkiego mięsa również jest niezgodna z zasadami koszerności.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Życie moje oddaję za owce.
Her iki din de domuz etinin yenmesini yasaklar.Z tego powodu władze holenderskie zakazały transportu świń.
Eğer bu süre içinde insan etine yaklaşmazsa yeniden insan olacaktı.A zanim znowu staniemy się ludźmi, musimy zabijać...
Yahudiliğe göre bir etin yenilebilmesi için sadece şehita kurallarına uygun olarak kesilmesi yetmez.W judaizmie mięso może być spożywane tylko wtedy, gdy spełnia zasady koszerności.
Domuz etinden sonra en çok dana ve sığır eti tüketilir.Najbardziej popularne jest mięso wieprzowe i wołowe.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Nie są dozwolone do spożywania zwierzęta padłe ani ze skazą.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Inni bogowie poznali straszną prawdę: Tantal podał im do zjedzenia ciało swego syna Pelopsa.
Çiğ tavuk eti kullanımında, etin Salmonella içermemesine dikkat edilmelidir.Kyckling som marinerats behöver enligt nuvarande regelverk inte testas för salmonella.
Tuz etin her tarafına gelmeli etin tuzsuz bir kısmı kalmamalıdır.Snödrottningen skall inte tillföras någon flytande näring.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Lit sparkas in i elden och brinner upp.
Bir benzin istasyonu olup insan etinden barbekü yapmaktadır.Idag finns där en bensinstation och frisör.
Bir zombinin etini yerseniz %80 ihtimalle mideniz bulanır.För att klara av en låt ska man ha en träffsäkerhet på 80%.
Tavuk etine bayılırlar.Обожнюють курятину.
Manastır kurallarına gore 10 etin yenmesi yasaklanmıştır.Їсти м'ясо сестрам забороняє монастирський статут.
George, filin etini yerel Turkana halkına verir ve filden geriye kalanları yarım mil öteye taşır.George dal jeho maso turkanským domorodcům a zbytek mršiny odtáhl půl míle daleko.
Dişler arasındaki fazladan yiyeceğin diş etine baskı yapmayacak şekilde çıkması için yol açarlar.Tím se zabrání nežádoucím pohybům zubu.
Varlıklar insan avlayıp insan etinden beslenirler.V některých místech jsou loveni a konzumováni člověkem.
Bazen etinin mükemmel tadı için avlanır.Občas má nahořklou chuť.
İskender etinin yağı daha az olur.Česko snižuje závislost na ruské ropě.
Tuz etin her tarafına gelmeli etin tuzsuz bir kısmı kalmamalıdır.Rozklad chlévské mrvy nemá na hnojišti proběhnout úplně.
Lezzetli etinden dolayı ekonomik değeri olan bir balıktır.Este un pește apreciat pentru carnea sa gustoasă.
Bu alanda büyükbaş hayvanların sütünden ve etinden faydalanılmaktadır.Aspecte pozitive: este folosită blana lor și carnea de către populația din acea zonă.
Başlangıçta yalnızca etini yiyebilecekleri hayvanları bakıp besliyorlardı.Ei sunt capabili de la început să-și caute singuri hrana.
Kuzu eti, genç koyunun parçalanmış etine denir.Mari este "oaia neagră" în familia sa adoptivă proasta.
Hinduların hemen hemen tümü sığır etini yemeyi reddeder.Majoritatea hindușilor mănâncă carne.
Lezzetli etinden dolayı ekonomik değeri olan bir balıktır.Azonban ízletes húsa miatt keresett halfaj.
Etinin gıda değeri yoktur.Étkezési szempontból nincs jelentősége.
Etinden ve sütünden faydalanılır.Másrészt a húsát és tejét hasznosítják.
Başlangıçta yalnızca etini yiyebilecekleri hayvanları bakıp besliyorlardı.Az elején csak a hím látja el élelemmel a családot.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Eläinravintoa ne eivät syö.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Se valmistetaan lampaan päästä.
Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi.Heille tarjottu maissi oli mautonta.
Etin suyunda hazırlanır.Konebåd sættes til vands.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Som hovedret slagtede han sin søn Pelops og serverede ham for guderne.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Man sanker dem og kaster dem i ilden og de brændes.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Du må ikke spise kød fra levende dyr.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Hun får invitasjonen og brenner den.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Sebagai hidangannya, Tantalos membunuh Pelops, putranya sendiri, dan menyuguhkan dagingnya pada para dewa.
Etinden ve sütünden faydalanılır.Yak banyak dimanfaatkan untuk susu dan dagingnya.
Çoğu Hristiyan mezhepleri domuz etine izin verir.Mayoritas penduduk Desa Meat memeluk agama Kristen.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Dilarang makan daging yang dipotong dari binatang yang masih hidup.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etin ile cümle - Sayfa 4 - etin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App