eteği ile cümle
eteği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Nisan 1992'de bir gün mini eteği ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla işe gitmek üzere yürüyordu.היא הלכה יום אחד לעבודה באפריל, 1992, בחצאית מיני ונעלי עקב. היא עבדה בבנק.
Nisan 1992'de bir gün mini eteği ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla işe gitmek üzere yürüyordu.كانت ذاهبة لعملها في أحد أيام أبريل من عام 1992 .. بتنورتها القصيرة وحذائها ذا الكعب العالي. كانت تعمل في بنك.
Nisan 1992'de bir gün mini eteği ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla işe gitmek üzere yürüyordu.勤め先の銀行に 歩いて出勤していました まだ若い母親で パーティーが好きでした
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.A gdy się odwrócił Samuel, żeby odszedł, uchwycił skrzydło płaszcza jego, i oderwało się.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.A když se obrátil Samuel, aby odšel, Saul uchytil křídlo pláště jeho, i odtrhlo se.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.A keď sa obrátil Samuel, aby odišiel, chytil Saul krýdlo jeho plášťa, a odtrhlo sa.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Cuando Samuel se volvió para marcharse, Saúl se asió del extremo de su manto, el cual se rasgó
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Dermed vendte Samuel sig og vilde gå. Men Saul grep fatt i kanten av hans kappe, så den blev revet av.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Derpå vendte Samuel sig for at gå, men Saul greb fat i hans Kappeflig, så den reves af.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.És mikor megfordula Sámuel, hogy elmenjen, megragadta felsõ ruhájának szárnyát, és leszakada.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Et comme Samuel se tournait pour s`en aller, Saül le saisit par le pan de son manteau, qui se déchira.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.E, virando-se Samuel para se ir, Saul pegou-lhe pela orla da capa, a qual se rasgou.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.In Samuel se obrne, da gre proč; on pa popade konec njegovega plašča, da se je odtrgal.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Khi Sa-mu-ên xây lưng đặng đi, Sau-lơ nắm vạt áo tơi người, thì áo bèn rách.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Khi_Sa - mu-ên xây lưng đặng đi , Sau-lơ nắm vạt áo_tơi người , thì áo bèn rách .
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.사무엘이 가려고 돌이킬 때에 사울이 그의 겉옷자락을 붙잡으매 찢어진지라
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Kun sitten Samuel kääntyi menemään pois, tarttui Saul hänen viittansa liepeeseen, niin että se repesi.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Lalu Samuel berpaling hendak pergi, tetapi Saul menahan dia dengan memegang jubahnya, sehingga jubah itu sobek
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.När nu Samuel vände sig om för att gå, fattade han i hörnet på hans mantel, och den rycktes sönder.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Samuele si voltò per andarsene ma Saul gli afferrò un lembo del mantello, che si strappò
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Şi pe cînd se întorcea Samuel să plece, Saul l -a apucat de pulpana hainei, şi s'a rupt.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Toen Samuël zich omdraaide om weg te gaan, probeerde Saul hem tegen te houden en scheurde zijn mantel.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Und als Samuel sich umwandte, daß er wegginge, ergriff er ihn bei einem Zipfel seines Rocks, und er zerriß.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.И като се обърна Самуил да си отиде, той хвана полата на мантията му, и тя се раздра.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.И обратился Самуил, чтобы уйти. Но Саул ухватился за крайодежды его и разодрал ее.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.ויסב שמואל ללכת ויחזק בכנף מעילו ויקרע׃
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.ودار صموئيل ليمضي فامسك بذيل جبّته فانمزق
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.撒 母 耳 轉 身 要 走 、 掃 羅 就 扯 住 他 外 袍 的 衣 襟 、 衣 襟 就 撕 斷 了
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.撒母耳 轉身 要 走 、 掃羅 就 扯住 他 外袍 的 衣襟 、 衣襟 就 撕斷了
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.In glej, žena, ki je imela krvotok dvanajst let, pririne odzadaj in se dotakne roba obleke njegove.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.열 두 해를 혈루증으로 앓는 여자가 예수의 뒤로 와서 그 겉옷 가를 만지니
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Nầy , có một người đờn bà mắc bịnh mất huyết đã mười_hai năm , lại gần sau lưng mà rờ đến trôn áo Ngài .
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Nầy, có một người đờn bà mắc bịnh mất huyết đã mười hai năm, lại gần sau lưng mà rờ đến trôn áo Ngài.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Og se, en Kvinde, som havde haft Blodflod i tolv År, trådte hen bagfra og rørte ved Fligen af hans Klædebon;
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Και ιδου, γυνη αιμορροουσα δωδεκα ετη, πλησιασασα οπισθεν ηγγισε το ακρον του ιματιου αυτου
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.И вот, женщина, двенадцать лет страдавшая кровотечением, подойдя сзади, прикоснулась к краю одежды Его,
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.І ось жінка, що нездужала кровотіччю дванайцять років, приступила ззаду й приторкнулась до краю одежі Його:
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.והנה אשה זבת דם שתים עשרה שנה נגשה מאחריו ותגע בציצת בגדו׃
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.واذا امرأة نازفة دم منذ اثنتي عشرة سنة قد جاءت من ورائه ومسّت هدب ثوبه.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.有 一 個 女 人 、 患 了 十 二 年 的 血 漏 、 來 到 耶 穌 背 後 、 摸 他 的 衣 裳 繸 子
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.有 一 個 女人 、 患了 十二 年 的 血漏 、 來到 耶穌 背後 、 摸 他 的 衣裳 繸子
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Bardzo duża gęstość zaludnienia na zboczu wzgórza.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Dicht op elkaar gebouwde huizen tegen een heuvel.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.언덕 옆으로는 주거 밀도가 매우 높고요.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.O densitate foarte mare de locuitori pe panta unui deal.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Sehr dichte Bevölkerungsstruktur an einer Hügelseite.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Tutto ammassato sul crinale di una collina.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Uma grande densidade de pessoas empilhadas na encosta da colina.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Una alta densidad viviendo a un lado de una colina.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Une forte densité de population empilée à flanc de colline.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Život hlava na hlavě na úbočí toho kopce.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Был перенаселённый пункт на склоне холма.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.Много плътно жилищно строителство на склона на един хълм.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.צפיפות גבוהה מאוד למתגוררים בצד של הגבעה.
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.فكثافة عالية من السكان تقطن جانب التلة
Tepenin eteginde cok jkala balik bir yasam alani.せっかく一から都市を建設する機会があったのに
Ve senin eteğinde benim tüm servetlerini dünya çapında, lordum yatıyordu Ve seni takip edeceğiz.A všechny mé štěstí na svou nohu budu ukládat a za tebou, můj Pane, po celém světě.
Ve senin eteğinde benim tüm servetlerini dünya çapında, lordum yatıyordu Ve seni takip edeceğiz.A všetky moje šťastie na svoju nohu budem ukladať a za tebou, môj Pane, po celom svete.
Ve senin eteğinde benim tüm servetlerini dünya çapında, lordum yatıyordu Ve seni takip edeceğiz.Dan semua kekayaan saya di kaki-Mu aku akan berbaring Dan ikuti engkau, Tuanku, di seluruh dunia.
Ve senin eteğinde benim tüm servetlerini dünya çapında, lordum yatıyordu Ve seni takip edeceğiz.En al mijn fortuin aan uw voet zal ik leg En u volgen, mijn heer, de hele wereld.
İlgili Sayfalar