et ile cümle

et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kısa sürede Terry Tate etiketli bir kutuya rastladım.I soon came across a box labeled Terry Tate.
Elbiselere çok para harcamayı tercih etmiyorum.I'd rather not spend so much money on clothes.
Oraya yalnız gitmeyi tercih etmem.I would rather not go there alone.
Oraya yalnız gitmeyi tercih etmiyorum.I would rather not go there alone.
Mary'ye yardımı için teşekkür ettim.I thanked Mary for her help.
Ben yardımı için Mary'ye teşekkür ettim.I thanked Mary for her help.
Daha çok çalışması için erkek kardeşimi ikna ettim.I persuaded my brother to study harder.
Kuzenimi planımı kabul etmeye ikna etmeyi başardım.I managed to persuade my cousin into accepting my plan.
Roma mimarisinden derinden etkilendim.I was deeply impressed by Roman architecture.
Los Angeles'ta kalırken Hollywood'u ziyaret ettim.I visited Hollywood while I stayed in Los Angeles.
Londra'yı ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit London.
British Museum'u ziyaret etmeden Londra 'ya asla gitmem.I never go to London without visiting the British Museum.
Washington'u ziyaret ettim ve sonra bu önümüzdeki hafta New York'a gittim.I visited Washington and then went to New York this next week.
Daha önce Kyoto'yu ziyaret ettim.I have visited Kyoto before.
Ben doktoru ziyaret etmeliyim.I must pay a visit to the doctor.
Tek başıma alışverişe gitmeyi tercih etmem.I would rather not go shopping alone.
Paris'i bir kez ziyaret ettim.I have visited Paris once.
İlk treni yakalamak için acele ettim.I hurried in order to catch the first train.
Ne olursa olsun istifa etmeye niyetim yok.I have no intention whatever of resigning.
Ben uzak bir banliyöden bütün yolu seyahat etmek zorundayım.I have to commute all the way from a distant suburb.
Okinawa etrafındaki sıcak denizi seviyorum.I like the warm sea around Okinawa.
New York'tan kimya ile ilgili yarım düzüne kitap sipariş ettim.I ordered half a dozen books on chemistry from New York.
Ben birçok kez seyahat ettim.I have traveled many times.
Aile bütçesini karıma emanet ettim.I entrusted my wife with the family finances.
Okula geç kalmamak için acele ettim.I hurried in order not to be late for school.
Okuldan ayrılır ayrılmaz okumanın önemini fark ettim.It wasn't until I left school that I realized the importance of study.
Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Soğuk havadan kolaylıkla etkilenirim.I am easily affected by cold weather.
Kansai International Airport'ta Tony'yi yolcu ettim.I saw Tony off at Kansai International Airport.
Gözlerimi test ettirdim.I got my eyes tested.
Sana yardım ettiğim için mutluyum.I am happy to help you.
Ev ödevinizde size yardım etmeye hazırım.I am willing to help you with your work.
Roma'yı ziyaret etme fırsatım oldu.I took the opportunity to visit Rome.
Uzun süredir kasabayı ilk kez ziyaret ettim.I visited the town for the first time in a long time.
Acele etmeli miyim?Must I hurry?
Her gün eti balığa tercih ederim.I prefer meat to fish any day.
Eti balıktan daha çok severim.I like meat better than fish.
Eti balığa tercih ederim.I'd prefer meat to fish.
Ben Kyoto'yu ve aynı biçimde Nara'yı ziyaret etmeyi planlıyorum.I am planning to visit Kyoto, and Nara as well.
Nanzenji Tapınağını ziyaret etmeden asla Kyoto'ya gitmem.I never go to Kyoto without visiting the Nanzenji Temple.
Komşumla ilginç bir muhabbet ettim.I had an interesting conversation with my neighbor.
Bankada birkaç yeni dolarla takas ettim.I exchanged some yen for dollars at the bank.
Ben şikâyet ettim fakat onlar bu kazağı geri almayı reddetti.I complained, but they refused to take this sweater back.
Planınıza itiraz etmiyorum.I don't object to your plan.
İşinizden çok etkilendim.I'm very impressed by your work.
Seni asla ihmal etmeyeceğim.I'll never fail you.
Sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help you.
Erkek kardeşime bisikletimi tamir ettirdim.I had my brother repair my bicycle.
Asla et yemem.I never eat meat.
Ay'da yaşamı hayal etmeye çalıştım.I tried to imagine life on the moon.
Ben aya seyahat etmek istiyorum.I want to travel to the moon.
Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.I invited Ken, Bill and Yumi.
Ken'in bana yardımcı olmasını rica ettim.I asked Ken to help me.
Gözlerimi kontrol ettirmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to have my eyes tested.
Benim köpeğimi etle besledim.I feed meat to my dog.
Köpeğime biraz et yedirdim.I fed some meat to my dog.
Etrafa bakındım fakat kimseyi görmedim.I looked around, but saw nobody.
Çağdaş müziği fazla beğenmediğimi kabul etmeliyim.I must admit I don't like much contemporary music.
Eski soba için on dolar teklif ettim.I bid ten dollars for the old stove.
Eski gazeteleri tuvalet kağıdıyla takas ettim.I traded old newspapers for toilet paper.

İlgili Sayfalar