et ile cümle

et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Maalesef önerinizi kabul etmemiz imkansız olacak.Unfortunately it will be impossible for us to accept your proposal.
Korkarım ki paydos etmek zorunda kalacağım.I'm afraid I'll have to call it a day.
Korkarım ki yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.There is not much I can do to help, I am afraid.
Gözlerini zorlamamaya dikkat et.Take care not to strain your eyes.
Piskopos terk edilen göçmenlere acıdı ve onlara yardım etti.The bishop felt pity for the immigrants who were abandoned, and gave them help.
Rahip onları koca ve karı ilan etti.The priest pronounced them man and wife.
Sürücü İlk otobüsün sabah saat 6:00 da hareket ettiğini söyledi.The driver said that the first bus starts at 6:00 a.m.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Çocukların, çiftliği ziyaret etmeyi sevmeleri hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that the children love to visit the farm.
Çocuklarıyla birlikte o, ülkeyi terk etti.Along with his children he fled the country.
Çocukların televizyonu tekellerine almalarına müsaade etme.Don't let the children monopolize the television.
Çocuklar öğretmenlerini taklit etmeye çalıştılar.The children tried to imitate their teacher.
Çocuklarla alay etme.Don't make fun of children.
Çocuklar çeşitli etkilere açıktırlar.Children are open to various influences.
Dinle bak, çocuklar büyüklerine itaat etmelidir.Children should obey their elders, mind you.
Belediye başkanı onun şehre yaptığı hizmetleri kabul etti.The mayor acknowledged her services to the city.
Belediye başkanı isteğimizi kabul etti.The mayor granted our request.
Belediye başkanı genele hitap etti.The mayor addressed the general public.
Belediye başkanı halka hitap etti.The mayor addressed the general public.
Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.The Mayor addressed a large audience.
Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.The mayor denied having taken a bribe.
Ben doğru tahmin ettim.I guessed right.
Onlar tuşları aşağı yukarı hareket ettirdiler.They moved up and down the keys.
Müdür onu işten çıkarma ile tehdit etti.The manager threatened him with dismissal.
Onun ölüm haberi beni şok etti.The news that he died was a shock to me.
Ölüm cezasını iptal etmeliyiz.We must abolish the death penalty.
Size yardım etmemi ister misiniz?Would you like me to help you?
Onu hiçbir şey memnun etmez fakat onu kendim için yapmalıyım.Nothing would please him but I must do it myself.
Sen telefon ettiğinde ben sadece alışverişe çıkmak üzereydim.I was just about to go out shopping when you telephoned.
O, ona yardım etmediğim için kızgındı.He was angry because I wouldn't give him any help.
Onu nasıl yaptığımı not et.Note how I do it.
Onu yapmak isteyip istemediğin benim için hiç fark etmez.It makes no difference whether you want to do it or not.
İstasyona varır varmaz tren hareket etti.I had no sooner reached the station than the train started.
Ben istasyona varmadan önce tren hareket etti.The train left before I arrived at the station.
Yardım etmezsen, başarısız olur.Without your help, he would fail.
Ne yapmaya niyet ettiğime dair bir fikri yok.She has no idea what I intend to do.
Lütfen evi temizlememe yardım et.Please help me clean the house.
Hava karardığı için değil ama aç olduğum için acele ettim.I hurried, not because it was getting dark, but because I was hungry.
Ken'i ziyaret ettiğimde, o çalışıyordu.When I visited Ken, he was studying.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
Ben onu ziyaret ettiğimde kuzenim bir haftadır yatakta hastaydı.My cousin had been sick in bed for a week when I visited him.
Ofiste olduğumda bana telefon etme.Don't phone me while I'm at the office.
Yardım ettiğim çocuk Tony'dir.The boy I helped is Tony.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.The man I trusted betrayed me.
Yeni bir ev inşa etmek bana çok paraya mal oldu.It cost me a lot of money to build a new house.
O, benim geçen ay ziyaret ettiğim hastane idi.It was this hospital which I visited last month.
Tokyo'da olduğumu bilseydi, beni ziyaret etmeye gelirdi.If only she had known I was in Tokyo, she would have come to visit me.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
Ona elli peni teklif ettim ve o kabul etti.I offered him fifty pence and he accepted.
Ona benimle gelmesini rica ettim ve o kabul etti.I asked him to come with me and he agreed.
Onun benim önerimi kabul edip etmeyeceği şüpheli.It is doubtful whether he will accept my proposal or not.
Onların evini ziyaret ettiğimde çift, bir tartışmanın tam ortasındaydı.When I visited their apartment, the couple was right in the middle of an argument.
Onu partiye davet ettim ve o kabul etti.I invited him to the party and he accepted.
Ona yardım etmemi gerektiren bir sebep yok.There is no reason why I should help him.
Onu ziyaret ettiğimde kitap okumaya dalmıştı.He was absorbed in reading when I visited him.
Onu ziyaret ettiğimde o bir haftadır hastaydı.She had been sick for a week when I visited her.
Kendisini ziyaret ettiğimde, Milo oturma odasındaydı.Miho was in the living room when I visited her.
Ziyaret ettiğim adam Bay Doi'ydi.The man that I visited was Mr. Doi.
Bu, ziyaret etmek istediğim Paris'tir.It is Paris that I want to visit.

İlgili Sayfalar