et ile cümle

et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.In spite of the heavy rain, he visited his friend in hospital.
Kralın şehrimizi ziyaret etmesi büyük bir onur.It's a great honor to have had the King visit our city.
İnsanlar onu kral ilan etti.The people acclaimed him King.
Şimdi sana yardım etmesi için birini göndereceğim.I'll send someone up to help you now.
Şu anda seyahat etme planım yok.At the moment, I have no plans to travel.
Şu andaki işimden istifa etmek istemiyorum.I don't want to resign my job at present.
Bu, onu ziyaret etmek için yanlış bir zaman mı?Isn't this the wrong time to visit him?
Daha önce Kyoto' yu ziyaret etti mi?Have you ever visited Kyoto before?
Şu andan itibaren en ufak ayrıntıya dikkat etmelisin.You must pay attention to every minute detail from now on.
Tövbe etmek için çok geç.It is too late to repent.
Yılın bu zamanında çığlara dikkat etmek zorundasın.You have to watch out for avalanches at this time of the year.
Haftanın sonuna kadar ev ödevini teslim etmeniz gerekiyor.You are supposed to hand in the homework by the end of the week.
Bu haftaya kadar onu bitirmiş olmayı umut etmiştim.I hoped to have finished it by this week.
Bu haftanın sonuna kadar raporu teslim etmeniz gerekiyor.You are supposed to hand in the report by the end of this week.
Bu sabah kuzenimi yolcu etmek için havaalanına gittim.This morning I went to the airport in order to see my cousin off.
Bu sabah trende ona tesadüf ettim.I met him by chance on the train this morning.
Şehrini ziyaret ettiğim gelecek sefer seninle görüşmeye can atıyorum.I'm looking forward to meeting with you the next time I visit your town.
Bügünkü gazete Başbakanın Amerikayı ziyaret etme fikrinden vazgeçtiğini bildiriyor.Today's paper reports that the premier has given up the idea of visiting America.
Bugünkü oyun beni gerçekten etkiledi.Today's play really moved me.
Bugün okula gitmeyi tercih etmiyorum.I would rather not go to school today.
Bugün dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I would rather not go out today.
Bugün raporu teslim etmeliyim.I must hand in the report today.
Bugünün ev hanımları, yüksek fiyatlardan şikayet etmekten başka hiçbir şey yapmıyor.Today's housewives do nothing but complain of high prices.
Bu yıl etekler dizin birkaç santimetre üzerine çıkıyor.Skirts this year reach a few centimeters above the knees.
Bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out this evening.
Şimdi ona telefon etmeyin.Don't phone her now.
Problem, arabayı nereye park ettiğimi hatırlayamıyor olmam.The trouble is that I can't remember where I parked the car.
Kalabalık trenlerde yankesicilere dikkat et.Look out for pickpockets on crowded trains.
Şekerimiz çok az, onsuz idare etmek zorundayız.We have to do without sugar; we're short of it.
En etkili savunma taarruzdur.The most effective defense is offense.
Bir kadının tek başına seyahat etmesi günümüzde normaldir.Nowadays it is not unusual for a woman to travel alone.
İnsanlar ilk başta Anne Teresa'ya karşıydı ama o asla pes etmedi.People were against Mother Teresa at first, but she never gave up.
Başlangıçta yeni ortamımla baş etmeyi zor buldum.Initially I found it difficult to deal with my new environment.
Karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.He took to drinking after his wife left him.
Karım yeni bir araba almam için beni ikna etti.My wife talked me into buying a new car.
Yaptığın hakkında endişe etme.Don't worry about what you've done.
Yargıç onu ölüme mahkûm etti.The judge condemned him to death.
Bir bütçe açığını finanse etmek için ortak bir yöntem tahviller çıkarmaktır.A common way to finance a budget deficit is to issue bonds.
Giderlerimize dikkat etmek zorundayız.We have to be careful with expenses.
Aferin böyle devam et, Bay Sakamato.Keep up the good work, Mr. Sakamoto.
Dün seni ziyaret etmeye niyetlenmiştim.I had intended to visit you yesterday.
Bu eteği dün alan kişi Mary'ydi.It was Mary that bought this skirt yesterday.
Onu düne kadar fark etmedim.It was not until yesterday that I noticed it.
Mary'nin dün satın aldığı bu etekti.It was this skirt that Mary bought yesterday.
Polis dün Mary'yi ziyaret etti.The police called on Mary yesterday.
Dün benim eski bir arkadaşım ziyaret etti.An old friend of mine visited yesterday.
O dün beni yemeğe davet etti.Yesterday, I was invited to dinner by him.
Dün, amcam beni ziyaret etti.My uncle dropped in on me yesterday.
Başkan tarafından yapılan konuşma taraftarlarını mutlu etti.The speech made by the president yesterday delighted his supporters.
Dün bir yabancı bana telefon etti.A stranger phoned me yesterday.
Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.When I attended a Japanese high school last July, I was impressed with what I saw.
Geçen yıl etekler tam dizlerin altına uzandı.Skirts last year reached just below the knees.
Dün gece bir adam seni ziyaret etti.A man called on you last night.
Dün gece büyük babası hastanede vefat etti.Last night, his grandfather passed away in the hospital.
Sapparo'yu işle ilgili birkaç kez ziyaret ettim.I have visited Sapporo several times on business.
Üç erkek kardeş birbirlerine yardım etmeliler.The three brothers must help one another.
Dağın eteğinde eski bir kale vardır.There is an old castle at the foot of the mountain.
Onlar dağı kazdılar ve bir tünel inşa ettiler.They dug through the mountain and built a tunnel.
Asid metali etkiler.Acid acts on metals.
Asidler metalleri etkiler.Acids act on metals.

İlgili Sayfalar